BMde daha sonra düzenlenen basın toplantısına katılan Theron, Güney Afrika gibi şiddetin ve çatışmanın yoğun olarak yaşandığı bir ülkede doğup yetiştiği için şiddetin nelere yol açabildiğini iyi bildiğini söyledi.
Kendi ismiyle Güney Afrikada kurduğu vakfın amacının da özellikle kadınlara karşı şiddetin durdurulması yönünde çalışmalarda bulunmak olduğunu bildiren Theron, bu konuda kamuoyuna güçlü bir mesaj vermek istediğini anlattı.
Bundan böyle BM ile çalışacağını ve bugüne kadar kendi ekibiyle Güney Afrikada yaptığı çalışmaları dünya çapında sürdürebilme şansına sahip olacağını ifade eden Theron, bu kapsamda BM tarafından görevlendirilmekten büyük onur duyduğunu, elinden gelen hizmeti vermeye hazır olduğunu belirtti.
MEMLEKETİNDEKİ ÇALIŞMALARI HIZ KESMEYECEK
Theron, dünyanın diğer ülkelerinde sürdüreceği insani çalışmaların Güney Afrikadaki çalışmalarını daha az önemli hale getirmeyeceğini vurguladı.
Güney Afrikada ve genel olarak Afrikada cinsel şiddete uğrayan kadınların sayısının son derece fazla olduğunu, tecavüze uğrayan genç kızların ve kadınların bunu toplum içinde söyleyemediklerini belirten Theron, tecavüz ve HIV-AIDS ile ilgili bir soru üzerine, özellikle Afrikada çok yanlış, ancak yaygın bir kanı olduğunu, HIV virüsü taşıyanların hastalığı yenmek için bakire kızlara tecavüz ettiklerini söyledi.
Küçük yaşta aile içi şiddete tanıklık ettiği ve annesinin kendisine saldıran alkolik babasını silahla vurduğu bilinen Theron, hem oyuncu olarak insanları eğlendirirken, hem de insani işlerle uğraşan biri olarak sorumluluklarını iyi bildiğini belirtti.
BİR TEK İNSANA ULAŞABİLİYORSAM...
Theron, değişime inandığını söyledi ve Charlize Theron Afrika Sosyal Hizmet ve Tıbbi Yardım Projesini de bu amaçla kurduğunu bildirdi.
Kendisini bu konuda başarılı görüp görmediğini soran bir gazeteciye Theron, Başarıyı ölçmek zor ve tehlikeli, ama tek bir insana ulaşıp onun hayatını değiştirmesine yardımcı olabiliyorsam, bu benim için başarıdır yanıtını verdi.
Ülkelerin kültürlerine saygı göstermenin son derece önemli olduğunu vurgulayan Theron, buna her zaman hassasiyet gösterdiğini ifade etti.
Theron, çalışmalarında gazetecilerden de yardım isteyerek, özellikle Güney Arikada gazetecilerin aile içi şiddeti duyurma konusunda son derece başarılı olduklarına işaret etti.
OSCAR ALMIŞTI
Esquire dergisi tarafından geçen yıl Hayatta Olan En Seksi Kadın seçilen ve Amerikan vatandaşı da olan Theron, özellikle doğduğu ülke olan Güney Afrikada önemli sosyal çalışmalarda bulunan bir şahsiyet olarak tanınıyor.
Theron, 2003 yılında Monster adlı filmde seri bir katili canlandırdığı rolle 2003 yılında Oscar ödülü almıştı.
BARIŞ ELÇİSİ SAYISI 10A YÜKSELDİ
Bu arada, BMnin barış elçilerinin sayısı Theron ile birlikte 10a yükseldi. Diğer elçiler; George Clooney (barışı koruma), Michael Douglas (silahsızlanma), müzisyenler Daniel Barenboim (barış ve hoşgörü), Midori Goto (kalkınma hedefleri ve gençlik) ve Yo-Yo Ma (gençlik), yazarlar Paulo Coelho (yoksulluk ve kültürler
arası diyalog) ve Elie Wiesel, Ürdün Prensesi Haya Bint El Hüseyin (kalkınma hedefleri ve açlık) ve doğabilimci Jane Goodall (çevrenin korunması).