Raporda, gelişmiş ülkelerdeki ve Türkiyedeki sağlık hizmetleri karşılaştırılarak, Türkiyede sağlığa eşit erişim, yüksek hizmet kalitesi ve kaynakların etkin kullanılması için yapılması gerekenler araştırıldı.
Raporda, Dünya Bankasının, Türkiyede halen yüzde 71.6sı devlet tarafından yapılan sağlık harcamalarının yılda ortalama yüzde 15 artacağını tahmin ettiği hatırlatılarak, Türkiyenin kaynaklarını israf etmeden en etkin şekilde kullanmasının giderek daha önemli duruma geldiğine işaret edildi.
Deloitte Türkiye Sağlık ve İlaç Endüstrisi Lideri Güler Hülya Yılmaz, raporla ilgili yazılı açıklamasında, Türkiyenin sağlık harcamaları gelişmiş ülkelerin gerisinde dahi olsa, kendi gelirine oranla makul bir düzeydedir. Mesele, daha ziyade kaynakların etkin kullanımıyla ilgilidir dedi ve ekledi: Bu şartlar altında, karar alma süreçlerinin mümkün olduğu ölçüde bilimsel temellere dayanması ve şeffaf olması, hem halk sağlığının korunması, hem de hesap verilebilirlik bakımında önemlidir.
Rapora göre Türkiyede, toplam sağlık harcamalarının GSMHya oranı, yüzde 7.6 olarak gerçekleşiyor. OECD ortalaması ise yüzde 9 seviyesinde. ABDde yüzde 15.6 olan bu oran Almanya, Fransa, İsviçre gibi ülkelerde ortalama yüzde 11 düzeyinde, Yunanistanda ise yüzde 10.1 olarak gerçekleşiyor.
Raporda, özellikle sosyal güvenlik sistemindeki sorunlar nedeniyle sağlık alanında kaynaklarını etkin kullanamayan Türkiyenin, son yıllarda bu alanda önemli adımlar attığı belirtildi ve şu gelişmelere işaret edildi:
1 Haziran 2003ten itibaren kamu çalışanlarının özel sağlık kuruluşlarında da tedavi edilmelerine imkan verilmesi
2004 yılında geçilen ilaçta Referans Fiyat uygulaması
2005 itibarıyla Sağlıkta Dönüşüm reformu çerçevesinde Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) bünyesindeki tüm sağlık hizmet işletmeleri ile kamu kurumlarınca işletilen sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesi
2005 itibarıyla SSKya bağlı çalışanların reçeteli ilaçlarını anlaşmalı eczanelerden temin etmelerine olanak verilmesi
Mayıs 2006 itibarı ile sosyal güvenlik kurumlarının 5502 sayılı Kanun çerçevesinde tek bir Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında bir araya getirilmesi ve Anayasa Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararı sonrasında yapılacak revizyonları takiben uygulamaya girmesi beklenilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu