Türkiyedeki toplam tüketim harcamasının yüzde 23.1i İstanbulda yapılıyor. İstanbullu en çok harcamayı kiraya yaparken, tüketimde en az payı eğlence ve kültür alıyor.
ANKARA - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2005-2006-2007 yıllarının hanehalkı bütçe anketi sonuçlarını birleştirdi ve bölgesel düzeyde tüketim harcamalarının fotoğrafını çıkardı.
Sonuçlar, İstanbulun toplam tüketimdeki ağırlığını ortaya koydu. Megakent, tek başına tüm bölgeleri geride bıraktı ve yüzde 23.1 virgül oranındaki tüketim harcamasıyla birinci sırayı aldı.
EN AZ HARCAMA EĞLENCEYE İstanbulda harcama grupları içerisinde en yüksek payı yüzde 31.5 ile konut ve kira harcamaları alırken, gıda ve alkolsüz içecekler grubu yüzde 20.6 ile onu izledi. Tüketimde en az payı ise yüzde 2.2 ile eğlence ve kültür aldı.
TATİL YÖRESİ EGE İKİNCİ SIRADA Birçok tatil merkezinin yer aldığı Ege Bölgesi yüzde 15.1 ile ikinci, Akdeniz Bölgesi ise yüzde 12.6 ile üçüncü oldu. Kuzeydoğu Anadolu, toplamın sadece yüzde 2.2si ile tüketimde en alt sırayı aldı. Ölçüm bölgelerinden Ortadoğu Anadoluda tüketim yüzde 3.1, Doğu Karadenizde ise yüzde 4 olarak belirlendi.
GÜNEYDOĞU EN ÇOK GIDAYA HARCIYOR Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tüketimdeki payı yüzde 4.2 olarak ölçülürken bölgede harcamalar içindeki en yüksek payı yüzde 39.3 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubu aldı. Bölgenin en düşük harcama payı ise yüzde 1.1 ile eğitim grubunda.
Konut, otel ve lokanta harcamalarına en yüksek payı İstanbul ayırırken, ulaştırma harcamalarında Ege, eğitim harcamalarında ise Batı Anadolu Bölgesi en yüksek pay ayıran bölgeler olarak belirlendi.
Toplumların gelişmesi ve çağdaşlaşması
ekonomik şartları ile direkt alakalıdır.
Daha rahat yaşayan insanların tiyatroya,
konserlere, sinemalara, sosyal
aktivitelere katılma şansı olur.
Tüketici haklarının yerlerde sürünmesine
göz yumanlar bu konuda birşeyler
yapmalı. Ev sahipleri 1 koyup 5
alıyorlarsa bu konuda bir haksızlık var
demektir. 1.500 YTL maaşla çalışan
insanlar nasıl 700-800 YTL kira
verecekler, geçinecekler ve kendilerini
geliştirecekler. Şu andaki düzen,
zengine çalışan bir toplumu yansıtmakta
ne yazık ki. Halk kendi refahı için
değil, zenginlerin refahı için yaşıyor.