Türkiyenin beklentileri noktasında, IMF ile bir anlaşmaya varılabileceği mesajı ağırlık kazandı. Anlaşmanın çerçevesinin ihtiyati stand-by olabileceği, kaynağın gerek duyulduğu takdirde kullanılabileceği belirtildi.
Stand-by limitinin görüşmeler sonrasında netleşeceği, ancak bu miktarın 25-30 milyar dolar civarında olabileceği ifade edildi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna gelişi sırasında gazetecilerin IMF anlaşmasına ilişkin soruları üzerine Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, O açıklamayı yapan arkadaşlara sorun demekle yetindi.
IMF ile anlaşmayı değerlendiren Stratejist Murat Gülkan, Anlaşma olumlu olacaktır. Artık daha fazla gecikmeden bir an önce yapılmasında büyük yarar var. Keşke Nisan ayında, IMF Türkiyenin ağzının içine bakarken bu anlaşmayı yapsaydık diye konuştu.
İHTİYATİ İLE NORMAL STAND-BYIN FARKI NE?
Türkiyenin teknik çalışmalarını yürüttüğü ihtiyati stand-by ile daha önce gerçekleştirdiği normal stand-by arasında çok büyük farklılıklar bulunmuyor.
Her iki anlaşma arasındaki temel fark, kredi kullanımında ortaya çıkıyor. İhtiyati stand-by anlaşmasında, anlaşma yapan ülke likidite sıkışıklığı çekmesi halinde IMFden acil kredi çekebiliyor. Türkiyenin daha önce 19 kez uyguladığı normal stand-by düzenlemesi, IMF kredi politikalarının çekirdeğini oluşturuyor ve doğrudan kaynak kullanabilme güvencesi sağlıyor. Bir başka deyişle; ihtiyati stand-byda kredi kullanımı isteğe bağlı iken, normal stand-byda otomatik olarak kredi sağlanıyor. İhtiyati stand-byın süresi 1-1.5 yıl iken, normal stand-by anlaşması 4-5 yıl sürüyor.