Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa

Konu: Depresyon ve Tedavi Yöntemleri
Konuklar: İstanbul Eczacı Odası Genel Sekreteri Cenap Sarıalioğlu ve İstanbul Bilim Üniversitesi Psikiyatri Bölüm Başkanı Profesör Doktor Tarık Yılmaz

Celal Pir: Evet Yakın Plan’a hoşgeldiniz. Ssayın seyirciler bugün İstanbul’da Beşiktaş’ta boğaza nazır bir yerde oturduk denizi izliyoruz. Aslında hava çok güzel o kadar güzel ki hani derler ya otur deryaya dal böyle bir hava var. Ama bugün konuşacağımız konu bu havayla pekte uyumlu değil. Bugün konuşacağımız konu hemen hemen biraz daha ters bu havaya. Biraz depresyona biraz depresyon ilaçlarına biraz da gerçek ve yalancı ilaçlarla birlikte depresyondan çıkıp çıkmamayı konuşacağız. Aslında bu havalarda bile Orhan Veli’nin söylediği gibi insan bazen bir kara deliğin içine düşebilir. Hüzün sizi avucunun içine alabilir bir hüzün perdesi sizin tüm mutluluğunuzu alabilir. Evet bunları konuşacağız özellikle de böyle güzel bir havada. Aslına bakarsanız depresyon dediğimizde nelerden bahsediyoruz birazda bundan bahsedelim. Depresyon mesela daima sıkıntıda mısınız yani hiç bir şey sizi mutlu etmiyor mu, sürekli endişe mi duyuyorsunuz, sürekli uyuyamıyor musunuz ya da yatağa yattığınız zaman kafanızın içinde sürekli sizi meşgul eden düşünceler evirip çevirip sizi ayakta mı tutuyor. Bu yüzden inanılmaz yorgun enerjisi bitmiş hatta yaptıklarından keyif almaz bir hale mi geldiniz. Daha basit bir şekilde söyleyelim eskiden gözünüz kapalı yaptığınız ileri yapamaz hale mi geldiniz. Tüm bunlar yani tüm bunlardan sonra ortaya çıkan tablo kendi kendinize yetenekleriniz sorgulamanız anlamına gelir. Ve depresyonda yavaş yavaş etkisini gösterir. Aslına bakarsanız şarkının da söylediği gibi depresyona girdiğiniz zaman son aşamalara doğru gittiğinizde artık iştahınızda kapanmaya başlar. Peki tüm bu saydıklarım bunlar sizin kusurunuz sizin hatanız mı doktorlar öyle söylemiyorlar. Diyorlar ki; aslında depresyona yakalanmak aynen şeker hastalığına yakalanmak gibidir sizin hatanız değildir diyorlar. Hatta dünyadaki en mutlu insanın bile beyindeki kimyasal değişiklikler sonucu depresyona yakalanabileceğini söylüyorlar. En azından bir nebze olsun doktorların bu açıklaması en azından depresyonla ilgili sıkıntısı olan hastaları da birazcık olsun rahatlatıyor. Aslına bakarsanız depresyon dediğimizde öyle bir zaman geliyor ki insan son noktaya kadar gidebiliyor son noktayı bile düşünebiliyor. İşte o zaman ilk yapacağınız iş acil bir acil servise başvurmak ya da bir psikiyatra başvurmak. Şu ana kadar anlattıklarımızın tümü üst üste koyarsanız depresyonla ilgili bizim tespit edebildiğimiz belirtilerdi. Deniyor ki depresyonla ilgili sıkıntıya girdiğiniz zaman bir çok antidepresan ilaç var. Bu ilaçların biraz yan etkileri var bazıları belli konularda bağımlılık yapabiliyor ama bunları etkin olarak kullanabilirsiniz deniyor. Aslında depresyona girmiş çevrenizde insan var mı bilmem ama ben çevremden gözlemlediğim bazı arkadaşlarımdan gözlemlediğim kadarıyla bazı ilaçları kullansalar dahi bu ilaçların pek etkili olmadığını en azından kişisel olarak gözlemledim. Nedir bunlar aslında 4 tip depresan ilacı var bunlardan antidepresanlar var yani depresyona yönelik ilaçlar var. Bunlardan ilki antidepresanlar daha sonra şizofren tedavisinde kullanılan antipsikotik ilaçlar var ve bunun ötesinde bir diğer ilaç grubu huzursuzluk ve sıkıntı gibi kaygı giderici olan müsekkinler. Ve son olarak da mizaç dalgalanmalarını önlediği belirtilen lityum tuzu ve sara bazlı ilaçları da unutmamak lazım. Şimdi bütün bu ilaçları saydıktan sonra hem Amerika’da hem Avrupa’da yapılan bazı tetkikler bazı araştırmalar bu ilaçların içindeki etkin maddelerin hastadan hastaya değişmekle birlikte bir çok hastaya yalancı ilaç etkisi yaptığını da ortaya koydu. Ne kadar doğru önce haberimizi izleyelim daha sonra uzmanlarımızla bu konuyu konuşacağız.

-Dünyada bir çok kişinin depresyon tedavisinde kullandığı antidepresanların sanıldığı kadar etkili olmadığı ortaya çıktı. İngiliz Hull üniversitesi bilim adamlarının, Amerikan bilgi edinme yasası uyarınca ilaç şirketlerinin antidepresanlar üzerinde yaptıkları ancak açıklamadıkları verilerin de içinde bulunduğu 47 klinik deneyden çıkardıkları sonuç bu. Antidepresanlar, sanıldığının aksine pek de bir işe yaramıyor Uzmanlar, bu ilaçların ancak ciddi depresyon hastalarında, üstelik sınırlı düzeyde etkili olduğu sonucuna vardı. Bir başka deyişle hafif ya da orta şiddette depresyonda olanlarda ve hatta ağır depresyondaki hastaların çoğunda bu ilaçların etkisi ancak,, klinik deneylerde kullanılan, hastanın kendisini iyi hissetmesini sağlayan plasebo yani yalancı ilaçlar kadar. Araştırmada adı geçen ilaçlar arasında fluoxetıne, venlafaxıne ve paroxetıne, nefazodone adlı etken maddeleriyle de anılan prozac, efexor, seroxat ve serzone yer alıyor. Araştırmayı derleyen uzmanlar, bu sonuçlara rağmen, hastaları, doktorlarına danışmadan ilaçlarını kesmemeleri konusunda uyarıyor. İlaçları üreten firmalarsa, araştırmanın yetersiz verilere dayandığı görüşünde. Başvurulan klinik deneylerin de amerikan ilaç ve gıda dairesi'nin onayı alınmadan önceki dönemi kapsadığını söylüyorlar.

Celal Pir: Aslına bakarsanız az önce haberimizi izlediniz ilaçlarınızı sakın olarak kesmeyin doktora danışmadan önce diyoruz ama bir taraftan depresyon bir taraftan da yalancı ilaç. Hakikatten bu iş böyleyse ki iddialar var iddiaların karşısında iddialar var. Hakikatten büyük bir sıkıntı olur diye düşünüyoruz. Aslına bakarsanız bu sabah bu konuyu konuşuyorduk 3 kişi aramızda konuşurken dediler ki; yani herkes depresyona girmez diyeler vardı. Hatta dediler ki mesela Dubai şeyhi niye depresyona girsin dedi biri. Bir diğeri dedi ki koskoca Osmanlı imparatorluğunun padişahları depresyona girmiş Dubai şeyhi niye girmesin. Hakikatten bunu böyle düşündüğünüz zaman doktorların tıbbında bize verdiği imkanları ve cümleleri üst üste koyduğunuz zaman biyolojik olarak kimyasal olarak beynimizdeki değişimler herkesi depresyona sokabilir cümlesini hatırladıktan sonra bu konuyu uzmanlara danışmaya karar verdik. Şu an telefon hattımızda İstanbul Eczacı Odası Genel Sekreteri sayın Cenap Sarıalioğlu var. Sayın Sarıalioğlu öncelikle hoşgeldiniz efendim programımıza.

Cenap Sarıalioğlu: Hoşbulduk teşekkür ediyorum iyi yayınlar diliyorum.

Celal Pir: Şimdi hemen soralım ülkemizde antidepresanlar ne kadar etkili olarak kullanılıyor bu konuda bir istatistik tutuluyor mu tüketimle ilgili rakamlar var mı elinizde efendim?

Cenap Sarıalioğlu: Antidepresanlar özellikle son yıllarda sayısal anlamda çok büyük bir artış gösterdi. 2007 yılında yaklaşık 10 milyon kutu antidepresan tüketildiğini biliyoruz öyle bir rakam var elimizde.

Celal Pir: Peki antidepresanların bazıları eczanelerde reçetesiz olarak sayılıyor. Şimdi bilinçli kullanıma yönelik bir çalışmanız var mı yoksa bunlar herhangi bir rahatsızlık vermiyor diyebilir miyiz? Birde bu tartışmayı da biliyorsunuz bazı antidepresanların içindeki etkin maddelerin yalancı ilaç etkisi yarattığı hastalar üzerinde söyleniyor. Bu konuda sizin bir öngörünüz varsa bizimle paylaşırsanız sevinirim efendim buyurun.

Cenap Sarıalioğlu: Şimdi antidepresanların tamamı reçeteli satılıyor eczanelerde reçetesiz satılan antidepresan yok. Bunların etkileriyle ilgili biz ancak eczanelerimizdeki gözlemlerimizden yola çıkabiliriz. Hastalarımızın bu grup ilaçları kullandığında birden yaşam kalitelerinde düzelme olduğunu hayata bağlılıklarının arttığını tespit ediyoruz. Ancak antidepresanlarda esas önemli olan bence doğru tanıdır. Depresyon tanısı doğru konulduğu taktirde antidepresanların işe yaramaması gibi bir şey söz konusu değil. Ancak etkileri depresyon şiddetinin yüksekliğiyle düşüklüğüyle de alakalıdır. Minör depresyonda ilacın etkisini çok fazla gözlemleyemeyebilirsiniz. Onda başka psikolojik sorunda olabilir ancak majör depresyonalrda bu işe gerçekten bu ilaçların tedavide faydalı olduğunu gözlemlemekteyiz.

Celal Pir: Çok teşekkür ediyorum bilgileriniz için. Değerli izleyenler yanımızda da İstanbul Bilim Üniversitesi Psikiyatri Bölüm Başkanı Profesör Doktor sayın Tarık Yılmaz var kendisiyle de konuşacağız. Hocam hoşgeldiniz.

Tarık Yılmaz: Hoşbulduk.

Celal Pir: Şimdi aynı soruyu size soralım. Bir kere öncelikle depresyonu soralım. Kişiden kişiyi farklılık göstermeyen belirtileri var mıdır depresyonun?

Tarık Yılmaz: Vardır. İsteksizlik enerji azlığı kişide değersizlik hisleri kendine güvende azalma bunun yanında uykuda ve iştahta bozulama yani artma veya azalma bazen huzursuzluk bu tür belirtiler en sık görülen belirtileridir depresyonun.

Celal Pir: Mesela depresyonu kişi birey olarak tek başına aşabilir mi yani doktora başvurmadan kendisi bir depresyonu yenebilir mi ya da bir tedavi yöntemi var mı böyle bir şey mümkün mü kişinin kendi kendisini tedavi etmesi mümkün müdür?

Tarık Yılmaz: Depresyon bazen yoğun stresle tetiklenebilir bu reaktif depresyon dediğimiz. O gibi depresyonlarda stres yaratan faktör ortadan kalkınca kişinin depresyonunda bir düzelme olabilir. Ama majör bir depresyondan veya kişinin yaşam kalitesini etkileyen bir depresyonda yardım almakta fayda var. Uzman yardımını almakta fayda var.

Celal Pir: Efendim şimdi yeşil ereçeteli olmayan depresan ilaçları var mı bir bunu merak ediyorum. Ve bunları almak ne kadar doğru tabi doktor tavsiyesi olmadan ya da kulaktan duyma bu iyi geliyor işte ne biyelim prozax ya da efekson yada bir başka madde iyi geliyor diyerek bunları dosttan akrabadan bana iyi geldi sana da vereyim misali almak doğru mudur?

Tarık Yılmaz: Şimdi antidepresanların aşağı yukarı hiç biri yeşil reçeteye tabi değildir yani halk arasında yeşil reçete denen. Çünkü bağımlılık yapmazlar kesilme belirtisi yapabilirler ama bağımlılık yapmazlar. Yakınlarından tanıdıklarından ya da eczaneden antidepresan almak kesinlikle yanlıştır. Öncelikle depresyonun tanısını koymak lazım bazı kimseler bunu karıştırabilirler basit bir sıkıntıyı ya da bir kaygı bozukluğunu depresyonla karıştırabilirler. Bazı depresyon türleri vardır onlar çeşitli hastalıklarla beraber görülen depresyonlardır. Dolayısıyla antidepresan kullanımında kişide bilinçsiz antidepresan kullanımında kişide huzursuzluk olabilir bazı hastalıklar kötüleşebilir bir manik atak tetiklenebilir ya da eğer bir potansiyel bir şizofreni durumu varsa kişide şizofreni belirtileri alevlenir. Gereksiz ilaç kullanımı bunun maddi boyutları vardır kişiye yaşam kalitesini sıkıntıya sokabilir. Sonra antidepresanın hangi dozda kullanılacağı hangi antidepresanın kullanılacağı ne kadar süreyle kullanılacağı aynı zamanda uzmanlar tarafından yol gösterilmelidir.

Celal Pir: Aslında bu konulara gireceğim hocam ama izlinizle bazı antidepresanlar var örneğin okumak istiyorum bazılarına benim dilim dönmüyor. Mesela prozac var, efexor var , seroxat var ve serzone var. Bu gibi ilaçların etkisi olmadığı iddia ediliyor yani yalancı ilaç olduğu iddia ediliyor. Bunların çoğu eski ilaç ama hakikatten de satılıyor şu anda. Böyle etkiler bu konudaki araştırmalar için ne diyebiliriz?

Tarık Yılmaz: Şimdi böyle son zamanlarda abasında da özeti sunulan bir araştırma var o araştırmayla ilgili sıkıntılar var. Araştırmanın metodolojisiyle ilgili araştırmanın içeriğinde bir takım bilimsel olarak eksinler var. Belli ki bir ciddi bir hakemlik sürecinden yani bilimsel dergilerde yayınlanan hakemlik sürecinden geçmemiş bir araştırma. Araştırmada aslında enteresan olan plasebolara yalancı ilaç denen maddelerin yüksek etkide bulunması. Yani bakın binlerce araştırma var bunların bir çoğu bu ilaç endüstrisi tarafından desteklenen ya da bağımsız gruplar tarafından yapılan binlerce araştırma var. Bunlar antidepresanların etkinliğini ispat ediyor. Bunun dışında biraz önce telefon bağlantısında belirtildi 10 milyon kuru antidepresan satılıyor anlaşılan yılda. Antidepresanların etkisi olmasa insanlar bunu tekrar tekrar kullanmazlar. Antidepresanlarda sorun var mıdır yan etki var mıdır mutlaka vardır.

Celal Pir: Onlara geleceğim ama şunu soralım gündelik yaşantımızda pek çok sorunla karşılaşıyoruz böyle şeyle oluyor. Yani yoğun ve üzücü bir olayla karşılaşan kişilere ne tavsiye edersiniz yani hemen antidepresan kullanmalılar mı yoksa nasıl bir yöntem izlemeliler başka bir yöntem var mı?

Tarık Yılmaz: Tabi antidepresanların etkinliğini vurgularken antidepresanların depresyon tedavisindeki tek seçenek olmadığının da altını çizmek lazım. Psikoterapik yöntemler çok önemli bunun dışında kişinin yaşam alışkanlılarını değiştirmesinde ki yapabileceği değişiklikler çok önemli. Herhangi bir üzüntü yaşayan bir kimsenin antidepresan kullanması doğru değil. Üzüntüyü de yaşamamız lazım tamamen stressiz bir ortamda sağlıklı değil. Ancak eğer bir stresle ya da depresyonun belirtileriyle baş edemiyorsak bunlar bizim yaşam kalitemizi günlük hayatımızı aile hayatımızı iş hayatımızı okul hayatımızı ilişkilerimizi belirgin bir şekilde etkilemeye başladıysa seçeneklerden biri olarak antidepresanları düşünmek gerekir.

Celal Pir: Tabi burada izleyicilerimize şunu söylemek istiyorum hocama da soracağım ama mesela diyelim ki bir antidepresan isim vermeden bir tanesi. Tarık bey siz de farklı bende farklı sonuç verebilir değil mi yani hastalığımız aynı dahi olsa farklı sonuç verebilir değil mi? Yani neye göre değişir bu antidepresan etkileri?

Tarık Yılmaz: Kesinlikle. Bir kere psikolojik durumunuza göre değişir. İkincisi insanların ilaçları metabolizmaları yanı ilacın vücutta geçirdiği süreç ve atılma hızı kişiden kişiye değişebilir. İnsanların yüzde 20’si ilaçları ya yavaş matebolize ederler ya da hızlı metabolize ederler. Yavaş metabolize eden kişide düşük dozlar kullanmak gerekir hızlı metebolize eden kişilerde daha yüksek dozlarda kullanmak gerekir. Bununla beraber yediğimiz yemeklerle birlikte etkileşim yapabilir. Yaş kilo kadınlarda farklı erkeklerde farklı bazen depresyona kaygı bozukluğu eşlik edebilir. O gibi durumlarda antidepresan seçeneklerimiz değişebilir. Bir çok faktörü…

Celal Pir: Başka bir şey dönebiliriz değil mi? Şimdi ben mesela şunu sormak istiyorum size daha önce bu İngiltere’de yapılan araştırmanın bazı ilaçlar üzerinde yeterli derece de etkili olmadığını sizde söylediniz sayın Sarıalioğlu’da söyledi ama şimdi Amerikan gıda ve ilaç dairesi özellikle gençlerde intihara yol açabilecekleri şüphesiyle bazı antidepresan ilaçları takibe almış. Diyorlar ki; çocuklar üzerinde etkisi izlenen bunları okuyacağım çünkü söyleyemiyorum stolopram, fluoxetıne, fluomactine, nefazodone, paroxetıne ve venlafaxıne adlı ilaçların intihar vakaları arasındaki ilişkisini Şubat ayından itibaren tartışmaya açmışlar daha sonucunu vermemişler. Ama bunun tartışmaya açılmış olası dikkat çekici ve ilginç bir gelişme değil mi?

Tarık Yılmaz: Şimdi şöyle ilginç aslında bizim açımızdan olağan bir süreç. Şunun altını çizmek lazım ki antidepresanlar yaklaşık 50 yıldan belki fazla kullanılıyor yaklaşık 50 yıldır kullanılıyorlar. 50 yıldan beri biz biliyoruz ki yanlış antidepresan kullanımı intihar riskini arttırabilir. Bu yeni bir bilgi değil ancak son yıllarda yeni nesil antidepresanlarla beraber ve depresyonun yaşının başlama yaşının küçülmesinden dolayı çocuk ve ergenlerde daha fazla antidepresan kullşanılmaya başlandı. Yani depresyon bundan 20 yıl 30 yıl öncesine göre daha erken yaşlarda başlıyor. Bunun bir çok faktörü olabilir ama o noktada antidepresan kullanımı arttı. Ergenlerde çocuklar ve ergenlerde intihar girişimleri farklı şekilde gerçekleşir. Bunlar daha tepkisel olabilirler o anda huzursuzluğu tetikleyebilirsiniz depresyonun tanısını koymak biraz daha zordur onların ilaçlara verdiği etkiler tepkiler daha farklıdır. Dolayısıyla bu yönde bir takım gelişmeler görüldü intihar riskleriyle ilgili vakalar bildirildi. Bununda iyi bir şekilde tartışılması ve değerlendirilmesi zaten ihtiyaç olan bir şey. Bizlere çok memnun olduk.

Celal Pir: Peki şimdi şunu soralım hocam. Bu tür ilaçları kullanan bazı arkadaşlarımla konuştuğumuzda bana dediler ki yani sürekli dozu arttırmak durumunda kalıyorum. Hakikatten böyle bir şey var mı? Bir de artan doz bağımlılık yapar mı merak ediyorum böyle bir etkisi var mı antidepresanların?

Tarık Yılmaz: Şimdi eğer bir kişinin bira kendisini daha iyi hissediyorsa antidepresana ihtiyacı azalabilir dozu düşürebiliriz. Yada depresyonun zaman zaman bizim epizotlar dediğimiz alevlendiği dönemler vardır. O dönemlerde antidepresan dozunu arttırmak gerekir rahatsızlığa paralel olarak.

Celal Pir: Ama doktor tavsiyesiyle değil mi.

Tarık Yılmaz: Kesinlikle ama düzenli kullanımda kişinin antidepresan dozunu arttırması gerekmiyor. Antidepresanlar bağımlılık yapar mı hayır yapmazlar ancak kesilme belirtisi yaparlar. Bağımlılık için iki tane temel kriter önemlidir bir dozu artırmak zorunda kalacaksınız iki, kesilme belirtisi olacak. Antidepresanlarda kesilme belirtisi görülebildiği için kademeli olarak kesilmesi gerekir ama doz artırımı genellikle başka faktörlere bağlıdır.

Celal Pir: Peki hocam şimdi hiperaktif çocuklar madem o Amerikalıların çocuklar üzerindeki konuşmasından bahsettik şunu da söyleyelim. Hiperaktif çocuklara antidepresan verilir mi ne dersiniz bu konuya?

Tarık Yılmaz: Şimdi bizim bildiğimiz anlamda klasik antidepresanlar hiperaktif çocuklarda sınırlı etki yaparlar. Yani hiperaktivitenin tedavisi antidepresan değil. Ancak Amerika’da ve şu anda Avrupa’da da kullanılan bir antidepresan var onun dikkat eksikliğine ve kısmen de hiperaktiviteye etkileri tartışılıyor olumlu etkileri görüldüğü için kullanılmaya başlandı ama bizim bildiğimiz klasik anlamdaki antidepresanlar ancak destekleyici tedavi olarak kullanılırlar.

Celal Pir: Son dakikalara giriyoruz şunu da merak ediyorum Türkiye'de en çok kadınlar mı erkekler mi depresyona giriyor giriyorsa neden?

Tarık Yılmaz: Aşağı yukarı büyüyenler tarafında kadınlar daha çok depresyona giriyor ama bu kadınların daha hasta olduğu anlamına gelmez. Kadınların sosyal konumları yüklendikleri sorumlulukların fazla olması hormonsal bir takım farklılıklar gibi bir çok etkenler söz konusu. Kadınlarda depresyon daha sık Türkiye'de de böyle. Ama bu tabi kadınların herhalde daha fazla yük taşıdığı için ortaya çıkıyor.

Celal Pir: Peki aslında depresyonda olan kişilere nasıl davranılmalı dediğimizde en azından tıbbi yardım alan insanlara en azından bir anlayış gösterme borcumuz var diye düşünüyorum. Bugün için burada programımıza nokta koyuyoruz yarın yeniden birlikte olmak dileğiyle hoşçakalın efendim.


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları