‘Nükleerci polis devleti mi geliyor?’
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

‘Nükleerci polis devleti mi geliyor?’

“Ben boşta gezen çevreci değilim”, “Çevrecilerin daniskasıyım” diyen Başbakan Erdoğan’ın sözlerini “çok vahim” bulan Yeşiller Partisi’ne göre bu sözler çevrecilere karşı zor kullanılacağının göstergesi.


 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 14:20 TSİ 28 Ağustos 2008 Perşembe

İSTANBUL - NTVMSNBC’ye konuşan Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Ümit Şahin, Başbakan’ın çevrecilere yönelik sözlerini şöyle değerlendirdi: “Nükleerci polis devleti mi geliyor? Nükleer santrale karşı çok ciddi bir tepki var Türkiye’de. Bunları bastırmak için polis devleti kurallarını uygulamaya karar vermiş olsalar gerek ki... Başbakan’ın sözlerinin de bunun önünü açmak için söylenmiş, çevrecileri hedef gösteren ve onlarla alay eden sözler olduğunu düşünüyoruz. Çok vahim...”
Haberin devamı

Kendisini, “Sürdürülebilir yaşam için, ekolojik, paylaşımcı ve çoğulcu bir toplumun kurulması yolunda mücadele eden şiddet karşıtı, demokratik bir siyasi parti” olarak tanımlayan ve 30 Haziran 2008’de kurulan Yeşiller Partisi, önümüzdeki günlerde nükleere karşı sürekli eylem başlatacağını açıkladı. Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Ümit Şahin, Başbakan’ın çevrecilere ilişkin sözlerinin çevreciler tarafından nasıl anlaşıldığını NTVMSNBC’ye değerlendirdi:

BAŞBAKAN’IN SÖZLERİNİN HEMEN ARDINDAN...
“Boş vakit” meselesi... Başbakan’ın bu lafları söylemesi aslında bu kadar iyi niyetli ele alınamayabilir. Çünkü çevrecilere ilişkin müdahaleleri aynı anda tetikliyor. Doğrudan doğruya çevrecileri karşısına almaya yönelik, alaycı bir ifade. Sinop’ta nükleer santrale karşı eylem yapan gençler çok sert bir şekilde bastırıldılar, göz altına alındılar. Bunlar Başbakan’ın sözlerinin hemen ardından oldu.
Hayrettin Karaca: Ben boşta gezmiyorum


NÜKLEERCİ POLİS DEVLETİ Mİ GELİYOR?
Nükleerci polis devleti mi geliyor? Nükleer santrale karşı çok ciddi bir tepki var Türkiye’de. Bunları bastırmak için polis devleti kurallarını uygulamaya karar vermiş olsalar gerek ki... Başbakan’ın sözlerinin de bunun önünü açmak için söylenmiş, çevrecileri hedef gösteren ve onlarla alay eden sözler olduğunu düşünüyoruz. Çok vahim...


BAŞBAKAN NE KADAR DEMOKRATSA O KADAR ÇEVRECİ
Başbakan kendini çevreci sanıyor ama, Başbakan Erdoğan ne kadar demokratsa o kadar çevrecidir. Çevrecilikten, çevreden, çevrecilerin ve bizim anladığımız şeyi anlamadığı çok açık. Çok iyi niyetli yorumlamaya çalışıyorum; Başbakan’ın çevrecilikten anladığı ekolojik dengeleri hiçe sayarak nehirlerin sularını başka yerlere akıtmak, boruların içine hapsetmek, önlerine barajlar kurmak... Bu gibi ne kadar çevre düşmanı yatırım ya da müdahale varsa bunları çevrecilik sanıyor. Başbakan’ın çevrecilikten ne anladığını sorgulaması gerektiğini düşünüyoruz.
Özdemir: Başbakan, yeni Çernobil’i önlemeli


NÜKLEERE KARŞI SÜREKLİ EYLEM BAŞLATIYORUZ
Şu andan itibaren nükleere karşı sürekli eylem başlatıyoruz. İki üç gün içinde programını duyuracağız. Nükleer santral ihalesinin derhal iptal edilmesine yönelik. Bu tür sözler söyleyerek, bizi hedef alarak yapacakları açıklamalarla bizi sindiremezler. Durum çok ciddidir. Türkiye’de nükleer santral ihalesinin geçmemesi lâzımdır. Bunun Türkiye’nin önünde çok büyük bir bela haline geleceğini düşünüyoruz.

DİYALOGLA DEĞİL ZOR KULLANARAK...
Başbakan’ın sözleri kendi programlarıyla örtüşüyor. AKP’nin çevre programını anlayabilmek için doğrudan doğruya başta enerji ve ulaşım konusundaki politikalarına bakmak lazım. Kesinlikle, gelmiş geçmiş en çevre düşmanı politikalardan birini izliyor AKP. Bu anlamda geri adım atmak istemedikleri ve muhalefetten de hoşlanmadıklarının sinyalidir bu. Demek ki bundan sonra bu mücadelenin güçleneceğinin farkındalar. Buna karşı karşılıklı diyalog yoluyla değil zor kullanarak tedbir alacaklarını göstermiş oluyorlar. Biz bu nedenle çok vahim bir gelişme olarak nitelendiriyoruz.

yesil.ntvmsnbc.com

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

erkan  - İzmir
27 Ağustos 2008, Çarşamba 20:33  
Eski doğu bloğu komşularımızın nükleer santralleri korkutabilir zaten bunları kontrolde edemeyiz. Ama kontrolü bizde olacak bir nükleer santralin ülkemizin enerji ihtiyacı açısından tartışılmaz olması gerekir. Bunu eleştiren kişilerin HES,termik santraller ile nükleer santrallerin yapımı, kullanım ömrü gibi kriterleri hakkında hiçbir bilgisi olmadığını yada art niyetli olduklarını düşünüyorum. Rüzgar, güneş, dalga enerjisi gibi seçenekler ise günümüz teknolojisi ile ancak 5-10 milyonluk ülkeler için çözüm getirebilir. Yani bu kaynaklara sahip olmak yakın zaman için yeterli değil.

Güney GÜROL  - İzmir
27 Ağustos 2008, Çarşamba 18:43  
Cehalet had safhada! 1-) Turkiye Cumhuriyeti"nin yaptigi uluslararasi anlasmalar geregi , Nukleer ile ihtiyacin 100% sini uretseniz bile disardan enerji almakla yukumlusunuz.Almasaniz da almis gibi odemek zorundasiniz. 2-) Alternatif enerji yok diyenler , buyrun size Çeşme Alaçatıyı gezdireyim ve bir muhendis olarak teknik bilgileri vereyim. 3-) Yapilsin diyenler kendi sehirlerinde isterler mi acaba. 4-) Turkiyenin kullanimi dolan atiklari atabilecegi bir orta afrika somurgesi yok.Bknz. Fransa , Almanya , Ingiltere.

Recep Şahin  - Antalya
27 Ağustos 2008, Çarşamba 15:48  
Türkiye"de işler yolunda gider ve yıllık en azından %5 büyüme devam ederse, bu enerji ihtiyacının her sene en az %5 büyüyeceği anlamına gelir ki, 15 sene sonra ihtiyaç şuan bulunan kurulu gücün 2 eder. Gelinen noktada; şuan değerlendirmediğimiz rüzgar ve güneş enerjisinin değerlendirilmesi, yapılması mümkün barajlar ve enerji hatlarının iyileştirmesi ile bu ihtiyaç karşılanamaz. Nükleer enerji bir seçim değil zorunluluktur. Reaktörlerin yapım süresi düşünüldüğünde bir an önce başlamak gerekli.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları