Zirve Yayınevi katliamının 10. duruşmasında polisin olay yerinde çektiği görüntüler mahkeme salonunda izlendi. Görüntüler izlenirken birçok kişi gözyaşlarını tutamazken, cinayet sanıkları Emre Günaydın ve Salih Gürlerin gülmeleri dikkat çekti.
MALATYA - Zirve Yayınevinde 1i Alman 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili davanın bugün yapılan 10. duruşmasında tutuklu sanıklar Emre Günaydın, Salih Gürler, Abuzer Yıldırım, Cuma Özdemir ve Hamit Çeker geçen duruşmada talep ettikleri ek savunmayı yaptı. Duruşmada olay yeri polis kamerası görüntüleri mahkeme salonunda izlendiği sırada salonda bulunan birçok kişinin gözyaşlarını tutamadığı dikkat çekerken, sanıklardan Emre Günaydın ve Salih Gürlerin sık sık güldü.
Sanıklardan Hamit Çeker, mahkeme heyetine yazılı verdiği ve okuduğu ek savunmasında, ek iddianamede geçen yağma suçlamasıyla ilgili herhangi bir faaliyetinin olmadığını, olay yerine kimseye zarar vermek maksadıyla gitmediğini iddia etti.
RAHAT ETSİN DİYE BAŞININ ALTINA POŞET KOYDUM Olay günü içeriden sadece bir flash disk aldığını, onu da sanıklardan Emre Günaydına verdiğini belirten Çeker, olayın hemen sonrasında yapılan üst taramasında üzerinden yayınevi ve maktullere ait bir şeyin çıkmadığını söyledi.
Çeker, şunları kaydetti: Olay yerine gittiğimizde, hiç kimseye zarar vermek veya yağma yapmak niyetinde değildim. Zaten bu yönde hiçbir faaliyetim olmamıştır. Olay yerinde gidiş saatimizden de anlaşılacağı gibi mesai saati içerisinde herkesin rahatlıkla gelip gidebileceği bir saatte orada bulunuyorduk. Öyle ki elektrikçi biz içerideyken sayacı okudu. Kargo şirketi çalışanı yine biz oradayken kargo paketi bıraktı. Üzerimizde bulunan silah ve bıçaklar ise karşı tarafa karşı kendimizi savunmak maksadıyla alınmıştı. Hiç kimseye zarar verme niyetimiz yoktu. Her şey Emre Günaydının lavabodan gelerek bıçağını çekip herkesin yere yatmasını söylemesiyle değişti. Ben olay yerinde kimseye zarar vermedim, kimseyi bağlamadım. Hatta, Uğur Yükselin yardım istemesi üzerine ellerindeki ipi gevşeterek rahat etmesi açısından başının altına bir poşet koydum. Olay yerinde Emrenin bize söylemiş olduğu üzere bilgi toplamak maksadıyla bir koliye ve kaldırdığım bir fayansın altına baktım ve masanın üzerinde duran bir flash diski alıp Emreye verdim.
GÜNAYDIN: LEVENT ERSÖZÜ TANIMIYORUM Bu arada, mahkeme heyeti başkanı Eray Gürtekin, Emre Günaydını savunmasını yaptıktan sonra yanına çağırdı.
Gürtekin, dava dosyasından çıkardığı bir kağıdı Günaydına göstererek, Bu kağıtta yazılı olanlar, hastanede tedavi gördüğün dönemde senin tarafından yazıldığı söyleniyor. Bunu sen mi yazdın? Levent Ersöz (Ergenekon soruşturması kapsamında aranan emekli tuğgeneral) ve Levent Temizi tanıyor musun? diye sordu.
Günaydın, iki ismi tanımadığını, kağıtta yazılı olanların da kendisine ait olup olmadığını hatırlamadığını kaydetti.
Tanık olarak dinlenen Hüseyin Yelki ise, sanıklardan kimseyi tanımadığını, sadece Emre Günaydının olaydan 1,5 ay kadar önce yayınevine beraberindeki iki kişi ile gelerek Necati Aydını sorduğunu, Günaydının da adından dolayı aklında kaldığını ifade etti.
Duruşmada savunmalarını yapan diğer 4 sanık da yağma ve diğer suçlamaları kabul etmediler.
DURUŞMA 12 EYLÜLE ERTELENDİ Mahkeme heyeti, Ergenekon davası iddianamesinin dosyaya alınmasını isterken; bugünkü duruşmada izlenen olay yeri tespit CDsindeki görüntülerle ilgili olarak, görüntülenen silahlar ile emanette kayıtlı bulunan ve olay yerinde elde edildiği bildirilen silahların aynı silahlar olup olmadığı ve özellikleri hakkında Adalet Komisyonu Bilirkişi listesinden seçilecek bir bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verildiğini açıkladı.
Duruşmaya gelmeyen tanıkların polis zoruyla getirilmesine karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 12 Eylüle erteledi.
ZİRVE KATLİAMI Malatyada 18 Nisan 2007de Zirve Yayınevinde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürülmüş, polis, zanlılardan Salih Gürler (20), Cuma Özdemir (20), Hamit Çeker (19) ve Abuzer Yıldırımı (19) olay yerinde yakalamıştı.
Olaydan sonra üçüncü katın penceresinden kaçmak isterken düşerek yaralanan Emre Günaydın, kaldırıldığı İÜ Turgut Özal Tıp Merkezinde tedavi altına alınmış, tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
Evet Nafize öyle, şu Manavgat
yangınınıda Ergenekon çıkarmış.Sayın
R.T. Erdoğanı üstünden atan atı
hatırlarmısınız oda Ergenekon muş!
İçinde kilitli kaldığı makam arabasıda
Ergenekon muş! Dağlıca baskınını
yapanda Ergenekon muş! Konya"da çöken
kaçak kuran kursunuda Ergenekon
uçurmuş! Türkiyede olan trafik
kazalarının yarısı Ergenekon işiymiş!
Eşref Bitlis paşanın helikopterini
düşürende Ergenekon muş! YOK ARTIK YA
NE BULSANIZ ERGENEKON DİYORSUNUZ EL
İNSAF....
Sinan ARI - Bursa
22 Ağustos 2008, Cuma 13:41
Sayın Cumhuriyet Savcımız Zekeriya
Öz"ün cemaatle ilişkisi, üniversitede
okurken Fettullah hocanın Işık
evlerinde kaldığını neden kimse
konuşmuyor acaba!!!!!! Neden sadece
savcılara Cumhuriyet savcısı ünvanı
verildiğini unutmayın lütfen.
Cumhuriyeti koruma görevi ne
siyasetçilere nede bürokratlara
verilmiştir tek görevli Cumhuriyet
Savcılarımızdır.
Sinan ARI - Bursa
22 Ağustos 2008, Cuma 13:35
Ergenekon olayının çarpıtıldığını
düşünüyorum.Çorba gibi
karıştırıldı.Fikir olarak devleti ve
milleti korumak kollamak suçmuş gibi
lanse ediliyor.Eğer içlerinde suç
işleyen varsa tamam onlar
yargılanabilir ama insanlar
düşünceleri için hapse atılıp
ölümlerine neden olunuyorsa bunda
yanlışlık vardır.Dursun Karataş"ın
leşini karşılayanlar terörist
değilmidir?Dağda askerimizin öldürdüğü
leşleri alıp arkasında gösteri
yapanlar terörist değilmidir? Çok
üzülüyorum kendi ülkemde azınlık gibi
olduk Türk milletinin diğer unsurları
biz Türklerden daha fazla haklara
sahipler, yazık çok yazık.