Ayşenin yanlış damara giren iğne sonucu sol kolunu kaybettiğini ve ardından bir hukuk savaşı başladığını ifade eden Hortoğlu, Ayşen ve ailesinin Türkiyede açılan tazminat davasında 2002 yılında 120 bin YTL kazandığını da hatırlattı. Hortoğlu, Ayşenin davasının uzun sürmesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuruda bulunduklarını dile getirerek, 5.5 yıllık süreç sonunda bu dava da kazanıldı. Ayşen açısından önemli bir karar. Dava sonucunda aile ve Ayşen için 18 bin Euro tazminat ödenmesine karar verildi. Mahkeme gerekçe olarak, davanın Türkiyede uzun sürmesini gösterdi diye konuştu.
AİHM kararıyla Ayşen 2.5 yaşındayken başlayan ve 14 yıl süren bir hukuk sürecine son noktayı koyduklarını belirten Hortoğlu, Ayşenin davasının meslek hayatında kendisini en çok etkileyen dava olduğunu söyledi.
Hortoğlu şöyle konuştu:
Ayşen, bir hak arama savaşı verdi ailesiyle birlikte. Elbette bu alınan tazminatlar ne olursa olsun onun kolunu geri getirmeyecek. Ayşen Türkiyede hak arama sembolü oldu. Mağdur insanlar için örnek oldu. Ayşenin verdiği mücadeleyi örnek alan binlerce insan kendi haklarını aradılar. Bu davanın en önemli yanı örnek bir dava olması.
KÜÇÜK AYŞEN ARTIK GENÇ KIZ OLDU
2.5 yaşında sol kolunu kaybeden ve bugün 16 yaşında lise 3. sınıf öğrencisi olan Ayşen Başaran da durumunun kendisine liseden sonra zor gelmeye başladığını ifade ederek, şunları söyledi:
Herkes beni tanıyor. Bana belli etmiyorlar, normal bir insanmışım gibi davranıyorlar. Çevremdekiler öyle davranınca ben de rahat davranabiliyorum. Alıştım. Çocukları çok sevdiğini ve çocuk psikolojisiyle ilgili eğitim yapmak istediğini dile getiren Ayşen Başaran, kol nakli istediğini söyledi.
Ayşenin babası Hüseyin Başaran da, Ayşenin 16 yaşına geldiğini ve geçmişte takılan protezin artık kendisine olmadığını ve bu nedenle ya biyoelektronik protez kol ya da kol nakli istediğini vurguladı. Bu nedenle de yeni bir mahkeme sürecinin başlayabileceğini ifade eden Hüseyin Başaran, Biz hep dava açarak mı haklarımızı alacağız? dedi. Başaran, eşi Şengül Başaranın yaşananlar dolayısıyla hala psikolojik tedavi gördüğünü de belirtti.