|
Konu:
Güneydoğulu İşadamlarının Beklentileri
Konuklar: GÜNSİAD Başkanı Bedrettin Karaboğa ve Gaziantep Sanayi
Odası Başkanı Nejat Koçer
Erdoğan Aktaş:
İyi günler. Devlet Bakanı Kemal Derviş Türkiye'ye gelip güçlü ekonomiye
geçiş programını açıklamasının ardından ilk yurtiçi ziyaretini Gaziantep'e
yapmıştı. Gaziantep'de reel sektörün önemini vurgulayan Derviş, Güeydoğulu
işadamlarından destek istemişti. Ziyaret sırası bugün Güneydoğulu işadamlarındaydı.
Güneydoğulu sanayici ve işadamlarının Kemal Derviş'i ziyaretinde gündeme
getirdikleri beklentilerini Yakın Plan'a alıyoruz. Güneydoğulu Sanayici
ve İşadamları Derneği Başkanı Bedrettin Karaboğa, Kemal Derviş'le görüşmesinin
ardından yaptığı açıklamada Diyarbakır'da bin 300 esnafın ekonomik kriz
nedeniyle kepenk kapattığını söyledi. Derviş'ten Güneydoğu'lu işadamlarının
sorunlarına çözüm isteyen Karaboğa, bakanın verdiği yanıtlardan tatmin
olduklarını anlattı. Kemal Derviş de işadamlarına eylül ayında Diyarbakır'da
ekonomik sorunların çözümüne yönelik sivil toplum örgütlerinin de katılacağı
geniş kapsamlı bir toplantı yapma sözü verdi. Peki güneydoğulu işadamları
devletten ne istiyorlar? Beklentileri ne? Ekonomik programa nasıl bakıyorlar?
Güneydoğuda reel sektör kriz sonrası ne durumda? Ve Derviş, Güneydoğu
için neler öngörüyor? İşte bu soruların yanıtlarını da konuklarımızdan
alcağız. Önce kısa adı GÜNSİAD olan Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği
Başkanı Bedrettin Karaboğa Ankara stüdyomuzdan daha sonra da Gaziantep
Sanayi Odası Başkanı Nejat Koçer de telefonla yayınımıza katılacaklar.
Ankara'ya dönüyoruz, Sayın Karaboğa karşımda. İyi günüler efendim...
Bedrettin Karaboğa: İyi günler efendim.
Erdoğan Aktaş:
Efendim bugün Bakan Derviş'le yaptığınız görüşmede özellikle hangi
sorunlarınıza çözüm aradınız? Hangi sorunlarınızı ön plana çıkardınız?
Bedrettin Karaboğa: Efendim takdir edersiniz Kasım 2000'le Şubat
2001 yılında Türkiye'de yaşanan krizler Türkiye'de ekonomi yönünden felç
ettiler. Ve Türkiye'nin 4 köşesinde toplumsal veyahut da kurumsal olarak
tepkiler koydular. GÜNSİAD olarak sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte
şu ana kadar herhangi bir tepkimizi ortaya koymadık. Koymamamızın sebebi
biz bu gibi paniklere bu gibi sıkıntılara daha önce alışmış olan insanlardık.
Ama son netice itibariyle son dönemde Türkiye'deki finansman sektörünün
belirli bir düzeye gittiğinden o reel sektörlerin de sıkıntılarını anlatabilmek
için biz bugün Sayın Devlet Bakanı Kemal Derviş Bey'den randevu aldık.
Saat 11'de kendisiyle görüştük, 45 dakikalık bir görüşmemiz oldu. Çok
büyük bir sabırla gayet itinalı ve titiz bir şekilde bizi dinledi ve sorunlarımızı
da en kısa zamanda çözeceğine dair taahhütde bulundu. Yalnız son olarak
bir seneden beri Türkiye'de finansman sektörünü çok ciddi sıkıntılar içerisinde
olduğunu, şuanda son olarak almış olduğumuz kredi dilimleriyle yavaş yavaş
finansman sektörünü düzelttiği ve bundan sonra ilk olarak Güneydoğu'nun
ekonomik ve sosyal yapılanmasını belirli bir yere koyacağız. Eğer Güneydoğu
Anadolu Bölgesi'nin ekonomik ve sosyal yapılanmasını belirli bir düzeye
getiremediği müddetçe dışarda da kredi alma şanslarımız yoktur. Bugün
hem dünya olsun, hem amerika olsun hem Avrupa olsun bugün Türkiye'nin
dış işlerde yaşanan en büyük sıkıntılardan biri de Güneydoğu'daki ekonomik
ve sosyal yapılanmadaki kaynaklanan sıkıntılardan kaynaklanıyor. Bunları
kendilerine ifade ettik. Sayın Bakan'ın bu konuda gayet iyi bir şekilde,
iyimser bir şekilde eylülün ilk haftasında Diyarbakır'da geniş kapsamlı
reel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını temsilen geniş kapsamlı bir
toplantı yapacağız. Ve bu bölgenin sorunlarını masaya yatıracağız ve bu
sorunları dile getireceğiz. Bizim sorunlarımızın başında takdir edersiniz
tüm Türkiye kamuoyu da bunu bilmektedir, Habur Gümrük Kapısı'nda yaşanan
büyük sıkıntılarımız vardır. Bölgede 48 bin tane araç vardır ve şuanda
Habur Gümrük Kapısında yaşanan sıkıntıdan dolayı esnaf ve sanatkarlar
ve bölgedeki tüm esnaflar büyük sıkıntılar içerisindedir. Diyarbakır'da
esnaf ve sanatkarlar odasına son olarak bin 300 tane üyenin kepenk kapatma
girişiminde bulunarak o işlerini terketmektedirler. Bölgede ciddi bir
anlamda ekonomik sıkıntı yaşanmıştır. Bölge son 4 sene içerisinde ciddi
bir anlamda huzur ve asayişin tesis edildiği bu sürecin içerisinde ciddi
yatırımlar yapmışlardır. Bölgedeki sanayici ve iş adamları bölgedeki reel
sektördeki adamlar hepsi döviz bazında, TL bazında kamu bankalarına borçlandı.
Bugün kamu bankaları tümüyle bu iş camiası hepsi icra kapılarında. Ve
bu bankaların sıkıntılarını kendilerine arzettik.
Erdoğan Aktaş:
Peki Sayın Karaboğa, bu sorunun çözülmesi için özellikle ne talep
ettiniz? Nasıl bir çözüm öneriniz var?
Bedrettin Karaboğa: Efendim bu sorunun çözümü için bizim herhangi
bir sıcak paraşını falan istemedik. Şuana kadar bölgede almış olan kredilerinin
bir veya iki sene ödemesiz 5 seneyle 7 sene arasında itfa tablolarına
bağlanması, yani bu kamu bankaları, bölgedeki bu fabrikalara el konulduğu
takdirde, biz ancak bu fabrikaları çalıştırırız. Kamu bankaları bu fabrikaları
çalıştıramaz. Ve bunu biz kendi dikkatlerine arzettik. Aynı zamanda Habur
Gümrük Kapısı'ndaki sınır ticaretini ve ithalat ihracatını dile getirdik.
Nusaybin Gümrük Kapısını transit kapı haline dönüştürüp bir an evvel bölgenin
sınır ticaretine, uluslararası ticaretine açılması, son 4 sene içerisinde
bölge de ciddi bir şekilde turizm akımına uğradı. Diyarbakır Havaalanı
uluslararası havaalanına dönüştürülüp bir an evvel gümrük müsteşarlığı
gümrük işlemlerinin de orda olmasını, GAP projesinin bir an evvel bitirilmesini
talep ettik. Yani biz çok ciddi bir anlamda para istemedik. Biz Türkiye'deki
mevcut olan bölge üzerindeki olan sıkıntaların giderilmesini istedik.
OHAL bölge valiliğini ani olarak EKO-HAL valiliğine dönüştürülmesi, yani
ekonomik bölge valiliğine dönüştürülüp bölgede bu konuların üzerinde ciddi
bir şekilde ekonomik yapılanmada Türkiye'nin çağdaş ve gerçek normlarının
içerisine sokmasını istedik...
Erdoğan Aktaş:
Sayın Karaboğa, size tekrar döneceğim efendim. Özellikle çok önemli
sorun olduğunu biliyorum, Habur'la ilgili bir sorum olacak, bu soruna
bir kez daha eğileceğiz size dönüp. Ancak müsadenizle Gaziantep Sanayi
Odası Başkanı Nejat Koçer'e de sormak istiyorum. İyi günler Sayın Koçer.
Nejat Koçer: İyi günler, iyi yayınlar.
Erdoğan Aktaş:
Efendim bir süre önce siz de Sayın Derviş'le görüşmüştünüz. Aradan
bir süre geçti. Siz de o zaman birtakım sıkıntılarınızı dile getirdiniz
ki Antep özellikli bir yer. Dönüp baktığınızda hala üzerinde durduğunuz,
altının çizilmesi gereken sıkıntı var mı acaba, sizin bakış açınız ne
o bölgede?
Nejat Koçer: Aslında krizin başlangıcından bugüne kadar değişen
hiçbir şey yok. Sayın Kemal Derviş'in ziyaretinden sonra da değişen bir
şey yok. Yani reel sektöre eğilme noktasında mevcut hükümetin yapmış olduğu
bugüne kadar toplantılardan hiçbirşey çıkmadı. Sonuç olarak bugün bu hafta
çok şükür ki diyorum reel ekonominin sorunları konuşulmaya başlanıyor
galiba. Doğu'da ve Güneydoğu'da sanayici olmak Türkiye'nin diğer bölgelerinde
sanayici olmaktan bir kat daha zor bir olay. Türkiye şubattan bu yana
meydana gelen krizi belki bugüne kadar sosyal dayanışmayla aştı. Ama artık
dayanışma yapacak bir durum kalmadı insanlar arasında. Reel sektörün hiçbir
sorununa el atılmadı. Önce mali kesim halledilecek, daha sonra da reel
kesime yönelinecek dendi. Bu da yapılmadı. İşte turizm gelirleri bizi
şu noktaya getirecek dendi. Onu bekliyoruz. İhracat patlayacak dendi.
Biz bir patlama sesi falan duymadık. Yüzde 14 Bakan Bey'in açıklaması
ilk 6 aylık ihracat artışı, yüzde 100'ü geçen bir devalüasyon yaşayan
bir ülkede yüzde 14'lük bir ihracat artışıyla karşı karşıyayız. Demek
ki reel sektörün sorunları hiçbir şekilde aşılamadı. Şuanda bana göre
kan kaybı hala devam ediyor, sezon olması itibariyle bile devam ediyor.
Ve çok önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum; Türkiye'nin birçok
illerinde kapkaççılar için motorize ekipler kuruyoruz şuanda. Ama bu sonucu
ortaya çıkaran olayı gündeme getirip reel sektörün üretimi ve istihdamı
sorunlarını halletme noktasında hala çözüm üretmiş değiliz. Ben biraz
önceki Başkanı dinlerken şuna bir kez daha şahit oldum ki, aslında bizim
parasal olarak beklentilerimizin yanısıra reel ekonominin yeniden ayağa
kalkabilmesi için yapılabilecek çok önemli yapısal şeyler var. Bunları
dahi dinletemiyoruz, sesimizi duyuramıyoruz. Bunlar her bakanlığın bünyesinde
birkaç tedbir alınabilse bir anda topluma 20-25 tane reel sektörün ayağa
kaldırabilmesi için yapısal şeyler olabilir. Örneğin Maliye Bakanlığı'nda
KDV iadesinin çok daha erkene alınması gibi bir tedbir veya sınırlarda
biraz önce söylenen şeyler var, Habur Sınır Kapısı'ndaki veya işte bu
bölgedeki illerdeki yapısal değişikliklerle ilgili yapılabilecek çok şey
var. Bana göre artık zor bir noktaya geldik.
Erdoğan Aktaş:
Efendim GÜNSİAD'la görüşmesinde Kemal Derviş, eylül ayında bu sorunların
tartışılacağı ve sivil toplum örgütlerinin de katılacağı bir toplantı
sözü vermiş Güneydoğu'da büyük olasılıkla. Öyle zannediyorum ki sizler
de bu sorunlarınızı bir kez daha dile getirme fırsatı yakalayacaksınız,
çok teşekkür ediyorum programımıza katıldığınız için.
Nejat Koçer: İnşallah. Son bir şey söylemek istiyorum..
Erdoğan Aktaş:
Buyrun lütfen..
Nejat Koçer: Türkiye'nin eylül ayını bekleyecek vakti yok. Ne yapılacaksa
bugün yapılmalı. Önümüzde ağustos ayı var, önümüzdeki günler çok önemli.
Bence eylül ayına değil önümüzdeki haftaya çok şeyler yapılabilmeli. İstihdam
geriliyor, üretim geriliyor, Türkiye'de ihracat geriliyor, mayıs ayı sanayi
üretim rakamları yüzde 10'a yakın gerilemiş durumdayken ağustosa eylüle
atacağımız şeyler yok bizim. Bugün 500 sanayi firması açıklandı, Türkiye'nin
durumu belli. Derhal ne yapılacaksa yapılmalı. Çok teşekkür ederim, sağolun.
Erdoğan Aktaş:
Ben teşekkür ediyorum.. Tekrar Ankara'ya dönüyoruz, Bedrettin Karaboğa
karşımda.. Bedrettin Bey, Habur çok önemli bir konu. Bu sorunun çözülmesi,
sıkıntınızın aşılması için ne gibi bir öneriyle gittiniz Kemal Derviş'in
karşısına? Ve çözüme yönelik bir vaat aldınız mı?
Bedrettin Karaboğa: Şimdi efendim takdir ederseniz gelişmiş ve
gelişmekte olan tüm ülkelerin ticaretinin yüzde 50'sini komşu ülkeleriyle
yapılmaktadır. Türkiye'nin bu kadar komşu ülkeleri olduğuna dair, Türkiye
kendi komşu ülkeleriyle yüzde 5 civarında ithalat ihracatını ve ticaretini
yapmaktadır. Güneydoğu, Doğu Anadolu Bölgesi olarak coğrafi olarak 3-4
ülkeye komşu olduğumuza göre bizim buradaki ülkelerle ticaret hacmimiz
yüzde 1'dir. Daha önceleri Habur Gümrük Kapısı'nda aylık olarak 150 bin
ton mazota müsade ediyorlardı. Ondan sonra onu 75 bin tona indirdiler.
Sayın Başbakan'ım Bülent Ecevit'in Diyarbakır'a gelişlerinde biz kendilerine
durumu arzettik. Ve dediler ki biz bunu hemen çok yakın bir zamanda telafi
edeceğiz. Telafi edeceği gibi 75 bin tondan 50 bin tona düşürdüler. Geçenlerde
bundan 2 ay önce Sayın Başbakanımın Şırnak'ta yapmış olduğu gezide de
yine biz bu soruna el atacağız ve ciddi bir anlamda bu Habur Gümrük Kapısına
şuana kadar ciddi bir şekilde el atılmamıştır. 48 bin tane araç vardır.
Güneydoğu'nun nüfus ortalamasını siz bunu 5'le 6'yla çarptığınız zaman
600 bin insan, onun o kadar da bakkalı, lokantacısı, esnafı vardır. Şunu
söylüyoruz biz; biz diyoruz ki bu şeyi ortadan kaldırınız, Irak'ta getirilen
ve depolarda saklanan akaryakıtını gümrük kapısında kendi vergilerini
versin ve yıllık olarak Türkiye'nin sadece vergi kazancı 1.5 milyar dolar
olacak. Ve biz bunu Sayın Kemal Derviş Bey'e, Sayın Bakanımız'a arzettik.
Ve Sayın Bakanım bu konunun üzerinde hassasiyetle duracağını söyledi.
Erdoğan Aktaş:
Sayın Karaboğa, çok teşekkür ediyorum yayınımıza katıldığınız için.
Bedrettin Karaboğa: Sağolun efendim, ben teşekkür ederim...
|