İSTANBUL - Konu okyanus yırtıcıları olduğunda, güney denizfilini hafife almak işten bile değil. Bu yırtıcı, ne ispermeçet balinasının soylu görünümüne, ne büyük beyaz köpekbalığının avcı jetini andıran düzgün hatlarına, ne de katil balinanın muhteşem zekâsına sahip. Ayrıca dev mürekkepbalığının veya leopar fokunun aksine, gizemli ve tehditkâr bir havası da yok. Ya uzunluğu neredeyse yarım metre olan akıl almaz bir burna sahip o müthiş fiziğine ne demeli?
Dış görünüşe bakılacak olursa tuhaf olduğu su götürmez. Araba boyutlu, zeplin biçimli güney denizfili (Mirounga leonina) karada genellikle kıyılarda tembellik ederken görülüyor. Ne var ki aynen diğer deniz yaratıklarında olduğu gibi, güney denizfilinin gerçeği de, görünenden çok daha derinlerde yatıyor. Evet, kendisi bir süpermodel olmayabilir belki ama şişman görünümünün altında tam bir süperkahraman yatıyor; yaşamı ise bir kahramanlıklar serisi.
Olay mahallini görmek için parmağınızı bir Güney Amerika haritası üzerinde aşağı doğru indirin, Tierra del Fuegoya gelince durun ve dosdoğru doğuya gidin. Falkland Adalarının yaklaşık bin 450 kilometre ötesinde, Güney Georgia Adasını göreceksiniz. Bu, Antarktikayı çevreleyen -kimilerinin Güney Okyanusu diye adlandırdığı- engin su kuşağının içinden yükselen, dorukları buzlarla kaplı dağların oluşturduğu 160 kilometrelik upuzun bir siluet. Güney Atlantik fırtınaları arasında dalgalarla boğuşarak geçirilen -beş günü bulabilen- zorlu bir gemi yolculuğuyla ulaşılan bu topraklar, insanlar için hayli zorlu bir varış noktası. Ancak zamanlarının yüzde 80ini bu sularda avlanarak geçiren denizfilleri için Güney Georgia, ideal bir toplanma alanı. Çiftleşme mevsimi geldiğinde 400 bin kadar güney denizfili bu kıyıları dolduruyor.
Toplanma eylül ortasında, kayalık sahile sürünerek çıkan ve neredeyse çıkar çıkmaz dövüşmeye koyulan ilk iri erkeklerin gelişiyle birlikte başlıyor. Bunlar öyle sıradan dövüşler değil. Burunların koparıldığı, derinin yırtıldığı ve göz yuvarlarının yerlerde sürüklendiği kanlı mücadelelere dönüşebiliyorlar. Ancak uğrunda savaş verilen şey çok önemli. Bu erkeklerin yalnızca üçte biri üreme şansını yakalayacak; tümünün testosteron yüklü ve her birinin genlerini aktarma konusunda eşit derecede azimli olduğu düşünülürse bu, hayli düşük bir sayı. Ve burada boyut kesinlikle önemli bir faktör. Erkeklerin ağırlığı dört tona kadar ulaşabiliyor ve sonuçta hükmedenler de genellikle en devasa boyuttaki erkekler oluyor. Bu üstünlük savaşında o sıradışı burnun rolü de büyük ve bu role burundan kükremek, özetle onunla hava atmak dahil.
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ? Denizfili terimi aslında farklı ama akraba iki canlı türünü belirtir: Kuzey denizfilleri (Mirounga angustirostris) ve güney denizfilleri (Mirounga leonina). Kuzey denizfilleri güney kuzenlerine oranla daha küçüktür ve Aleut Adalarından başlayarak Kuzey Amerikanın Pasifik Kıyı Şeridi boyunca güneyde Meksikanın Baja California eyaleti açıklarına kadar uzanan bir alanda yaşar. Güney denizfilleri ise Antarktika kıyılarının açıklarındaki soğuk sulardan pek ayrılmaz; kıtayı çevreleyen birçok noktada toplanmış popülasyonlarına rastlanır. Başlıca üreme alanları Güney Amerikanın Valdes Yarımadası, Güney Georgia ve Güney Shetland Adaları, Güney Afrikanın ucundaki Marion Adası, Hint Okyanusunun güney bölümündeki Kerguélen Adaları ve Avustralyaya ait Macquarie Adasıdır. Kuzey denizfillerinin soyu 1880lerde balıkyağına dönük avlama yüzünden neredeyse tükenme noktasına varırken, güney denizfillerinin sayısı da gerilemeye başladı. 20. yüzyılın ilk yarısından başlayarak ise her iki türün de popülasyonu toparlanmış durumda.
Denizfillerinde erkekler ve dişiler çok farklı büyüklüktedir. Erkekler genelde dişilerden beş kat büyüktür ve uç örneklerde ağırlık farkı on kata kadar varabilir. Erkek güney denizfilleri dünyadaki en büyük yüzgeçayaklılardır ve morslardan bile daha iridir.
Türün adı erkek denizfilinin kısa bir hortumu andıran çıkıntılı burnundan gelir. (Dişilerde hortum yoktur.) Sertleşebilir dokudan oluşan bu hortumsu burun çiftleşme mevsiminde gösteriş için kabartılabilir. Güney denizfiline oranla daha küçük olmasına karşın, kuzey denizfilinin daha uzun bir burnu vardır.
Denizfilleri yılın büyük bir bölümünü açık okyanuslarda yiyecek aramakla geçirirler. Bol miktarda kalamar yerler; buna karşılık av oldukları yırtıcıların sayısı çok azdır (büyük beyaz köpekbalıklarının ve katil balinaların denizfillerini yedikleri bilinmektedir). Denizfilleri sualtında geçirdikleri zamanın büyük bir bölümünde dibe dalar ve sonra yavaşça yukarıya doğru süzülürler; tipik dalış süresi 30 dakika olmakla birlikte, sualtında iki saate kadar kalabilirler ve yüzeyde solumaları için yalnız birkaç dakika yeterlidir. Dişiler genelde erkeklere oranla daha derine dalarlar. Tüm denizfilleri yılda bir ya da birkaç aylığına karaya çıkarlar -ilkbahar başlarında önceki yıl gebe kaldıkları yavruları doğurmak ve çiftleşmek, sonbaharda da her yıl tekrarlanan bir işlemle derilerini ve tüylerini dökmek için... - Elizabeth Snodgrass