Başbakan Erdoğan, küresel krizle ilgili uyarılara tepkisini sürdürdü. Erdoğan, Dört gözle kriz bekleyenler var. Krizlerden siyasi ya da maddi çıkar umanlar ve bunun için ellerini ovuşturanlar da var dedi.
ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, Sheraton Otelinde düzenlenen 11. Dış Ticaret Haftası toplantısına katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, küresel mali krizle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
ABD, Avrupa ve Japonya başta olmak üzere dünyada etkisini gösteren küresel bir mali krizle karşı karşıya olunduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: Dünyanın en büyük finans kuruluşları, bankaları batıyor, satılıyor, el değiştiriyor ve kamulaştırılıyor. Özellikle bir kaç haftadır dünya borsaları çok hızlı düşüşlere sahne oluyor. Bu dalgalanmanın artık küresel büyüme oranı üzerinde etkili olacağı ve yine bir çok ülkede gıda fiyatlarını yukarıya çekerek enflasyonu artıracağı da bugünden görülüyor. Her fırsatta ifade ediyorum. Gelişmekte olan ekonomiler arasında yer alan Türkiye de bu dalgalanmadan mutlaka etkilenecektir. Ama bu en asgari düzeyde olacaktır.
ÜLKELERİN BİRÇOĞUNDAN İYİYİZ Biz krizlerden dersler çıkararak gerekli yapısal dönüşümleri yaptık ve bugünlere geldik. ABD olsun, İzlanda, İngiltere, İrlanda, Belçika olsun son yüz yılda ilk kez bu boyutta bir kriz görürken, biz son 2002 yılına kadar her 2-3 yılda bir bu tür yıkıcı etkileri olan krizler yaşadık. En son 2000 ve 2001 yıllarında finans sistemimiz biliyorsunuz çok büyük yara almıştı. 21 banka fona devredilmişti. Siyasi istikrarsızlık ve güvensizlik nedeniyle sıcak paranın ani çıkışlarını yaşadık ve bundan ekonomimiz ağır yaralar aldı. Bunların hepsini birlikte yaşadık. Bu bir tecrübeydi. Son altı yıldır Türkiye ekonomisini bu tecrübelerin ışığında yeniden yapılandırdık. Sağlam, sağlıklı bir zemine oturttuk. Bugün, finans noktasında ve bankacılık noktasında gelişmiş ülkelerin birçoğundan daha iyi durumdayız.
Bu noktada AB üyesi ülkelere düşen ihracat oranı azalırken, komşu ülkelere ihracat oranının ciddi anlamda yükseldiğini belirten Başbakan Erdoğan, Ortadoğu, Kafkas ve Balkan ülkelerini örnek olarak gösterdi. Türkiyenin ihracat yaptığı ülkelerin sayısının arttığını ve ürünlerin çeşitlendiğini kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: Hiç etkilenmeyecek demek, iyimserlik olur ancak etkinin sınırlı kalacağına inanıyoruz ve sınırlı kalması için de bütün tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Şimdi son günlerde görüyoruz. Siyasetten olsun, medyadan olsun, sivil toplum örgütlerinden olsun, son derece olumsuz, son derece karamsar ve doğrudan iktidarımızı, hükümetimizi hedef alan açıklamalar yapılıyor. Bakıyorsunuz, Bittik, tükendik, mahvolduk havasında olanlar var. Topluma bir karamsarlık, bir moral bozukluğu pompalamak için gayret ediyorlar. Bunları da ilk kez görmüyoruz aslında. Son altı yıldır Türkiye kazandı, Türkiye başardı, Türkiye rekorlar kırdı, tarihi seviyelere ulaştı. Ama bunların karamsarlığı bir türlü kaybolmadı. Hatırlayın, kriz için tarih verenler oldu. Yılbaşında kriz olacak dediler, Haziranda çöküyoruz dediler, Eylülde bitiyoruz dediler, Bittik dediler, ortalığı velveleye verdiler. Ne oldu? Çok şükür Türkiye, altı yıl boyunca hem ulusal, hem küresel tüm dalgalanmaları alnının akıyla aşmasını bildi.
ELLERİNİ OVUŞTURANLAR VAR Bunlardan öneri beklersiniz, hiçbir önerileri yoktur. Hiçbir yapıcı eleştirileri, yaklaşımları yok, hiçbir yol gösterici tutumları yok. Çünkü dağarcıklarında bir şey yok. Bütün yaptıkları millete karamsarlık pompalamak. Açık söylüyorum, bunu da başaramayacaklar. Açık söylüyorum, bu ülkede dört gözle kriz bekleyenler var. Krizlerden siyasi ya da maddi çıkar umanlar ve bunun için ellerini ovuşturanlar da var. Bunları da milletim çok iyi biliyor, çok iyi tanıyor. Bunlara da asla zemin vermedik. fırsat vermedik ve vermeyeceğiz.
İşte otomobil sektörü, battı, bitti Buyurun, Autoshow yapıldı. Autoshow da ne oldu? Şimdi kendileri söylüyor, Kapan kapana diyor. Yani bir şeyleri yönetirken, herkes taşıdığı sorumluluğu da iyi anlamalı. Sorumluluk mevkindeyiz. Ben ülkemin sorumluluğunu taşıyorum, ama sivil toplum örgütlerinin başında olanlar da bulundukları sivil toplum örgütünün sorumluluğunu taşımak zorundadır ve vereceği mesajı ona göre vermek zorundadır. Eğer bir yerde yangın varsa, yangını söndürmek tabi ki itfaiyecinin görevidir, ama itfaiyeci göreve gittiği zaman kusura bakmayın benzin pompasıyla gitmez, su pompasıyla gider. Bunlar benzin pompasıyla gidenlerden. Biz su pompasıyla gidiyoruz, su tankerleriyle beraber bu yangını söndürmenin gayreti içerisindeyiz. Hamdolsun şu ana kadar bu noktada ciddi bir sıkıntı henüz yok, ama ne diyorum? Olmayacak demedim, demiyorum. Ama bunu biz en az zararla inşallah atlatacağız.
GEREKEN TEDBİRLERİ ALIYORUZ Ekonomik ve siyasi istikrarın sürdürülmesinde ümit ve güven duygusu çok önemli. İki sihirli kelime: istikrar ve güven. Bunu kaybedemeyiz. Eğer istikrar zedelenirse ki bu yıl içerisinde zaten en büyük kaybımız bu olmuştur, bunu açıkça söylemek zorundayım. İstikrarımızı zedelediler. Bitirdiler demiyorum, zedelediler. Biz geçen yıl küresel sermayeden 22 milyar dolar çektik. Bu yıl da o rakama ulaşamayacağız ama inşallah 15 milyar doları yine bulacağız. Bütün bu zor şartlara rağmen bunu yakalayacağız. Ayağımız yere sağlam basacak. Gerçekçi olacağız. Ama aynı zamanda asla yılgınlığa, karamsarlığa kapılmayacağız. Merkez Bankamız, Hazinemiz, Maliyemiz, Dış Ticaret Müsteşarlığımız ilgili tüm kurumlarımız çok dikkatli bir şekilde gelişmeleri izliyoruz ve gereken tedbirleri alıyoruz. Kimsenin endişesi olmasın. Özellikle sanayicilerimizden, işadamlarımızdan, ihracatçılarımızdan rica ediyorum; kötümserlik, karamsarlık pompalamaya çalışanlara lütfen kulak asmayın. Biliniz ki bunlar bu ifadeleri kullanıyorsa bazı kendi beklentileri de var da onun için. Türkiye büyük bir ülkedir, güçlü bir ülkedir. Bugün artık tarihinin hiç bir dönemiyle kıyaslanmayacak ölçüde güçlü bir ekonomiye sahiptir.
12 ÜLKE 3,5 TRİLYON USD KOYARAK "
KALKAN " OLUŞTURMUŞ ,NE İÇİN ?
12 ÜLKE DIŞINDAKİLER NE YAPACAKLAR ?
BU 12 ÜLKEYE KENDİLERİNİ TESLİMMİ
EDECEKLER ?
ÇOK ÖNEMLİ OLMASA YADA HİSSETMESELER
NEDEN BU TEDBİRİ VEYA " YENİ
POLİTİKALARINI " DEVREYE ALSINLAR
EVET BU YENİ BİR POLİTİKADIR ,YENİ VE
FARKLI BİR AKIMDIR 12 ÜLKE BİRLİKTE
HARAKET EDİYOR !ANALİZ
EDİLMESİ,TARTIŞILMASI GEREKİYOR...
koray koca - Yurt Dışı
14 Ekim 2008, Salı 09:15
madem öyle diğer ülkeler gibi önlemler
alınız.. sayın başbakan..
kriz geldiğinde kömürle ısınıp
makarnayla karnını doyuramayacaklar da var.
gerçi o %53 kimin umurunda ki hükümet
nazarında..
Murat Kurukafa - Ankara
14 Ekim 2008, Salı 08:27
Tüm dünya krizi en az hasarla nasıl
atlatırız diye kafa yorar,
müdahalelerde bulunurken, "sayın"
başbakanımız ona buna çatıyor halen...
Tebrikler, bu yolda devam et.