Araştırmayı yürüten ekipte yer alan Lefer, bilim adamlarının insanlarda ve memeli hayvanların vücudunda bulunan enzimlerin çok az miktarda hidrojen sülfür ürettiğini farkettiklerini bildirdi.
Madenciler ve lağım işçileri için tehlike oluşturan bu gazın, kalp dokusundaki hücreleri uyardığı ve bu hücrelerin kan kaybıyla hücrelerin yokolması sürecinde kendi antioksidan maddelerini ve moleküllerini üreterek bu süreci durdurduğu kaydedildi.
Bu gazın kalp üzerindeki etkisini test etmek için bilim adamlarının, deney farelerinin kalp kaslarının bir bölümünü işlevsiz duruma getirdikleri belirtildi.
Bu farelerin bir bölümüne 1 hafta boyunca günde 1 kere damardan hidrojen sülfür gazı içeren bir karışım verildi. 4 hafta sonra bilim adamları, hem karışım verilen hem de verilmeyen faralerin kalp kapasitesini ölçtüler.
Karışım verilen farelerin kalp kapasitelerinin daha yüksek olduğunu gördüklerini belirten Emory Üniversitesi Tıp Fakültesinden Dr. John Calvert, Çalışmalar, hidrojen sülfürün kalp yetersizliğini azalttığını gösteriyor dedi.