TTBnin söz konusu belgede, bölücü ve yıkıcı faaliyette bulunmakla suçlandığını belirten Gürsoy, şunları kaydetti: 50 yılı aşkın bir süredir Türkiye Cumhuriyeti yasalarıyla faaliyetlerini sürdüren, yüz binin üzerinde hekimi temsil eden, kamu kurumu niteliğine sahip bir meslek örgütü olan TTB adına bilgi edinme hakkımıza dayanarak Sayın Başbakandan, meslek örgütümüzü şaibe altında bırakan belgenin gerçekten TSK tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin, TSK tarafından düzenlenmişse, bu uygulamanın yasal dayanağının ne olduğunun tarafımıza acilen bildirilmesini istiyoruz.
Gürsoy, Başbakandan yanıt gelmemesi durumunda ise ne yapacaklarıyla ilgili olarak şöyle konuştu: Hukukçularla bu aşamada tekrar bir değerlendirme yapacağız. Bu, TTBnin ve diğer suçlanan örgütlerin şahsiyetlerine haksızlıktır ve yapılan bu fişleme kendisi bir suçtur. Kişilik haklarına tecavüz niteliği taşır. Olmayan, gerçeğe dayanmayan suçlamalar TCKnın çeşitli maddelerinde ifade edilmiştir. Suçtur, kim tarafından yapılmış olursa olsun. Bu aşamadan sonra değerlendirmeleri hukukçularımız yapacak ve biz de ona göre adım atmaya çalışacağız.