Ögretmenleri bekleyen hastalıklar
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Diğer Hastalıklar

Ögretmenleri bekleyen hastalıklar

VKV Amerikan Hastanesi uzmanları, öğretmenlerin meslek hayatları boyunca karşı karşıya kaldıkları ses hastalıkları ve varis gibi meslek hastalıkları ile karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu hastalıklara karşı önerilerde bulundu.

 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 17:50 TSİ 09 Eylül 2008 Salı

İSTANBUL - VKV Amerikan Hastanesi, Kulak Burun Boğaz Bölüm Şefi Doç. Dr. Tan Ergin, “Profesyonel iş hayatında yoğun olarak sesini kullanan öğretmenlerde ses kısıklığı, ses tellerinde şişme (ödem), nodül ve polip gibi hastalıklara sıkça rastlandığını” bildirdi.
Haberin devamı

Sigara kullanımının, kronik üst solunum yolları enfeksiyonunun ve reflü hastalığının ses kısıklığı sorununu ön plana çıkaran etkenler olduğunu belirten Ergin, ortamda tebeşir tozu gibi boğaz ve ses tellerini irite edecek faktörlerin bulunmasının da sorunları arttırdığına dikkat çekti. Tan Ergin, şu bilgileri verdi:
“Özellikle yüksek tonda uzun süreli konuşmaların yapılması, ses tellerinde şişmeye ve küçük kanamalara yol açar. İlerleyen durumlarda ise ses tellerinde nodül veya polip gibi iyi huylu, ancak sürekli ses kısıklığına yol açabilecek rahatsızlıklarla karşılaşmak mümkün olur. Ses hastalıklarına karşı koruyucu önlemler alınabilir. Bir kısmında cerrahi müdahalenin gerekebileceği bu tür hastalıklarla karşılaşmamak için ses kullanımına dikkat edilmeli, uzun süreli konuşmaların yapıldığı durumlarda zaman zaman konuşmaya kısa aralar verilerek su içilmelidir. Bir haftayı aşan ses kısıklıklarında ise bir kulak burun boğaz uzmanına başvurarak sorun ortaya konmalı ve tedavi edilmelidir.”

ÖKSÜRÜK VE HAPŞIRIK
Öğretmenlerin sık yaşayabileceği sağlık sorunlarından biri de solunum yolunda gelişen enfeksiyonlar ve alerjik durum olduğunu vurgulayan Göğüs Hastalıkları Bölümünden Dr. Elif Altuğ Kolsuk ise sınıf içinde var olan bir virütik enfeksiyonun hızla hava yoluyla bulaşabilme olasılığına sahip olduğu bildirdi.

Hem öğrencilerin birbirine, hem de öğretmenlerine bu mikrobu kolaylıkla taşıyabileceklerine işaret eden Kolsuk, şunları kaydetti:
“Sınıf içinde öksürük ve hapşırık virütik enfeksiyonların en sık bulaşma yollarıdır. Bu nedenle hastalıkların yayılımını önlemede el yıkanması mutlaka hatırlanmalıdır. Diğer bir nokta ise bazı maddelerin solunum yolunu tahriş ederek astım yakınmalarının başlamasına veya artmasına neden olmasıdır. Bunlar arasında tebeşir tozu da bulunur. Öğretim süresince tebeşir tozuna yoğun maruz kalma, bu toz parçacıklarının solunum yollarında duyarlılık artışı ve zaman içinde de hava yolu tıkanıklığına yol açmasına neden olabilir. Sonuçta meslek hastalığı olarak astım bronşit durumu gelişebilir veya var olan solunum yolu hastalıkları kronikleşebilir.”

“DOĞRU DURUŞU KORUMAK ÖNEMLİ”
Fizik Tedavi ve Ortopedi Klinik Şefi Uzman Doktor Önder Çerezci de her gün doğru duruşu korumanın önemli olduğunu vurgulayarak, ancak özellikle de küçük sınıflara eğitim veren öğretmenlerin, zamanlarının büyük bir kısmını yere eğilerek geçirdiklerini, eğitim verdikleri ortamların çok küçük beden boyutlarına göre tasarlandığı belirtti.

Çerezci, öğretmen ve öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu:
“Öğretmenlerin uzun süreli oturmak ve kötü duruşun oluşturduğu problemlerden kurtulmak için özellikle hareketin doğru kullanılması konusunda eğitilmeleri gerekir. Doğru duruşun sık sık hatıra gelmesini sağlamak üzere bu konuyla ilgili eğitim broşürleri hazırlanmalı ve doğru duruş biçimleri bunların üzerinden gösterilerek anlatılmalıdır. Kas iskelet sistemi hastalıklarının azaltılması amacıyla sık aralar vererek çalışmak gerekir. Genel prensip olarak duruş, 40 dakikada bir oturur pozisyondayken ayağa kalmak ya da ayaktan tekrar oturur pozisyona geçmek şeklinde olmalıdır.
Genel okul mobilyaları konusunda mobilya seçimi oldukça önemlidir. Sıralar ve masalar sandalyelerle uyumlu olmalı. Çalışma masasında olduğu gibi, oturma sırasında da herhangi bir büyük eklemde gerginlik ve ağrı hissedilmemeli. Sandalyeler sıraya ya da masaya mümkün olduğu kadar yanaştırılmalı. Ayakların sıraların altına rahatlıkla girdiğinden emin olunmalı. Yazı tahtası ile sıralar arasında öğrenci gidiş - gelişini engellemeyecek şekilde boşluk bırakılmalı. Alternatif yöntemler kullanarak aynı masa seviyesinde okuma işleminin uzun süreli yapılması engellenmeli. Bilgisayar kullanımında olduğu gibi, sıralarda da uzun süreli oturmaktan kaçınmak gerekir. Omuzlar ve kol rahat olmalı. Sandalyenin iki taraflı kol desteklerinden faydalanılmalı. Ayaklarımız yere tam ya da ayak dinlendirme platformunda tutulmalı. El çantası yerine sırt çantası taşımak, daha az enerji gerektirdiğinden ve doğru duruş sağladığından tercih edilmeli.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları