Yılmaz, likidite sıkışıklığının gelişimine bağlı olarak, repo işlemleri ile fonlama vadesinin uzatılmasını, ikinci el piyasadan doğrudan devlet iç borçlanma senetlerinin alımlarını gündemine alabileceğini belirtti.
Likidite sıkışıklığının kalıcı olarak artması ve diğer önlemlerin yeterli olmaması halinde YTL zorunlu karşılıkların sınırlı ölçüde indirilmesini gündeme alabileceğini belirten Yılmaz, diğer önlemleri şöyle sıraladı:
Teknik faiz indirimini erkene alınarak operasyonel yapıyı değiştirebilecek. Likidite sıkışıklığının gelişimine bağlı olarak, repo işlemleri ile fonlama vadesinin uzatılmasını, ikinci el piyasadan doğrudan devlet iç borçlanma senetlerinin alımlarını gündemine alabilecek. Likidite sıkışıklığının kalıcı olarak artması ve diğer önlemlerin yeterli olmaması halinde YTL zorunlu karşılıkların sınırlı ölçüde indirilmesini gündeme alabilecek.
Sunuma göre, Türkiyede bankacılık sektörünün, risk oluşturacak bir yabancı para açık pozisyonu taşımıyor. Bankaların yabancı para cinsi net pozisyonlarının, öz sermayelerine oranla düşük seviyede. Türkiyede bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranı, yasal sınırın ve Avrupa Birliği ortalamasının oldukça üzerinde seyrediyor.
Türkiyede bankacılık sistemi, hem döviz likiditesi açısından krize göreceli olarak hazırlıklı yakalandı. Kısa vadeli toplam likidite yeterlilik oranları yüksek seviyesini koruyor.
REEL SEKTÖR BORCUNDA VADE YAPISI İYİLEŞTİ
Bankacılık sektöründe tahsili gecikmiş alacaklar dönüşüm oranı diğer gelişmekte olan ülkelerin ortalamasının altında. Reel sektöründe banka dışı kesimin kısa vadeli yabancı para açık pozisyonu 2008 yılının ikinci çeyreği itibarıyla 4.4 milyar dolar oldu. Reel sektör borcunun vade yapısı önemli oranda iyileşti.
Reel sektörün uzun vadeli borç döndürme oranları tarihsel olarak yüzde 100ün üzerinde seyretti. Reel sektörün yurt dışı borçlarının önemli bir kısmı, bankaların yurt dışındaki şubeleri aracılığı ile reel sektöre kullandırdıkları kredilerden oluştu.
Reel sektörün borçlarının önemli bir kısmı, son yıllarda Türk Lirasına dönme eğilimi sergilemiş ve vadesi uzadı. Hanehalkının borçluluk oranı ve yabancı para cinsi tüketici kredilerinin toplam tüketici kredileri içindeki payı düşük bir seviyede.
KAMU KESİMİ DIŞ ŞOKLARA KARŞI SAĞLAM
2001 yılından bu yana uygulanan disiplinli maliye politikasının desteği ile kamu kesimi, dış şoklara karşı daha sağlam bir yapıya kavuştu. Kamu sektörünün yerli para cinsinden ve sabit faizle borçlanması, bütçenin maruz kalabileceği riskleri azaltıyor.
KURDAKİ ARTIŞI GIDA-PETROL TELAFİ EDECEK
Türkiyede gıda ürünleri fiyatları yıllık artış hızında 2008 yılının ortalarından itibaren ortaya çıkan gerileme eğiliminin yılın geri kalan kısmında da süreceği öngörülüyor. Son bir sene içinde petrol ve diğer enerji fiyatlarındaki artışların rekor seviyelere ulaşması enerji enflasyonunun yüzde 30 seviyesine çıkmasına neden oldu. Türkiye ekonomisinin enerji arzında dışa bağımlı olması, enerji kullanımında verimliliğin önemini artırıyor.
Mevsimsellikten arındırılmış veriler, gıda ve enerji dışı enflasyonun son dönem eğiliminin yavaşladığına işaret ediyor.
Yakın dönemde döviz kurlarında gözlenen hareketlerin enflasyon üzerinde oluşturduğu etkinin, gıda fiyatlarındaki olumlu görünüm ve petrol fiyatlarında gözlenen düşüş ile telafi edileceği bekleniyor.
İHRACAT ARTIŞ HIZINDA YAVAŞLAMA BEKLENİYOR
Sunuma göre, artan risk algısı ve küresel krizin bankaların finansman imkanları üzerindeki olumsuz etkileri sebebiyle iktisadi faaliyette belirgin bir yavaşlama gözleniyor. Küresel ekonomik faaliyetin yavaşlaması, Türkiyenin ihracat pazarlarını da olumsuz etkiliyor. Önümüzdeki dönemde Türkiyenin ihracat artış hızında hem fiyat hem de miktar bazında bir yavaşlama bekleniyor.