Fıratın, yine bilinçli olarak elmalarla armutları karıştırdığını öne süren Kılıçdaroğlu, kendisinin, hayali ihracatı saptayan Hazine kontrolörü Orhan Turun 24 Ekim 2000 tarihli ve 144/9 sayılı raporundan söz ettiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, Fıratın ise bilinçli olarak bu raporu kamuoyundan gizlemeye çalıştığını iddia etti.
Kılıçdaroğlu, Fıratın sözünü ettiği gümrük müfettişinin raporunun, kamuoyuna yeni açıklanan bir rapor olmadığını belirterek, Fırat ile tartışması sırasında, ilgili bölümlerini kamuoyuna açıkladığını hatırlattı.
Kılıçdaroğlu, Gümrük Müsteşarlığının bu raporu; Fıratın açıklamadığı Hazine kontrolörü Orhan Turun raporu, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine ilişkin yasa bağlamında gereğinin yapılması için hazırlanmıştır. Ancak burada, birden fazla gerçek, Sayın Fırat tarafından özenle gizlenmektedir diye konuştu.
ELİNİN UZUNLUĞU ORTAYA ÇIKACAKTIR
Kılıçdaroğlu, Hazine Müsteşarlığı MENASın da içinde olduğu pek çok firmanın hayali ihracat yaptığını, 1918 sayılı yasaya göre gereğinin yapılmasını 2000 yılında Gümrük Müsteşarlığından istemesine karşın, MENAS soruşturmasının, neden Gümrük Müsteşarlığınca zaman aşımına uğratıldığını sordu.
Soruşturmayı 4 yıl savsaklayıp zaman aşımına uğratanlar hakkında AKP Hükümeti herhangi bir soruşturma açtı mı? sorusunu yönelten Kılıçdaroğlu, Bakan Hayati Yazıcının bu konuda açıklama yapmasını beklediklerini belirtti.
Kılıçdaroğlu, Şayet herhangi bir soruşturma yapılmamışsa, Fıratın elinin uzunluğu bir kez daha ortaya çıkacaktır diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, gümrük müfettişinin raporunun Yapılan yurtdışı araştırması bölümünde, Teftiş Kurulu Başkanlığından alınan 12.7.2002 günlü 060-5422/57 sayılı cevap yazıları eki İngiltere gümrük makamlarından temin edilen yazıda özetle; (...) Chingford Fruit Packers-Warspite Road Woolwich SE 18 5NU hakkında incelemenin yapıldığı, maalesef bu şirketin var olduğuna dair herhangi bir bulgunun bulunmadığı, söz konusu bölgenin kullanılmayan antrepolarla dolu terk edilmiş bir yer olduğu, bu nedenle söz konusu faturaların kontrollerini yapmalarının mümkün olmadığı... ifadesinin yer aldığını kaydetti.
Bu yazının, Hazine kontrolörünün raporunun doğruluğunu açıkça kanıtladığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Fıratın, İngiltere makamlarından sağlanan bu yazıyı kamuoyuna neden açıklamadığını sordu.
Kılıçdaroğlu, Acaba İngiliz makamlarına mı güvenmiyor, yoksa kolu İngiltereye kadar uzanamadı mı? dedi.
HIRSIZLIĞIN KÜÇÜĞÜ, BÜYÜĞÜ...
Fıratın, hayali ihracat yoluyla aldığı DFİF teşvik primlerini küçük göstererek, olayın boyutunu küçük göstermeye çalıştığını iddia eden Kılıçdaroğlu, verilen DFİF priminin, 1994 dolar kuru düşünüldüğünde, azımsanamayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, hırsızlığın küçüğü, büyüğünün olamayacağını dile getirdi.
Hayati Yazıcının yazısının, Türk siyasi yaşamındaki ilklerden biri olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, Çünkü bu yazı, iktidar partisinin milletvekili ve genel başkan yardımcısının, yine iktidar partisinin bir bakanı tarafından aklanması için düzenlenmiştir diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, bunun, kamu otoritesinin bir yazısı değil, olsa olsa siyasi bir yazı olduğunu ileri sürerek, Bu gelişme, yolsuzluk yapan AKP yandaşlarının, artık mahkemelerde değil, AKPli bakanlardan alınacak yazılarla aklanması sürecini başlatmıştır. Ayrıca bu yazı, AKP hükümetinin bürokrasiyi acımasızca nasıl yozlaştırdığının da bir ibret belgesidir dedi.
NİÇİN BÖYLE BİR TALEPTE BULUNDU?
Yazıcının yazısında, 2.8.2007 tarihli dilekçeyle (...) idareden sadır olan engellerin kaldırılması talebinde bulunulduğu, konuyla ilgili olarak idari bir tedbir veya işlem uygulanması söz konusu olmadığından mezkür taleple ilgili herhangi bir işlemin tesis edilmediği anlaşılmıştır ifadesinin yer aldığını belirten Kılıçdaroğlu, şu soruları yöneltti: Sayın Yazıcıya soruyorum; Madem ki MENASa yönelik herhangi bir engelleyici idari işlem yoksa, o halde Fırat niçin böyle bir talepte bulunmuştur? Sayın Fıratı böyle bir talebe zorlayan koşullar nelerdir? Gümrüklerden sorumlu olan bakan olarak siz mi konuyu çok iyi biliyorsunuz, yoksa kendi beyanına göre yılda bin 500 TIRlık ihracat yapan ve doğrudan gümrük görevlileri ile muhatap olan MENAS ve onun ortağı Fırat mı biliyor? Madem ki gümrüklerden kaynaklanan hiçbir engelleyici idari işlem yani kırmızı hat uygulaması yoktu niçin firmaya iki satırlık bir yazı yazıp bu durumu MENASa bildirmediniz? Yoksa MENASa yazılan ve gerçek durumu gösteren yazıyı kamuoyundan saklıyor musunuz?
CHPli Kılıçdaroğlu, Fıratın, 2 Ağustos 2007 tarihli kırmızı hattan çıkma talebini içeren yazıyla ilgili Gerek şirket, gerekse ben zanlı olarak gözükmekteydik. Dolayısıyla bizi aklayan bir kararın, avukatım tarafından ilgili idarelere tebliği siyasi nüfuz kullanmak değildir açıklamasında bulunduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, Fırata, Zanlılar arasında sadece siz ve MENAS değil, MENASın 7 ortağının tümü yer alıyor. Peki nasıl oluyor da yönetim kurulu üyeleri dururken, yönetim kurulu üyesi olmadığınız halde sizin adınız yer alıyor? Madem ki tüm zanlılar hakkında takipsizlik kararı verildi, onlar niçin talep yazısının altında yer almadı? Bundan daha açık ve somut nüfuz ticareti olur mu? sorularını yöneltti
DİLEKÇEDEKİ İFADE GERÇEĞİ YANSITMIYOR
Fıratın, 1 Eylül 2007de hisselerini 300 bin dolar karşılığında Abdülkadir Gürüze sattığını ve bedelini aldığını açıkladığını anımsatan Kılıçdaroğlu, bu talebin, MENASın ürünlerini taşıyan TIRda uyuşturucunun yakalandığının gazeteciler tarafından öğrenildiği gün olan 9 Mayıs 2008de noterden onaylandığını vurguladı.
Kılıçdaroğlu, ancak hisselerin devrinin, 4 Haziran 2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini dile getirerek, hisse devri karşılığı alındığı söylenen paralara ilişkin dekontların hiç birinde hisse devri bedeli diye bir açıklamanın bulunmadığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, Fıratın 1 Eylül 2007de verdiği dilekçede, hisse bedelinin tamamını aldığını söylediğini ancak verdiği dekontların, bu dilekçedeki ifadenin gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini söyledi.
YENİ BELGE
MENAS ile ilgili yeni bir belge açıklayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: MENAS, 2007 yılı kurumlar vergisi beyannamesini 2008 yılının Nisan ayında Mersindeki vergi dairesine vermiştir. Yani MENASın yükünün taşındığı TIRda uyuşturucu yakalandığının gazeteciler tarafından öğrenildiği, 9 Mayıs 2008 tarihinden önce... Bu beyannamenin Şirket Ortakları ve Sermaye Payları bölümünde 31.12.2007 tarihi itibariyle, ortaklar ve hisseleri şöyle belirlenmiştir: Abdülkadir Gürüz hisse oranı yüzde 20, hisse tutarı 20 bin YTL, Ferhat Gürüz hisse oranı yüzde 15, hisse tutarı 15 bin YTL, Lerzan Gürüz hisse oranı yüzde 15, hisse tutarı 15 bin YTL, Firuze Gürüz hisse oranı yüzde 10, hisse tutarı 10 bin YTL, Dengir Mir Mehmet Fırat hisse oranı yüzde 30, hisse tutarı 30 bin YTL, Helün Fırat hisse oranı yüzde 5, hisse tutarı 5 bin YTL, Neval Fırat hisse oranı yüzde 5, hisse tutarı 5 bin YTL. Aynı beyannamenin kurum ortaklarına ve yönetim kurulu üyelerine ilişkin liste başlığında da aynı ortaklar, aynı hisse oranları ile sayılmıştır. Açıkça görülüyor ki 31 Aralık 2007 tarihi itibariyle Sayın Fırat, MENASın büyük ortağıdır. Bunu Maliyeye verdiği beyannameyle MENAS ikrar etmektedir.
İSTİFA ETMELİ
Kılıçdaroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fıratın, Noter belgesindeki, Ticaret Sicil Gazetesindeki, kendi şirketinin verdiği kurumlar vergisi beyannamesindeki tarihlere ve bilgilere değil de sadece ve sadece MENASın karar defterindeki tarihlere inanın dediğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: Sayın Fıratın bugüne değin yaptığı açıklamalar, belli bir tutarlılık gösterseydi buna inanırdık. Ama ne dediyse aksi çıktı. O nedenle resmi kayıtlara inanmak en doğrusudur. Açıkça söylemek gerekirse, Sayın Fırat, uyuşturucunun yakalandığı 27 Şubat 2008de tüm resmi kayıtlarda, MENASın ortağı gözükmektedir. Sayın Fıratın hayali ihracatını kanıtladık, kendi şirketinin verdiği kurumlar vergisi beyannamesiyle ortaklıktan ayrılma tarihindeki şaibeyi ortaya koyduk, Ticaret Sicili Gazetesi meydanda, nüfuz ticareti yaptığını belgeledik, şirketi hakkında soruşturma yapan kamu görevlisine iftira attığını Başbakan onaylı yazı ile kanıtladık Bugüne kadar söylediklerimizin aksi de ispat edilemedi. Fırat, İspata da lüzum yok, ama şüphe uyandıracak bir delil sunarsan, namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum ki milletvekilliğinden istifa edeceğim ve siyasetin adını ağzıma almayacağım. Bu kadar açık ve kesin bir talebi tahmin ediyorum ki bir siyasetçiden duymak pek kolay olmasa gerek diyordu. Sayın Fıratı kamuoyu önünde verdiği bu sözü tutmaya davet ediyorum.