İran, savaşın zamanını konuşuyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
ABD'nin Seçimi
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Dünya basını

İran, savaşın zamanını konuşuyor

“İran şu günlerde savaş olup olmayacağını değil, İsrail ve Amerika’nın ne zaman harekete geçeceğini, kullanacağı silah türünü merak ediyor. Ancak savaşın patlak vermesi durumunda kayıplar büyük ve hatta bütün tahminlerden yüksek olacaktır.”

 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Abdulvari Atvan*
NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:03 TSİ 15 Ağustos 2008 Cuma

LONDRA - Körfezin iki yakasında ‘üçüncü savaşın’ göstergeleri hızla belirginleşiyor ve gün be gün sıcaklık artıyor. Zira iki hafta önce, Said Celili başkanlığındaki İran heyeti ile, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solana liderliğindeki Avrupa heyeti ve Amerikan Dışişleri Bakanı Yardımcısı William Burns Cenevre’de görüştü ve bu fırsatta da hiçbir ilerleme kaydedilemedi. Şu günlerde İran, savaş olup olmayacağını değil, İsrail ve Amerika’nın İran nükleer mevzilerini bombalamak için ne zaman harekete geçeceğini, kullanılacak silahın türünü merak ediyor.
Haberin devamı

BM’deki eski ABD Temsilcisi ve yeni muhafazakar John Bulton, bu savaşın gelecek Kasım ayında, yani Amerikan başkanlık seçimlerinin bitmesinin ardından gerçekleşeceği tahmininde bulundu. Böylelikle savaşın akışı, başkanlık yarışını etkilemeyecek. Fakat savaşın seçimlerden önce patlak verebileceğini ifade edenler de var.

Tıpkı Irak savaşında olduğu gibi, İsrailli yetkililer şu günlerde savaşa hazırlık yapmak ve ABD yönetimi içindeki şüphecileri savaşın gerekliliğine ikna etmek için Washington’a devamlı ziyaret düzenliyorlar. Son dört hafta içinde Savunma Bakanı Ehud Barak, İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi ile Ulaştırma Bakanı Şaul Mofaz, Washington’u ziyaret ettiler.

Ehud Olmert’in halefi olarak Kadima Partisi başkanlığına ve dolayısıyla başbakanlığa aday olması muhtemel isimlerden biri olan General Mofaz, Washington’da İsrail’in İran’ı vuracağı yönündeki tehditlerini tekrarladı. Mofaz, “Şu an zamanla yarışıyoruz. Ancak süratle harekete geçmek gerekli. Çünkü İsrail, nükleer İran’ı kabul edemez” dedi.

İsrail gazeteleri, Avrupalılar ile İranlılar arasındaki son Cenevre görüşmelerinde Amerikalı bir yetkilinin hazır bulunmasını, ABD’nin Batılı müttefiklerine “bütün barışçıl çözüm ihtimallerinin tükendiğini ve son çare olarak askeri seçeneğe başvurduğu takdirde, kınanmaması gerektiğini ifade etmek” amacı taşıdığı şeklinde yorumladı.

BUSH ABD’Yİ BAŞKANLIK DÖNEMİNDE FELAKETE SÜRÜKLEDİ
İranlı yetkililer havanın ısındığını, İsrail ve ABD tarafında savaş davulu seslerinin yükseldiğini hissetmeye başladılar. 300 km menzilli deniz füzesi denemesi yaparak, ABD veya İsrail saldırısına maruz kaldıkları an, Körfez’in ağzındaki stratejik Hürmüz Boğazı’nı kapatma güçlerini teyit ederek meydan okudular.

İranlıları savaş ihtimalini baskın olarak algılamaya iten, Demokrat başkan adayı Barack Obama’ya yakın danışmalardan birinin aktardıkları. Obama, Kudüs’e yaptığı son ziyaretinin ardından, hali hazırda İran’la gerçekleştirilen müzakereler başarısız olursa, İran’ın nükleer programını yerle bir etmek için İsrail’in İran’a karşı askeri operasyonda bulunacağına ikna olmuş.

Başkan George W. Bush, ABD’yi iki başkanlık döneminde felaketlere sürükledi. Irak ve Afganistan’da iki başarısız savaşa girdi, ülkenin ekonomisini durgunluk dönemine getirdi ve genel bütçeyi 450 milyara varan bir açıkla ağırlaştırdı. Başkan Bush’un, yenilgiler ve hayal kırıklıklarıyla dolu siyasi ve askeri kariyerini kurtarma amacıyla İran’a karşı askeri seçeneği tercih etmesi uzak bir ihtimal değil.

İsrail’in en güvenilir müttefiki başkan Bush, tam bir İran teslimiyeti istiyor. İranlıların bu ortak Amerikan-İsrail fırsatçılığını reddettikleri açık. Zira İranlılar uranyum zenginleştirilmesinin durdurulması dışında her şeyi kabul ediyorlar.

KUVEYTLİLERİN KÖRFEZ DIŞINDA STOK YERİ ARAMASI BOŞUNA DEĞİL
Savaş kıvılcımının patlak vermesi durumunda kayıplar büyük ve hatta bütün tahminlerden yüksek olacaktır. Zira Körfez’deki Amerikan üsleri, Hürmüz Boğazı ve petrol kuyularıyla birlikte birinci hedeftir. Bu ise petrolün varil başı fiyatının 300 doları aşması demektir. Bu yüzden ticari alanda en zeki Körfez ülkesi olan Kuveytlilerin, petrollerini bölge dışına stoklama imkanlarını araştırması şaşırtıcı değil.

İsrail de kaybedenlerin başında olabilir. Zira şayet söylenenler doğruysa her boyutta ve ağırlıkta on binlerce İran füzesi İsrail’e yönelecektir. 40 binin üzerindeki Hizbullah füzelerini de unutmuyoruz.

ABD İRAN DEVRİMİNDEN ÖNCE DE İSTİHBARAT ALIYORDU
Çinli stratejist uzman Sun Tzu ‘savaş sanatı’ adlı meşhur kitabında başarının ilk temel unsurunun sadece düşmanını tanımak değil, kendini de tanımak olduğunu ifade ediyor. Hali hazırdaki ABD yönetimi düşmanını ve kendini tanımıyor. Yoksa kendisini bu alçaltıcı durumda bulmazdı. Şah’ın devrilişinden dört ay önce (Ağustos 1978) Amerikan haber alma teşkilatı CIA, İran’ın devrim sürecinde olmadığını ve İran Şah’ının bir on yıl kadar iktidarını sürdürebileceğini ifade etmişti. Dört ay sonra Şah İran’dan kaçtı, Washington’un kendisini elinin tersiyle itmesi sonrası, dostu Enver Sedat’ın jestiyle öleceği ve gömüleceği Kahire dışında bir sığınak bulamadı.

Amerikan istihbaratı bu raporu yayınladığı zaman İran’a nüfuz etmişti ve hükümeti başkent Tahran’da dünyanın en büyük elçiliğine sahipti. Peki şu an düşmanı olduğu ve elçiliği bulunmayan Tahran’la nasıl ilişki kurabilir? Körfez ülkelerinin kaybedilecek savaşlara girmek dışında bir şey bilmeyen bu müttefik hakkında endişe duymak
hakları.

*Londra’da yayımlanan El Kuds El Arabi gazetesi, 5 Ağustos 2008, Genel yayın yönetmeni, Arapçadan çeviri: Halil Çelik

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Erhan  - Aksaray
15 Eylül 2008, Pazartesi 18:52  
Amerika ve Israil harıl harıl savasın getirecegi yükün hesabı ile ugrasıyorlar. Oyleki hesaba Rusyayı bile katıyorlar. Savaş olacak ama asker İran"a girmeyecek. Sırbistana yaptıkları gibi ilk önce havadan ekonomik zarar verecekler.

Mekin istay  - Sakarya
31 Ağustos 2008, Pazar 22:17  
Savaş çoktan olmalıydı bence.. Türkiye artık piyon olmadığını.. Sırasıyla bütün komşularının israilli amerikalı serserilerce parçalanmasını izleyip sıranın kendisine gelmesini beklemeden savaş öncesi durumunu alıp dosta düşmana dostunu düşmanını bildiğini göstermesi gerekirdi.. Biz müslümanlar savaşmak zorundaysak seve seve savaşırız..Dostomuzu düşmanımızı biliriz..Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri de biliyordur inşallah...

a.yılmaz  - Elazığ
22 Ağustos 2008, Cuma 01:50  
İran bır cok yonden onemli stratejik unsurlara sahıp olan bir ülke. bunların en önemlisi nufusunun ucte ıkısı 30 yasın altında.iran hem duzenlı hem silahlı buyuk bır ordusu var.ustelık dunyanın herhangı bır yerını vurabılecek fuzelere sahıp.mantık olası bır savası acık ara ABD kazanır dese de.ABD nin cok fazla dusmanı var ve ıran yeterınce direnebilecek güçte tesekkurler

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları