İSTANBUL - Mustafa hakkında vizyonda kaldığı ilk 3 haftada yazılı basında 1000 civarında yorum yazıldı. New York Times, Le Monde, Times, WDR, BBC, Franfurter Allgemeine Zeitung gibi dünyanın saygın yayın organlarında haberler, yorumlar yayımlandı.
(Filmle ilgili yerli ve yabancı basında çıkan yazı, yorum ve değerlendirmeler için: bkz. candundar.com.tr
Muhalefet liderleri filmi eleştirdiler. Konu Meclis gündemine geldi. Meclis Başkanı sigara sahnelerine takıldı. Komisyonlarda tartışma açıldı. Eski Cumhurbaşkanları, eski Genelkurmay Başkanları film üzerine yorum yaptı. Film, televizyon programlarında, panellerde, İnternet ortamında ve hemen her mecrada yoğun şekilde tartışıldı.
Mustafa.com.tr tıklanma rekoru kırdı. Bazı marjinal gruplar kimi sinemaların önünde gösteri düzenledi. Filmin gösteriminin durdurulması için savcılığa suç duyuruları yapıldı. Korsanlar, Atatürke saygıdan filmin illegal kopyalarını piyasaya sürmeyeceklerini açıkladılar.
Kimileri filmin Atatürk imajına zarar verdiğini öne sürerek Gitmeyin, çocuklarınızı da götürmeyin kampanyası açarken, kimileri Filmin Kemalizme bir yaşam öpücüğü sunduğu yorumunu yaptı.
Bütün tartışmalar arasında film, 3 haftada 1 milyon seyirciye ulaşarak bugüne dek en çok izlenen belgesel sıfatıyla Türk sinema tarihine geçti. magazin.milliyet.com.tr
MUSTAFA KUTUPLAŞMASI Biz, filmi hazırlayan ekip olarak bu tartışmaları ciddiyetle izlemeye ve mümkün olduğunca dahil olmamaya çalıştık. Çünkü toplumdaki mevcut kutuplaşmanın da etkisiyle hızla oluşan Filmi beğenenler/beğenmeyenler kamplaşmasında tartışılan şey, film olmaktan çıkmıştı; artık Atatürk tartışılıyordu.
Bu tartışma ilk ağızda, filmi görmeden yazan kimi kalemlerin yansıttığı son derece haksız, temelsiz, yanlış bilgiler üzerinden ciddiye alınmayacak iddialar, ithamlarla başladı. Ama zamanla medyanın, akademyanın, düşünce dünyamızın önemli kalemlerinin katılmasıyla derinleşti; önemli bir sorgulamaya zemin hazırladı:
Toplumda çok ihtiyaç duyulduğu anlaşılan Atatürkü ne kadar tanıyoruz, Ne kadar tanımalıyız, Tartışmaya ne kadar hazırız sorularını gündeme taşıdı. Bugüne kadarki söylemi üreten ve savunan kimi çevrelerin bu tartışmadaki hırçınlığı, o cenahtaki hazırlıksızlığı ve hazımsızlığı ortaya koyarken, seyircinin filme gösterdiği yoğun ilgi, toplumun tabulaştırılmamış, sansürlenmemiş, samimi bir Atatürk portresini çok daha olgunlukla karşıladığını kanıtladı.
ATAMIN TESPİTLERİ 4. haftasında 1 milyon 100 bin seyirciyle buluşmuş bir filme ilişkin yazılan yüzlerce yorumu tek tek yanıtlama şansımız yok. Gazetelere, ekranlara yansıyan bu yorum çeşitliliğini, aynı filmden ne kadar farklı bakış açıları çıkarılabileceğini göstermek ve Türkiyenin bir dönemki ruh halini sergileyebilmek açısından toplu olarak yayımlamayı ve yanıtlamayı düşünüyoruz.
Bu arada, 24 Kasım 2008 günü Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumuna bağlı Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (ATAM), filme ilişkin bir eleştiri yazısı yayınladı. bkz. Mustafa Filmi Hakkında Bazı Tespitler
Bu, filme devlet cenahından gelen ilk akademik tepki olması açısından önem taşıyor. Bize, hem filme ilişkin kimi eleştirileri yanıtlama, hem de resmi söylemin günümüzdeki geçerliliğini sorgulayabilme imkanı veren bu açıklamayı ayrıntılarıyla ele almak istiyoruz.
ATAMI TANIYALIM 12 Eylülden sonra Toplumun her kesiminin Atatürk ilke ve inkılapları konularında, aynı görüş, inanç ve düşüncede birleşmesini sağlamak üzere bilimsel araştırmalar ve başta Atatürkün eserleri olmak üzere yayımlar yapmak amacıyla kurulan ATAM, geçen çeyrek asırda hala Atatürkün bütün eserlerini basamadı ama, çoğu eski kitapların yeni basımı olmak üzere yaklaşık 200 kitap, 63 sayı çıkan bir dergi yayımladı. ATAMın filme yöntem ve içerik açısından yönelttiği eleştirileri -onların verdiği başlıklar altında- tek tek ele alalım:
İNSAN ATATÜRK ANLATILDI İDDİASI: Açıklamada Bir asker, devlet, millet ve siyaset adamının sadece bir yönünü doğru anlatmak mümkün değildir deniliyor (herhalde sadece bir yönünü anlatmak doğru değildir denilmek isteniyor.) Eleştirmenlerin filmi görmemiş olabileceklerini düşünerek Mustafanın Atatürkün sadece bir yönünü anlatmak gibi bir yaklaşımı ve iddiası olmadığını, filmde Atatürkün asker, devlet adamı, siyasetçi kişiliklerinin de anlatıldığını belirtelim.
ATATÜRK GÖKTEN YERE İNDİRİLDİ İDDİASI: Filmin böyle bir iddiası da yok. Filme ilişkin basında bu tür yorumlar çıktı, (bkz. Prof. Baskın Oran, Radikal 2, 9 Kasım 2008) ama orada da mecazi bir indirme kastediliyor, Atatürkün tanrılaştırılmak yerine dünyevileştirilmesinden söz ediliyordu. Atatürk Araştırma Merkezi akademisyenleri ise Atatürkün halen gökte olduğunu kanıtlamaya çalışmışlar. Şu sözler, ATAMın açıklamasından: Türk kültüründe İslam öncesinde ve sonrasında ruhların ölmediği ancak uçmağa vardığına inanılır. Milletine ve memleketine büyük hizmetler etmiş birinin ruhu kötü ruhlar gibi yerin altına uçmayacağına göre gökte farz edilmesi son derece tabii görülmelidir.
KÜRTLERE ÖZERKLİK VERİLECEĞİ İDDİASI: Filmde Milli Mücadele sürecinin milli devlete gidişi göz ardı edilerek kaynağı net olmayan iddialar dile getirilmekte deniliyor. Oysa kastedilen şey, bir iddia değil, Mustafa Kemalin 1923 İzmit basın toplantısındaki sözleri
Milli devlete gidişin göz ardı edilmesini gerektiren bir durum yok, çünkü Mustafa Kemal orada diyor ki: Kürtlere anayasada yerel özerklik verilmiştir. Kürtlük adına ayrı bir sınır çizmek, Türkiyeyi mahvetmek olur. Açıklamada Kaynağı net değil deniliyor, çünkü Mustafa Kemalin bugün yalanlanamayan bu ifadeleri, Türk Tarih Kurumu tarafından açıkça sansürlenmiştir. Arı İnanın 1982de yayımladığı basın toplantısının sansürlenen bölümleri 2000e Doğru dergisinin 30 Ağustos 1987 tarihli sayısında ortaya çıkarılmıştır. Atatürk Araştırma Merkezinin, bugün yalanlayamadığı bu sözlerin belgeselde yeralmasını eleştirmek yerine, ona uygulanan sansüre karşı çıkması ve kaynağı netleştirmesi beklenirdi.
Halbuki tersine, bizzat Atatürk Araştırma Merkezi tarafından yayınlanan Atatürkün Söylev ve Demeçlerinde de söz konusu ifadenin sansürlendiğini görüyoruz. Tarihi yazanların, tarihi yapanlara sadık kalmasını beklemiyor muyduk?
İSLAM DİNİ HAKKINDAKİ İFADELER: Deniliyor ki, Medeni Bilgiler kitabında Afet İnanın metne dahil etmediği ifadeler öne çıkarılarak Atatürk İslam karşıtı gibi gösterilmiştir. Dikkat edilirse filmde kullanılan ifadeler yalanlanmıyor. Afet İnan metnine dahil etmemiş, biz etmişiz.
Atatürkün İslam karşıtı gösterildiği ise, açıklamayı kaleme alanların yorumu Medeni Bilgiler kitabında (yine Türk Tarih Kurumunun baskısında sansürlenen) ifadeler yine 2000e Doğru dergisi tarafından (22 Şubat 1987, Sayı: 7) ortaya çıkarılmış ve daha sonra da Kaynak Yayınları tarafından kitap olarak (Din ve Allah, Eylül 1994) yayımlanmıştır.
ÇETE REİSİ OLMAK İSTEMESİ: Önce filmde bu konuda yeralan ifadeyi okuyalım: (Atatürk) Fahrettin Altaya Cumhurbaşkanlığını bırakıp Hataya çete reisi olacağını söyledi. Mustafa Muğlalıdan kendisine sivil kıyafetli 5 bin kişilik bir kuvvet oluşturmasını istedi.
ATAMın açıklamasında Atatürk, Türkiyenin devlet olarak Fransa ile savaş durumuna gelmesi ihtimaline karşı gayri resmi çete olgusuna dahi başvurulabileceğini dile getirmiştir deniliyor. Film de bunu yansıtmaya çalışıyor. Sonraki sayfaya geçmek için tıklayın