DİSKin, Bolu Koru Motelde dün sona eren Genişletilmiş Başkanlar Kurulunun sonuç bildirgesi açıklandı.
Sözümüz Türkiyeye. Yeter artık susmayın. Her suskunluk işsizlik ve zam olarak sırtımıza biniyor ifadeleriyle başlayan bildirgede, Emek cephesinin artık sesini yükseltmesi gerektiği kaydedildi.
Bildirgede, dünyada bir ekonomik kriz yaşandığı hatırlatılarak, başlangıçta mortgage krizi olarak nitelendirilen bu krizin, 2008in ikinci yarısından itibaren merkez kapitalist ve çevre ülkeleri etkileyen çok ciddi sonuçlar yaratacak büyük çaplı bir kriz olduğunun anlaşıldığı dile getirildi.
2000li yılların başında tetiklenen ekonomik genişlemenin tersine döndüğü, ancak bu seferki çalkantının, kapitalist sistemin son 20-25 yılda yaşadığı ekonomik sorunlardan çok daha derin ve bütün dünya ülkelerini etkilemesi nedeniyle tam anlamıyla küresel olduğu belirtilen bildirgede, şöyle devam edildi:
Türkiyenin bu ekonomik krizden etkilenmemesi söz konusu değildir. Yaşanan kriz tahribatlarını arttırarak sürdürecektir. Bunun izleri görülmeye başlanmıştır. Gerek dünyada, gerekse ülkemizde bu sonuçlardan en fazla işçiler ve emekçiler etkilenecektir. Çünkü kapitalizmin bu sistematik krizi, iktidarlarda bulunan egemen güçler tarafından doğaldır ki kayıp ve zararlar emekçilere çıkarılarak aşılmaya çalışılacaktır.
AKP iktidarı ise Kriz teğet geçecek aldatmacası içindedir. Hükümet kriz yok derken patronlar bu krize kendilerini hazırlamışlardır. Hayır. Kriz teğet geçmedi. Tam da kalbimize saplanıyor. Sadece işten çıkarma değil, saldırılar da arka arkaya gelmektedir. Şu ana kadar binlerce işçi işinden oldu, fabrikalar kapandı, toplu işten atmalar ve ücretsiz izin uygulamaları başladı. Sözleşmeler askıya alınmak isteniyor, yeni sözleşmeler imzalanamıyor.
ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ ZAMLARI
Elektrik, su ve doğalgaz zamlarının arka arkaya geldiği, İşsizlik Sigortası Fonunda biriken paraların Patronların krizine merhem yapılmak istendiği öne sürülen bildirgede, krizde temel önceliğin emekçi ve yoksul kesimlerin korunması olması gerektiği vurgulandı.
Artık Krizin bedelini ödemeyeceğizin yerine, Bu politikalardan sorumlu siyasilere ve sermayeye bedel ödettireceğiz dememiz gerekmektedir ifadesi kullanılan bildirgeye şöyle devam edildi:
Şimdi artık zamlara, işsizliğe karşı en büyük toplumsal muhalefeti örgütlemenin zamanıdır. Çünkü bu kader değildir. Başka bir yaşam mümkündür. Kapitalizmin vazgeçilmez krizlerinin yerini emekten yana, sosyal adaleti temel alan yeni bir düzen mümkündür. Bu çağrımız Türkiyeyedir. Sadece üyelerimizin değil, tüm emekçilerin, emeklilerin, işsizlerin, ev kadınlarının, dar gelirli esnafın, gençlerin yani bu gidişten mağdur olanların haklarına sahip çıkarak topluma Yeter artık, susmayın çağrısı yapıyoruz. Emek cephesinin sesini oluşturmaya, yükseltmeye davet ediyoruz.
DİSKİN KAMPANYASI
DİSKin tüm bölgeleri, iş kollarını, iş yerlerini kapsayan bilgilendirme, hazırlanma kampanyası başlatacağı belirtilen bildirgede, bildiri, afiş, el ilanı ve gerekli diğer propaganda çalışmaları ile iş yerleri ve dar gelirlilerin, yoksulların yaşadığı, emekçi ve işçi mahallelerinin mücadele için hazır hale getirileceği kaydedildi.
Bu haftadan başlayarak, tüm illerin en büyük pazar yerlerinde haftanın belli günlerinde, Krize karşı tencerem boş eylemleri örgütlenmesi istenen bildirgede, Başkanlar Kurulunun Türkiyenin büyük illerinde tespit edilen merkezlerde, Kriz sonuçları tartışma kürsüleri oluşturacağı da bildirildi.
Bildirgede, 26 Kasımda bütün bölge temsilciliklerinde kitlesel basın açıklaması yapılması, hazırlanacak bildirinin 28 Kasımda bütün iş yerlerinde okunması, 29 Kasımda Ankarada yapılacak Krizin bedelini ödemeyeceğiz mitingine en yoğun şekilde katılım sağlanması, miting öncesinde tespit edilen illerden başlayarak değişik iş kollarında atılan işçilerin katıldığı Ankara yürüyüşünün desteklenmesinin karar altına alındığı da belirtildi.