Türkiyede Ağustos itibarıyla resmi enflasyon yüzde 11.77. Ancak nüfusun en fakir yüzde 20lik kesimi enflasyonu yüzde 13.84 hissediyor. En ağır darbeyi ise enflasyonu yüzde 14ün üzerinde hisseden orta direk yiyor.
İSTANBUL - İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının (İSMMMO) Ağustos ayı enflasyon verilerinden yararlanarak hazırladığı Gelir Gruplarına Göre Enflasyon hesaplaması, nüfusun her kesiminin son 1 yıllık fiyat artışlarını resmi TÜFEnin üzerinde hissettiğini ortaya koyuyor. Buna göre, enflasyondaki en büyük paya gıda fiyatlarındaki artış sahip. Gıdayı konut ve ulaştırma izliyor.
İSMMMOnun hesaplamasına göre, gıda ve konut için ayrılan pay TÜFE hesaplamasında düşük olduğundan enflasyon daha düşük, gelir dağılım verileri daha yüksek çıkıyor. Ulaştırma ise ağırlığı gelir dağılımında daha düşük olduğundan gelir dağılım verileriyle resmi TÜFE arasındaki uçurumun kapanmasını sağlıyor. En yüksek fiyat artışları bu üç kalemde olduğu için gelire göre sıralanan yüzde 20lik nüfus dilimleri enflasyonu daha yüksek hissediyor.
Gelir dağılımının en dibinde bulunan yüzde 20lik kesimin 12 kalem için yaptığı harcamaların bu kalemlerdeki yıllık enflasyona oranlanmasıyla gerçekleştirilen enflasyon endeksi aslında bu kesim için yıllık fiyat artışlarının yüzde 11.77 değil yüzde 13.84 olduğunu gösteriyor. En fakir kesim fiyat artışlarını resmi TÜFEnin 2 puan daha üzerinde hissediyor.
ZENGİNİN ENFLASYONU DA YÜKSEK Genellikle resmi TÜFEnin altında çıkan zenginlerin enflasyonu da 2007de bir hayli şaşırtıcı sonuç verdi. Benzer yöntemle yapılan hesaplamaya göre nüfusun en zengin kesimi de enflasyonu yüzde 12.54 olarak hissetti. Bu hesaba göre, resmi enflasyon zenginin de maruz kaldığı enflasyonu 2007de daha düşük ölçüyor.
EN ÇOK ORTA DİREĞİ VURUYOR Enflasyonun ağırlığını en ağır hissedenler ise orta direk. Gelir dağılım verilerinden yapılan enflasyon hesabına göre fiyat artışlarını en fazla hisseden grup, nüfusun en fakir ikinci dilimi. Bu gruptakiler enflasyonu yüzde 11.77 değil yüzde 14.12 yaşıyor. Ortadaki yüzde 20lik dilimde de enflasyon yüzde 13.71 hissediliyor. En zenginlerin bir altındaki yüzde 20lik kesimde ise enflasyon yüzde 12.76 olarak hesaplanıyor. Böylece TÜİKin resmi hesabına göre yüzde 11.77 olan yıllık enflasyon nüfusun her katmanında farklı ancak resmi rakamdan daha yüksek hissediliyor.
NEDEN YÜKSEK ÇIKIYOR? Enflasyonun resmi verilerden yüksek olmasında, enflasyon hesabına esas olan 12 alt kalemin ağırlıklarının TÜFE ile gelir dağılım hesabında oldukça farklı olması yatıyor. Bu yıl enflasyonun nedeni; üç kalemin (gıda, kira ve ulaştırma) en fakirinden en zenginine kadar harcamalarda çok büyük payı olması. Yüzde 11.77lik TÜFEnin 8.95i bu üç kalemdeki artıştan kaynaklanıyor. Bir başka deyişle Ağustos itibarıyla TÜFEnin yüzde 76sı gıda, konut ve ulaştırmadaki fiyat artışlarından geliyor. Oysa en fakir dilimde bu üç kalemin ağırlığı yüzde 86ya çıkıyor.
Yapılan hesaplamaya göre en fakir yüzde 20nin 13.84lük enflasyonunun 11.90ı bu üç kalem kaynaklı. Ulaştırma ayrı tutulup, gıda ve konut alındığında oran yüzde 11.31e düşüyor. Oransal olarak da yüzde 81.7 oluyor. Böylece fakirin enflasyonunun 5te 4ünün gıda ve konut kaynaklı olduğu ortaya çıkıyor.
Yapılan hesap, en zenginlerin sadece bu üç kalemdeki enflasyonunun yüzde 9.9 olduğunu gösteriyor. Bir başka deyişle bu üç kalem zenginin yüzde 12.54lük enflasyonunun yüzde 80ini oluşturuyor. Sadece gıda ve konut ise zenginin enflasyonu içinde yüzde 67lik paya sahip.
Gelir dağılım verilerinde konut ve gıda daha yüksek ağırlığa sahip olduğu için enflasyon daha yüksek etki ediyor. Ulaştırmada ise resmi TÜFEdeki ağırlığı daha yüksek olduğu için gelir dağılımında daha düşük etki yaptığı gözleniyor. Bu da enflasyonun neden gelir dağılım verilerinde daha yüksek çıktığını gösteriyor.