Münzevi bir hayat süren Kundera, ihbarcı iddialarını hemen yalanladı. CTK haber ajansına demeç veren ünlü yazar, Düne kadar hakkında hiç bir şey bilmediğim, olmayan ve beklemediğim bir şey yüzünden hayretler içindeyim. O adamı hiç tanımıyorum dedi. Kundera, Enstitüyü ve medyayı bir yazara suikast düzenlemekle suçladı.
Enstitünün internet sayfasında yer alan belgeye göre 1950 yılında Kundera, Almanyadan Komünist rejime karşı casus olarak çalışması için gelen Miroslav Dvoracekı ihbar etti. Dvoracek, Pragda bir kadını ziyaret etti ve dairesine bir bavul bıraktı. Kadın, erkek arkadaşı Kunderaya bunu anlattı ve Kundera polise gitti.
Dvoracek, bavulu almak için geldiğinde tutuklandı ve 22 yıl hapse mahkum edildi. Dvoracek, sonuç olarak cezasının 14 yılını uranyum madenlerinde çalışarak geçirdi.
Totaliter Rejimleri İnceleme Enstitüsü, Çek hükümeti tarafından Komünizm dönemi belgelerin toplanması ve yayınlanması için kuruldu.
Kundera, öğrenci iken Komünist Partiye katılmıştı ancak totaliter doğasını eleştirmesi üzerine partiden atılmıştı. 1968de Sovyetler Birliğinin, Alexander Dubcekin liberal reformlar hareketine son vermesi üzerine Kundera ülkeyi terk etmişti. Kunderanın kitapları, ülkeden ayrılışından sonra Komünizmin 1989 yılında çökmesine kadar yasaklanmıştı.
79 yaşındaki Milan Kundera, 1975 yılından bu yana Fransada yaşıyor. Burada dünyaca ün kazanan Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, Roman Sanatı ve Ölümsüzlük gibi romanları yazdı. 1981 yılında Fransa vatandaşı olan ve inzivaya çekilen Kundera, sadece kılık değiştirerek eski memleketine gidiyor ve medya ile asla görüşmüyor.