Katliam yeri görüntüleri sanıkları güldürdü
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Polis - adliye

Katliam yeri görüntüleri sanıkları güldürdü

Zirve Yayınevi katliamının 10. duruşmasında polisin olay yerinde çektiği görüntüler mahkeme salonunda izlendi. Görüntüler izlenirken birçok kişi gözyaşlarını tutamazken, cinayet sanıkları Emre Günaydın ve Salih Gürler’in gülmeleri dikkat çekti.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 17:57 TSİ 21 Ağustos 2008 Perşembe

MALATYA - Zirve Yayınevi’nde 1’i Alman 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili davanın bugün yapılan 10. duruşmasında tutuklu sanıklar Emre Günaydın, Salih Gürler, Abuzer Yıldırım, Cuma Özdemir ve Hamit Çeker geçen duruşmada talep ettikleri ek savunmayı yaptı. Duruşmada olay yeri polis kamerası görüntüleri mahkeme salonunda izlendiği sırada salonda bulunan birçok kişinin gözyaşlarını tutamadığı dikkat çekerken, sanıklardan Emre Günaydın ve Salih Gürler’in sık sık güldü.
Haberin devamı

Sanıklardan Hamit Çeker, mahkeme heyetine yazılı verdiği ve okuduğu ek savunmasında, ek iddianamede geçen yağma suçlamasıyla ilgili herhangi bir faaliyetinin olmadığını, olay yerine kimseye zarar vermek maksadıyla gitmediğini iddia etti.

“RAHAT ETSİN DİYE BAŞININ ALTINA POŞET KOYDUM”
Olay günü içeriden sadece bir flash disk aldığını, onu da sanıklardan Emre Günaydın’a verdiğini belirten Çeker, olayın hemen sonrasında yapılan üst taramasında üzerinden yayınevi ve maktullere ait bir şeyin çıkmadığını söyledi.

Çeker, şunları kaydetti: “Olay yerine gittiğimizde, hiç kimseye zarar vermek veya yağma yapmak niyetinde değildim. Zaten bu yönde hiçbir faaliyetim olmamıştır. Olay yerinde gidiş saatimizden de anlaşılacağı gibi mesai saati içerisinde herkesin rahatlıkla gelip gidebileceği bir saatte orada bulunuyorduk. Öyle ki elektrikçi biz içerideyken sayacı okudu. Kargo şirketi çalışanı yine biz oradayken kargo paketi bıraktı. Üzerimizde bulunan silah ve bıçaklar ise karşı tarafa karşı kendimizi savunmak maksadıyla alınmıştı. Hiç kimseye zarar verme niyetimiz yoktu. Her şey Emre Günaydın’ın lavabodan gelerek bıçağını çekip herkesin yere yatmasını söylemesiyle değişti. Ben olay yerinde kimseye zarar vermedim, kimseyi bağlamadım. Hatta, Uğur Yüksel’in yardım istemesi üzerine ellerindeki ipi gevşeterek rahat etmesi açısından başının altına bir poşet koydum. Olay yerinde Emre’nin bize söylemiş olduğu üzere bilgi toplamak maksadıyla bir koliye ve kaldırdığım bir fayansın altına baktım ve masanın üzerinde duran bir flash diski alıp Emre’ye verdim.”

GÜNAYDIN: LEVENT ERSÖZ’Ü TANIMIYORUM
Bu arada, mahkeme heyeti başkanı Eray Gürtekin, Emre Günaydın’ı savunmasını yaptıktan sonra yanına çağırdı.

Gürtekin, dava dosyasından çıkardığı bir kağıdı Günaydın’a göstererek, “Bu kağıtta yazılı olanlar, hastanede tedavi gördüğün dönemde senin tarafından yazıldığı söyleniyor. Bunu sen mi yazdın? Levent Ersöz (Ergenekon soruşturması kapsamında aranan emekli tuğgeneral) ve Levent Temiz’i tanıyor musun?” diye sordu.

Günaydın, iki ismi tanımadığını, kağıtta yazılı olanların da kendisine ait olup olmadığını hatırlamadığını kaydetti.

Tanık olarak dinlenen Hüseyin Yelki ise, sanıklardan kimseyi tanımadığını, sadece Emre Günaydın’ın olaydan 1,5 ay kadar önce yayınevine beraberindeki iki kişi ile gelerek Necati Aydın’ı sorduğunu, Günaydın’ın da adından dolayı aklında kaldığını ifade etti.

Duruşmada savunmalarını yapan diğer 4 sanık da yağma ve diğer suçlamaları kabul etmediler.

DURUŞMA 12 EYLÜL’E ERTELENDİ
Mahkeme heyeti, Ergenekon davası iddianamesinin dosyaya alınmasını isterken; bugünkü duruşmada izlenen olay yeri tespit CD’sindeki görüntülerle ilgili olarak, “görüntülenen silahlar ile emanette kayıtlı bulunan ve olay yerinde elde edildiği bildirilen silahların aynı silahlar olup olmadığı ve özellikleri hakkında Adalet Komisyonu Bilirkişi listesinden seçilecek bir bilirkişiden rapor aldırılmasına” karar verildiğini açıkladı.

Duruşmaya gelmeyen tanıkların polis zoruyla getirilmesine karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 12 Eylül’e erteledi.

ZİRVE KATLİAMI
Malatya’da 18 Nisan 2007’de Zirve Yayınevinde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürülmüş, polis, zanlılardan Salih Gürler (20), Cuma Özdemir (20), Hamit Çeker (19) ve Abuzer Yıldırım’ı (19) olay yerinde yakalamıştı.

Olaydan sonra üçüncü katın penceresinden kaçmak isterken düşerek yaralanan Emre Günaydın, kaldırıldığı İÜ Turgut Özal Tıp Merkezinde tedavi altına alınmış, tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Sinan ARI  - Bursa
22 Ağustos 2008, Cuma 13:50  
Evet Nafize öyle, şu Manavgat yangınınıda Ergenekon çıkarmış.Sayın R.T. Erdoğanı üstünden atan atı hatırlarmısınız oda Ergenekon muş! İçinde kilitli kaldığı makam arabasıda Ergenekon muş! Dağlıca baskınını yapanda Ergenekon muş! Konya"da çöken kaçak kuran kursunuda Ergenekon uçurmuş! Türkiyede olan trafik kazalarının yarısı Ergenekon işiymiş! Eşref Bitlis paşanın helikopterini düşürende Ergenekon muş! YOK ARTIK YA NE BULSANIZ ERGENEKON DİYORSUNUZ EL İNSAF....

Sinan ARI  - Bursa
22 Ağustos 2008, Cuma 13:41  
Sayın Cumhuriyet Savcımız Zekeriya Öz"ün cemaatle ilişkisi, üniversitede okurken Fettullah hocanın Işık evlerinde kaldığını neden kimse konuşmuyor acaba!!!!!! Neden sadece savcılara Cumhuriyet savcısı ünvanı verildiğini unutmayın lütfen. Cumhuriyeti koruma görevi ne siyasetçilere nede bürokratlara verilmiştir tek görevli Cumhuriyet Savcılarımızdır.

Sinan ARI  - Bursa
22 Ağustos 2008, Cuma 13:35  
Ergenekon olayının çarpıtıldığını düşünüyorum.Çorba gibi karıştırıldı.Fikir olarak devleti ve milleti korumak kollamak suçmuş gibi lanse ediliyor.Eğer içlerinde suç işleyen varsa tamam onlar yargılanabilir ama insanlar düşünceleri için hapse atılıp ölümlerine neden olunuyorsa bunda yanlışlık vardır.Dursun Karataş"ın leşini karşılayanlar terörist değilmidir?Dağda askerimizin öldürdüğü leşleri alıp arkasında gösteri yapanlar terörist değilmidir? Çok üzülüyorum kendi ülkemde azınlık gibi olduk Türk milletinin diğer unsurları biz Türklerden daha fazla haklara sahipler, yazık çok yazık.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları