Özinal, Türkiyenin 2006 yılında yürürlüğe giren, 5464 Nolu Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunundaki düzenlemeler ve Türk bankalarının güçlü finansal yapıları ile etkin denetim mekanizmalarıyla her hangi bir kriz riski taşımadığını vurguladı.
Türkiyede geçtiğimiz yıla oranla yüzde 17 oranında artış gösteren kredi kartı sayısının, Haziran 2008 itibarıyla 40 milyon adete ulaştığını aktaran Özinal, kredi kartı sayısındaki hızlı artışa rağmen, kredi kartı alacakları içerisinde sorunlu kredi kartı oranının da aynı hızla düşüş gösterdiğini belirtti.
SORUNLU KARTLAR YÜZDE 6.18
Özinal, Avrupa, Amerika ve Asyadaki gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, kredi kartı alacaklarının içerisinde sorunlu kredi kartı oranının yüzde 10 ve üzerinde ortalamalara sahipken, Türkiyede bu oranın 2007 yılı Ocak ayı itibarıyla yüzde 8.01den Mayıs 2008 itibarıyla yüzde 6.18e gerilediğini kaydetti.
ABDdeki kredi kartı başına düşen borç oranını Türkiye ile kıyaslayan Özinal, Amerikada kredi kartı başına düşen borç tutarı 5 bin 550 dolar iken, Türkiyede bu tutar 639 dolardır. Bu veriler, Türk kartlı ödeme sektöründe her hangi bir kriz riskini değil, güveni ve güçlü yapıyı işaret etmektedir dedi.
Özinal, kredi kartlarında kriz riski bulunmadığını ve Türkiyenin hiç bir zaman Güney Kore ile kıyaslanamayacağını savunarak, geçtiğimiz yıllarda Asya ve Amerikada yaşanan çeşitli kredi kartı krizleri sonrasında, Türk kartlı ödeme sektöründeki güçlü finansal yapının, mevcut yasal düzenlemeler ve sağlıklı işleyişinin yabancı bankaların dikkatini çektiğini ve Türkiyeye yönelmesini sağladığını, sektörün büyümeye devam ettiğini ifade etti.
Sertaç Özinal, New York Timesın makalesinde de belirtildiği üzere, Türk bankalarının kredi kartları konusundaki yaratıcı uygulamalarının, tüm dünyada bir başarı hikayesi olarak tanımlandığı ve bir model olarak ele alındığını aktardı.