Partisinin Meclis grup toplantısında konuşan CHP lideri Deniz Baykal ekonominin her gün kötüye gittiğini söyledi.
Baykal şunları söyledi: Hangi ülke IMFye gidip benim sorunumu çöz diyor. Giden ülkeler Macaristan, Sırbistan, İzlanda gibi ülkeler. AB üyesi ülkeler, Asya ülkeleri gidiyor mu? Hayır. Hani sorunları çözmüştük. Dünyadaki bir ekonomik dalgada IMFye gitmek zorunda kaldık. 6,5 yıl sonra tekrar IMFnin önüne gidip ne yapacağımızı sen söyle noktasına geldilerse, bu 6,5 yılın israf edildiğinin kanıtıdır. Hani ümüğümüzü sıktırmayacaktık. IMFnin işi ümük sıkmak, sen de gidip teslim oldun. Başbakan kriz bize teğet geçti diyordu, iyiyiz diyordu. İşadamının zulalarında 2 yıllık para var diyordu. Madem öyle o paraları çıkarttırsana...
İşsizlik yüzde 9.8. 2000 yılından bu yana en yüksek rakama ulaştı. Bunun içinde krizden dolayı kaynaklanmakta olan işsizlik yok. Fabrikalar bir bir kapanıyor. Başbakan ABDde, İsviçrede dünya meseleleriyle uğraşıyor. Obamaya akıl vereceğine, gelde krizin önüne geçecek önlemler al. Bu kriz daha da büyük bir bedel ödetecek. Krizi yaşayacak olanlar işsiz kalan vatandaşlarımızdır. IMFden gelen kaynakda vatandaşa yaramayacak.
ERGENEKON BİR FACİA
Bu dava siyasi siparişle ortaya çıkmış tepeden inme bir davadır. İddianame somut olacak, delillendirilmiş olacak. Böyle iddianame olur mu? Bir facia... Savcının ididalarında temel olan biri var. Kanadada bir haham olarak bilgisini verdi. Her şey onun elinden çıkıyor. Bu olaydan Türkiyedeki Musevi cemaati rahatsız oluyor. Araştırıyorlar, haham olarak bir isim yok. Musevi cemaati üyesi değil. Ama bu adam televizyonlara çıkıp konuşuyor. Savcının iddialarının temelinde yatan adam ortada yok. Ne var ortada? Niye bu Ergenekon davası canlı yayınla izletilmiyor.
ÇARŞAFLI ÜYE TARTIŞMASI
Bazı vatandaşlar, CHPye katılmak için başvurdu. Bunların mizansen değil. Mesaj vermek için yapay gayrete ve arayışa girmedik. Türkiyede yasalara uygun yaşayan her kişinin, kılık, kıyafet, kültür, inancı, yaşam biçimi ne olursa olsun, başımızla beraber CHPde yeri vardır
İnsanlar, AKPye tepki gösterme ihtiyacı hissediyorlar. AKP tarafından aldatıldıklarını düşünüyorlar, AKPye dur deme ihtiyacındalar. Bunun için de çareyi CHPde bulmuşlar. CHPye katılacağız ama bir kısmımızın başı örtülü, bu size sorun yaratır mı? dediler. Yaratmayacağını söyledik. Gelenler, kimseye kılık kıyafet dayatması peşinde koşmuyor, kimseyi belli bir yaşama yönlendirme çabasında değiller. Kendi gerçeklerini yaşıyorlar. İçlerinde bir yürek, beyin, memleket sevgisi, dürüstlüğe saygı var. Din iman diye yıllarca oyumuzu aldılar, ne alakası var din ile imanla. Dürüstlük, memleket sevgisi desen işte burada, bunlara destek olacağız demişler. Bize bu kadar samimiyetle başvuranlara, başka türlü davranmak söz konusu olabilir mi?
HEPSİNİN SÖYLEYECEK SÖZÜ VAR
Kimseyi, içinde doğdukları kültür ortamı, gelenek, değerlerin sonucunda ortaya çıkan davranış ve yaşayış biçimiyle tasnif edip, damgalamıyoruz. Kimsenin de buna hakkı yok. 70 milyon insanız, nasıl giyiniyorsa öyle giyiniyor. Hepsinin, Türkiye siyasetinde söyleyecek sözü var. AKPye oy verirken oluyor da CHPye oy verirken niye olmuyor? Partiye katılanlara, Üzerinize çok baskı gelecek, göze alıyor musunuz? dedim, Hiç önemli değil yanıtını aldım. Bu, AK Parti çevrelerinde büyük telaş yarattı.
Lütfen siyaseti artık yukarı çekelim, siyaseti kılık kıyafetin bir parçası, uzantısı gibi görmeyelim. Kimseyi, kılığı, kıyafeti, sakalıyla, bıyığıyla yargılamayalım. Kimimiz köyde, muhafazakar bölgede doğup o gelenekler, şartlar içinde şekillendi. Ama her biri, bu memleketin evladı. Bu insanlar, bir tuzağı, oyunu bozdular, bir kuşatmayı kırdılar. Senin çaren yok, daima bana oy vereceksin, bunlara vermeyeceksin. Ben her şeyi yaparım, vatandaşın fitresini, zekatını toplar, onunla siyaset yapmak için televizyon kurarım Yağma yok.
Mutaassıpsa mutaassıp sana ne? Ahlakını, örfünü, geleneğini mutaassıp olarak sürdürüyor, sürdürecek tabii, sana ne? Senin gibi liberal olacağına, memleketini, vatanını, dürüstlüğü seven onun gibi mutaassıp olsun, başımla beraber. Bu işleri aşacağız. Kültür muhafazakarlığı ile siyasi tercihi ayıracağız. Kimseye, falan geleneği bırak, örtünden vazgeç deme hakkımız yok, buna saygı gösteriyoruz. Toplumsal yaşamın içinde bir siyasi partide herkes istediği gibi yerini alacak. Ağırlığını, etkisini hissettirecek.

Baykal: Örtülü kadınlar zincirlerini kırıyorlar


CHPde türbanlı çarşaflı üye devri
