DAHA GÜÇLÜ VE ACIMASIZ
İkinci sezonda Henry, yine çapkın ama çok daha olgun, güçlü ve acımasız bir kral olarak çıkıyor seyircinin karşısına. Henrynin tutkulu aşkı Anne Boleynin tarafında ise durum biraz daha karışık. İhtiraslı güzelin sonunu getirecek olaylar gerçekleşirken, diziye yeni kadın karakterler katılacak. Bunların en önemlisi ise İzlandalı oyuncu Anita Briem tarafından canlandırılan, İngiltere tarihinin bir başka etkili kadın figürü Jane Seymour olacak.
İkinci sezonda dizinin kadrosuna katılacak bir diğer oyuncunun da Arabistanlı Lawrence ve Son İmparator gibi filmlerle tanınan efsanevi oyuncu Peter OToole . Oyuncu, aralarında soğuk savaş yaşanacak olan Henrynin güçlü düşmanı Papa III. Paulü canlandıracak.
2. Sezon 1. Bölüm: KRALİÇE SARAYDAN SÜRÜLÜYOR
Bugün akşam yayınlanacak ikinci sezon birinci bölümde, Kral VIII.Henry kendini İngiltere Kilisesinin başkanı ilan eder. Katolik Kilisesi ise hala Kralın evliliğinin fes edilmesi talebinden vazgeçmesi için savaşmaktadır. Bu arada Anne Boleyn Henryden Katherinele tüm ilişkisini kesmesini ister. Böylece soylu Kraliçe saraydan sürülür. Reformasyon çok yakındır.
HIRS, İKTİDAR TUTKUSU VE GÜÇ
The Tudors temelde hırslı, iktidar sarhoşu genç bir kralın profili. Gücü arttıkça kendine Tanrının dünyaya ve Hıristiyanlığa bir armağanı gözüyle bakmaya başlıyor. Kadınlara düşkün, hemen hemen hepsinden kabul görüyor. Spor seviyor, iyi bir sporcu, teniste ve at üzerinde mızrakla dövüşmede usta. Ama zaten kral olduğu için herkes ona memnuniyetle yeniliyor.
 |
|
Dizinin bir başka ilginç yönü de Kralın baş danışmanları arasındaki rekabet. İnsanları kullanmasını pek iyi bilen Cardinal Wolsey (Sam Neil) Papa olabilmek için çeşitli karanlık anlaşmalar yapan, iktidarı elde etmek için hiçbir şeyden kaçınmayacak yüksek rütbeli bir din adamı. Bunları elde etmek için o anda Henryye hizmet etmesi gerekiyor. Diğer baş danışman ise hümanist, idealist, iyi bir adam olan Sir Thomas More (Jeremy Northam). Savaşın hayvanlara özgü bir eylem olduğunu, pek çok paranın boş yere sarfedilmesine yol açtığını söylüyor ve insanların refahını gözetmenin Henry açısından hayırlı olacağını iddia ediyor.
VIII. HENRYNİN BAHTSIZ KADINLARI
Talihsiz eşi, Aragonlu Katherine
VIII. Kral Henrynin ilk ve en uzun süre evli kaldığı eşi Katherinein peşini talihsizlikler serisi bırakmamış. Katherine, aslında önce Henrynin ağabeyi Prens Arthurla evlenmiş. Ancak birkaç ay sonra kocasını bir hastalık nedeniyle kaybetmiş. Katherinein Arthurla ilişkiye girmediğini açıklaması üzerine Papa II. Julius özel izin çıkararak geleceğin kralı VIII. Henry ile onu nişanlamış. Henry tahta geçince de evlenmişler. Henry, Katherinele evli olmaktan memnuniyet duysa da asla ona sadık kalmamış. Zaman içinde Katherinein hamilelikleri başarısızlıkla sonuçlanıp tahta varis adayı doğuramayınca Henrynin memnuniyeti endişeye dönüşmüş. Bir süre sonra Katherinein fiziksel olarak çocuk doğurmaya imkanı kalmayınca Henry evliliklerinin lanetlendiğini düşünmeye başlamış. Bu konuda kutsal kitaplara başvurduğunda aldığı cevapsa yeni bir mezhepin başlangıcı olmuş. Bunun üzerine Katherinein, Arthurla ilişkiye girmemesi hakkında yalan söylediğine kanaat getireh Henry, Papa VII. Clementten evliliklerini feshetmesini istemiş. Papa onu oyalayınca yine de Anne ile evlendi. Sonra da gücünü kullanarak Parlementoyu kendisini kilisenin başına geçirmeye zorladı. Böylece boşandılar ve Henry tek çocukları olan Prenses Mary ile Katherinei görüştürmemekle kalmadı onu çürümeye yüz tutmuş Kimbolton Kalesine yerleştirdi. Hayatının sonuna kadar kendini Henrynin tek yasal eşi ve İngilterenin esas Kraliçesi olarak gören Katherine, ölümünden önce Henryyi bağışladığını açıkladı.
 |
|
En meşhur olanı, Anne Boleyn
Uğruna mezhep yaratılan kadın Anne Boleyn, Henrynin eşleri arasında en meşhur olanı. Henrynin, Anne ile evliliği ve ardından gelen idamı İngiliz dinsel devriminin başlangıcında da rol oynadı. Hayatı sayısız romana ve filme konu olan Anne, diğer eşler arasında en kültürlü ve eğitimli olandı. Hatta bazı siyasi konularda önemli etkileri olmuş ve Vatikanın onu Kraliçe ilan etmemesi üzerine Henrynin kafasına mezhep kurmayı sokan da o olmuştu. Kraliçe olduktan sonra Annein dini reformcu olarak ünü bütün Avrupaya yayılmış. Bazı topluluklar kraliyette fazla söz sahibi olduğunu inanıyor ve siyasi düşüncelerini doğru bulmuyordu. Henry de bu durumdan sıkılmaya başlamıştı. Üstelik çok defa hamile kalmasına karşın Anne de krala sadece bir kız evlat verebilmişti: Geleceğin Kraliçesi I. Elizabeth. Ayrıca kralın kendisine ihanet etmesini de hoş karşılamıyordu. Sonunda Henry bu evliliğinin de lanetlendiğini belirterek metresi Jane Seymouru sarayda kalması için çağırdı. Kısa bir süre sonra Anne tam dört ayrı adamla birlikte olduğu iddiası ve büyücülük, vatana ihanet gibi birçok nedenle yargılanıp suçlu bulundu. Halk, kraliçelerinin idamını protesto etse de nafile, Anne kafası kesilerek idam edildi.
Genç ve Çekici, Katherine Howard
Henry, Clevesli Anneden ayrılmanın yollarını ararken genç ve çekici Katherine ile tanıştı. Katharine gençliğiyle yaşı 50lerine yaklaşan Henrynin hayatına renk kattı. Henry onu lükse boğdu. Ancak bütün zenginliğine ve gücüne rağmen Katherine, Henryye karşı romantik duygular besleyemiyordu. Saray görevlisi Thomas Culpepperla ilişkisi ve Henry Mannoxu kişisel asistanı ataması onun sonu oldu. Vatan hainliği ve ihanetten idam edildi.
 |
|
En sevdiği eşi, Jane Seymour
Jane, Henrynin diğer iki eşine de asistanlık yapmış, bu sırada Henrynin dikkatini çekmişti. Hatta Henrynin onunla evlenme arzusunun Annee karşı yapılan haksız suçlamalara neden olduğu düşünülüyor. İdamdan 10 gün sonra da evlendiler. Janein resmi ve katı bir kişiliği vardı. Henry bu sefer eşinin kraliyet işlerine burnunu sokmasına izin vermemişti. Jane kısa süre sonra hamile kaldı ve sonunda bir oğlan çocuğu doğurdu. Ancak prensin kutsanma törenine katıldıktan sonra çok hasta olduğu anlaşıldı ve kısa süre zarfında doğum sonrası komplikasyonlar nedeniyle öldü. Ölümünden sonra Henry siyah giydi ve iki yıl boyunca kimseyle evlenmedi. Henry onu hep en sevdiği eşi olarak hatırladı.
En çok aşağılananı, Clevesli Anne
Clevesli Anne, Henrynin eşleri arasında en çok aşağılananıydı. Henry tekrar evlenmeye karar verdiğinde ressam Hans Holbeinden eş adaylarını resmetmesini istemişti. Annei portresinden beğenen Kral, Cleves Dükü ile evlilik anlaşması imzaladı. Henry kadınlarda eğitime ve kültüre çok önem vermesine rağmen bu meziyetlerin hiçbirine sahip olmayan Annein iyi huylu, erdemli ve söz dinler olması onu iyi bir aday yapıyordu. Yeni eşini görmek için sabırsızlanan Henry sonunda haber vermeden Annei ziyaret etti. Anne kralın huzuruna çıkmak için hazırlanma fırsatı bulamadığından tepkisinin ne olduğu bilinmiyor, ama o sırada aralarında ne geçtiğiyse Henry, Anneden hiç haz etmedi. Ancak artık evliliği iptal etmek için çok geçti. Almanlarla ilişkiler çıkmaza girebilirdi. Böylece Henry, Clevesli Annele istemeyerek de olsa evlendi. Bir süre sonra da boşanma için Annein rızası istendi. Henry karısının çok çirkin olduğunu ve onunla aynı yatağı paylaşmaya bile katlanamadığını söylüyordu. Cömert bir anlaşmayla Anne yüksek miktarda mülk sahibi olurken İngiltere Prensesi ilan edildi ve hayatının sonuna kadar İngilterede kaldı.
En çok sevilen kraliçe, Katherine Parr
Katherine İngiltere tarihinde en çok evlenen Kraliçeydi. İlk iki kocası öldükten sonra Henry ile evlendi. Kraliyet konseyinde yakınlarının olması nedeniyle Katherine saltanatta kontrol sahibiydi ve Henry savaşa gittiğinde onun yerine vekillik yapmıştı. Güçlü karakteri üvey kızı olan İngilterenin ilk Kraliçesi I. Elizabethe örnek oldu. Henrynin ölümünden sonra eski sevgilisi Thomas Seymourla evlendi. Katherine, Henrynin gazabına uğramayan tek eşiydi.