Eyüp Muhçu
(TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı):
HAYDARPAŞANIN YERİNE DÜNYA TİCARET MERKEZİ
Marmaray projesi, Haydarpaşanın gar olarak devam etmesine engel değil aslında. Ancak maalesef geçmişte yetkili kişilerin güvence vermesine rağmen bugün Haydarpaşanın fonksiyonsuz kaldığından yola çıkarak otele dönüştürmek istiyorlar. Aynı zamanda iş merkezi fonksiyonlarının bir kısmını da bu binaya taşımak istiyorlar. Oysa Haydarpaşanın toplumsal belleğe uygun bir şekilde gar fonksiyonunu devam ettirmesi gerekir. Bu evrensel koruma hukukunun kuralları gereğidir de. Evrensel koruma hukuku şunu demektedir: Tarihi yapıların fonksiyonları ile birlikte yaşamlarını sürdürmesi temel kuraldır. Bugün Haydarpaşanın fonksiyonunu sürdürmemesi için herhangi bir neden yok. Tek neden, Dünya Ticaret Merkezi adı altındaki bir rant projesidir. Başka bir neden ileri sürülmesi gerçekçi değil.
HAYDARPAŞASIZ İSTANBUL DÜŞÜNÜLEMEZ
Haydarpaşa garı ve bölgesi, İstanbulun mimari değerlerini, siluet değerlerini oluşturan, aynı zamanda ülke açısından stratejik öneme sahip bir yer. Haydarpaşasız İstanbul düşünülemez. Haydarpaşa ve bölgesi, sadece İstanbulun meselesi de değil; aynı zamanda dünya mirası listesinde olan bir yer. Korunması gerektiği konusu Uluslararası Mimarlar Birliği, UNESCO tarafından da açıklandı. Hal böyleyken, Haydarpaşayı ortadan kaldıran, Dünya Ticaret Merkezi niteliğinde 5 milyon metrekareye yakın bir betonlaşma projesi gündemde.
YASA JET HIZIYLA GEÇİRİLDİ
Bu çalışmanın içerisinde Devlet Demiryolları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. Bunu hayata geçirmek için bir geceyarısı 5793 sayılı torba yasa çıkarıldı. Daha sonra Koruma Kurulunun bölgeyi taşıdığı özellikler ve nitelikler nedeniyle tarihsel ve kentsel SİT alanı ilan etmesiyle bu tür çabaların önünde engel oluştu.
Ancak SİT kararının iptali amacıyla Devlet Demiryolları mahkemeye başvurdu. Bu başvuruyu haksız ve yersiz bulan mahkeme talebi reddetti. Yine de çabalar durmadı İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Devlet Demiryolları arasında bir protokol yapıldı. Yapılması zorunlu olan koruma amaçlı plan bu protokolle Devlet Demiryollarının ipoteği altına alındı. Halbuki koruma amaçlı plan koruma ilkeleri doğrultusunda, ulusal ve evrensel koruma hukuku ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekirdi. Böyle bir yola gidildi. Koruma amaçlı plan kapsamında rant projelerini plana iliştirmek için çabalar sürdürülüyor. Bu planın yürürlüğe girmesi halinde hukuka ve ilgili yasalara aykırı olması dolayısıyla iptal edilmesi gündeme gelecektir. Bunu da aşmak için 24 Temmuz 2008 tarihinde acilen Parlamentodan torba yasa geçirildi ve ardından jet hızıyla Sayın Cumhurbaşkanı bu yağma yasası niteliğindeki yasayı yürürlüğe soktu. Bu yasa birfiil uygulanırsa, yasalara, 2860 sayılı koruma yasasına, kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili yasalarına aykırı olacaktır. Getirdiği hükümlerle, koruma yasaları ve diğer ilgili yasalarla birlikte yerel yönetimleri, Kadıköy ve Üsküdar belediyelerini, kamu kurum kuruluşlarını tamamen devre dışı bırakan bir niteliğe sahip.
ANCAK ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARI KURTARABİLİR
Bunu savunacak yerel kurumlar da devre dışı bırakılmak isteniyor. Bu yasanın iptal edilmesi için TBMMdeki duyarlı milletvekillerine başvuruda bulunduk. Bunu Anayasa Mahkemesine iptal amacıyla getirmelerini bekliyoruz. Ortada yasalar var. Yöneticiler yasalara uygun davransa böyle bir sonuç olmayacak. İstanbulun değerlerine sahip çıkan çevrelerin aktif olması, daha duyarlı olması ve duyarlılıklarını da aktif yöntemlerle kamuoyuyla paylaşması halinde bu tür girişimler sonuçsuz kalacaktır. Ancak kamuyunda şu aşamada yeterli duyarlılığın olduğunu görmüyoruz.