Sendika: Gisan’ın kurucusu konuştukça batıyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Sendika: Gisan’ın kurucusu konuştukça batıyor

Tuzla’da, tersane işçilerinin filika testinde kobay olarak kullanılmalarını olağan karşılayıp, “Denemede kum torbası olmaz” diyen Gisan Tersanesi’nin kurucusu Mehmet Oyar’a Limter-İş Genel Başkanı Cem Dinç’ten yanıt geldi: “Konuştukça batıyor”.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 19:29 TSİ 18 Ağustos 2008 Pazartesi

İSTANBUL - Tuzla’daki Gisan Tersanesi’nde yer alan 12 bin 500 grostonluk tankerin filikasında, ağırlık denemesi anlamına gelen “klas kontrolü” filikanın içine kum torbaları konarak yapılması gerekirken, işçiler konarak yapılmış ve deneme 3 ölümle sonuçlanmıştı. Olayda filikanın denize sert bir biçimde düşmesi sonucu Emrah Varoğlu, Ramazan Ergün ve Ramazan Çetinkaya boğulma ve ezilme sonucu yaşamlarını yitirmişlerdi. Bugün Anadolu Ajansı’na konuşan Gisan Tersanesi’nin kurucusu Mehmet Oyar, “Ben 48 senedir bu işi yapıyorum, bu deneme böyle yapılır”, “Kum torbası falan bilmiyorum, denemede kum torbası olmaz” açıklamasını yaptı. Oyar’ın açıklamaları üzerine Limter-İş Genel Başkanı Cem Dinç, NTVMSNBC’ye değerlendirmelerde bulundu.
Haberin devamı



KONUŞTUKÇA BATIYOR!
Limter-İş Başkanı Dinç, şunları söyledi:
“Filikaların denize indirilmesiyle ilgili herhangi bir yönetmelik yok. Ne yazık ki bu da yasallarda ne kadar boşluk olduğunun göstergesi. Bu konuda gemi mühendislerinin Türk loydunun görüşleri var. Bu görüşlerde dünyanın başka ülkelerinde de bu tip filika kazalarında nasıl indirileceğiyle ilgili öneriler var. Burada Türk Loydu’nun hem de gemi mühendislerinin önerileri şu: Bu testler en az insanla yapalır. Bu konuda da ilk başta serbest düşüş denen; insansız, içine 75 kiloluk kum torbaları konularak serbest düşüş yapılması. İkinci testte içine minumum iki kişi, maksimim üç kişiyi geçmeyecek şekilde ve bu işte tecrübeli, uzman olan ekiplerle yapılması gerekiyor. Son testte ise artık içerisine insanları koyup, 19 kişi veya kaç kişiyse bu şekilde bir serbest atış yapılabilir, deniyor. Ama başka hiçbir şekilde hiçbir sürüşte ilk teste içine 19 kişiyi koyup ta serbest düşüşle atılır denmiyor.

BİLE BİLE ÖLÜME...
GİSAN tersanesinin patronu herşeyden önce kendini savunmak için konuştukça batıyor. Böyle birşey olamaz. “48 yıldır bu işi yapıyorum” diyor. Demek ki bunca yıldır işçileri bile bile ölüme gönderiyormuş. Biraz gemi mühendislerinden veya Türk Loydu’ndan bilgi alsaydı bu işin böyle olmayacağını çok çok iyi bilirdi. Teknik sorunlarda ilk önce danışılması gereken yerler mühendisler ve loydlardır. Bu başka iş ve işçi sağlığı kurallarını dikkate almadığının da göstergesi.

Tuzla’daki ölümlerin işçilerin eğitimsizliğine bağlanmasını da değerlendiren Dinç, ölüm listelerinde yer alan işçilerin birçoğunun deneyimli işçiler olduğunu vurgulayarak, “Ne kadar eğitirsek eğitelim; yani bir profesör dahi getirsek ortada elektrik kabloları varsa veya bloklar yeterli güvenlikle yapılmıyorsa bir işçinin üzerine 80 tonluk blok düştüğünde profesör dahi olsa kurtulamaz” dedi.

80 TONLUK BLOK DÜŞTÜĞÜNDE PROFESÖR DAHİ OLSA KURTULAMAZ
İşçiler tamam eğitim alacaklar ama burada işçiler eğitimsizliğinden ölmüyor ki. Veya eğitimsizlik sorunu değil ki. İşverenlerin de bu konuda eğitilmesi gerekiyor ve aynı zamanda. Ne kadar eğitirsek eğitelim; yani bir profesör dahi getirsek ortada elektrik kabloları varsa veya bloklar yeterli güvenlikle yapılmıyorsa bir işçinin üzerine 80 tonluk blok düştüğünde profesör dahi olsa kurtulamaz. Veya elektirik kabloları açıktaysa ona bastıysa, kim olursa olsun onu elektirik çarpar. Ölüm listelerine baktığımızda bunların birçoğu deneyimli işçiler. 5 yıllık, 10 yıllık tersane işçileri ki, 2006’da patlamada ölen İbrahim Levent 10 yıllık tersane işçisiydi, ustaydı.

Dinç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in tersanelerin kapatılmasına ilişkin sözlerini de şöyle değerlendirdi: Bu hastayı öldürmekle hastalığı ortadan kaldırabilir ama bir de hastalığı tedavi etmek var. Bakan sadece “Öldürelim, sorunu komple bitirelim” diyor.

TERSANELERİ TAŞIMAKLA SORUN ÇÖZÜLMEZ
Biran önce önlemler alınması gerekiyor. Tersane patronlarının eğitilmesi gerekiyor. Aynı zamanda hükümetin de yapması gerekenler var. Bu konuda yasa ve yönetmeliklerin bir an önce çıkarılıp mutlaka mutlaka uygulanması için sıkı denetimlerin yapılması gerekiyor. Tuzla’daki kuralsızlıkları, kanunsuzlukları yıllırdır söylüyoruz. Buradaki ölümler devam edecek. Ölümlerin önüne geçmek için sendika olarak bizim bir önerimiz vardı. 2007 yılında bunları belirtmiştik: Tuzla’da bir komisyon oluşturalım. Bunun içinde Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği, Türk Tabibler Birliği, LİMTER- İŞ’in de içinde olduğu DİSK, GİSPİR, Deniz Ticaret Odası ve bilim insanlarıyla beraber bu komisyonu işletelim ve bunun yaptırım gücü de olsun. Yoksa sadece yönetmelikler, denetimler veya sadece eğitimle ölümlerin önüne geçemeyiz. Çünkü işçi sağlığı ve iş güvenliği birçok bilim dalını da ilgilendiren bir konudur. Böyle bir bilim kurulu olmadan sadece yönetmelikle veya tersaneleri taşımakla sorun çözülmeyecektir. Taşınmayla ancak buradaki ölümleri alırız, Yalova’ya Çanakkale’ye, Samsun’a, Adana’ya, Mersin’e taşımış oluruz. Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili, üç tarafında da tersanelerde ölen işçilerin haberlerini duyacağız.

“ÖLDÜRELİM, SORUNU KOMPLE BİTİRELİM” DİYOR
Gözlerden, gönülden ırak olsun istiyorlar. Herşeyden önce taşınmayla sorun çözülemeyecek. Bir hasta var elimizde. Bu hastayı öldürmekle hastalığı ortadan kaldırabilir ama bir de hastalığı tedavi etmek var. Bakan gerçekten de sadece “Öldürelim, sorunu komple bitirelim” diyor. Buradaki sorunu bitirmiş oluruz zannediyor ama öyle değil. Hastalık iyice yayılmış, bu kadar kolay bitirilemez. Ancak bu konunun uzmanları, doktorları bu hastalığı bitirebilir. Bu konuda da Bakanlığın ve Hükümet’in de herşeyden önce samimi olması gerekiyor. Tersaneleri buradan kaldırmayı düşünüyorlarsa, radikal önlemler almayı düşünüyorlarsa biz diyoruz ki, o zaman böyle bir bilim kurulu oluşturalım, radikal kararlan alarak örgütlenmenin önündeki tüm engelleri kaldıralım. İşçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri almayan, ölümlere sebep olan tersane patronları yargılansın.

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları