Peygamberin birçok müezzin arasında seçtiği birkaç kişiye ezan okuttuğunu belirten, güzel ezanın önemini vurgulayan Hafız Halil Akıncı, Çirkin sesli, karga sesli adamlardan ezan istemiyor vatandaş. Şikayet etmekte haklı diyor.
İSTANBUL - İstanbul Hafızlar ve Mevlithanlar Cemiyeti Başkanı Hafız Halil Akıncıya göre, Elde eleman varken, karga sesli, ezan okumayı hiç bilmeyen adamları ortalığa salarsanız, sağdan soldan böyle sesler çıkar. Çirkin sesli ezan istemiyor vatandaş, şikayet etmekte haklı. Akıncı ezanın etkisi üzerine ilginç bir örnek veriyor: Ankarada İsmail Coşar var. Kocatepenin imamı. Eskiden müezziniydi. 7-8 sene önce orada ezan okurken aşağıda bir İngiliz Müslüman oldu. Ezan bu kadar önemli bir faktör.
Güzel sesli ve ezanı doğru okuyan müezzin talebine ilişkin, İstanbul Hafızlar ve Mevlithanlar Cemiyeti Başkanı Hafız Halil Akıncıyla konuştuk. Akıncı, NTVMSNBCye Türkiye güzel ezan okuma yarışması birincisi olan müezzinin Zincirlikuyu Mezarlığına atanırken, İstanbulda pekçok camiye karga sesli, ezan okumayı bilmeyen müezzinlerin torpille atandığından yakındı. Akıncının açıklamaları şöyle:
TÜRKİYE EZAN BİRİNCİSİ MEZARLIĞA ATANDI Bundan 4-5 ay önce Diyanet İşleri Başkanlığına, Ali Bardakoğluna yazı yazdım ve dedim ki: Bu kadar bu ezan kirliliği, hiç ezan okumasını bilmeyen sıradan kişilere camilerde ezan okutturulup evrensel ezanı bu kadar kötü duruma düşürmenin manası nedir? İmkanlarınız mı yok?. O da Ankara Müftüsüne havale etmiş. Ankarada mümkün olduğunca bu işleri merkeze aldık. Kocatepe Camiinden bunu naklen yayınlıyoruz. Zaman zaman diğer bölgelere de yayacağız, alakanız için teşekkürler şeklinde cevap verdiler. Ben halbuki İstanbuldan sözediyorum. Zincirlikuyu Mezarlığındaki müezzinden de bahsettim. Bir tane çocuk var, Türkiye ezan okuma birincisi. Bu çocuğu götürmüşler hiç cemaati olmayan Zincirlikuyu mezarlığındaki camiye tayin etmişler. Bu ne rezalet! Güzel sesli müezzin bulamıyoruz, diyorsunuz ama Türkiye ezan birincisini mezarlıkta ölülere ezan okutturuyorsunuz. Bu kadar rezalet olmaz!
ÇİRKİN SESLİ EZAN İSTEMİYOR VATANDAŞ Elde eleman varken, hafız varken, çirkin sesli elemanları ortalığa salarsanız, sağdan soldan böyle sesler çıkar. Haklılar. Çirkin sesle ezan istemiyor vatandaş. Şikayet etmekte haklılar. Büyük camilerde karga sesli, hiç ezan okumasını bilmeyen adamları tutmanın, insanlara sanki hizmet veriyormuş gibi bunu yürütmenin hiç bir manası yokken, elde eleman da varken... Bunlara hiç dikkat etmiyorlar. Sudan, basit mevzuların peşindeler.
KASIMPAŞALILAR MAKAMI NOTAYLA TAKİP EDER Ankarada İsmail Coşar var. Kocatepenin imamı şu anda, eskiden müezziniydi. 7-8 sene önce orada ezan okurken aşağıda bir İngiliz Müslüman oldu. Ezan bu kadar önemli bir faktör. Bunlar hoca veya müezzin, ama oraya layık insanlar değil. Ben olsam onları daha ziyade köylere şuraya buraya sürerim, imtihandan geçiririm. O mahallelerin kültürüne göre müezzinler seçerim. Mahalle derken... İstanbulda neresi olursa olsun her mahallede aynı kültürü yaşayan insanlar mutlaka vardır. İçlerinde güzel sesi anlayan, güzel sanatlar mezunları vardır, yorumcular vardır.. Çok enterasan muhitlere, köşklere, villalara gideriz. Ama Kasımpaşaya mevlüde gittiğimiz zaman oradaki o fakir halk, bizim okuduklarımızın hangi makamda olduğunu harfi harfine takip eder. Hocam, segâhtan girdin, sabâ yaptın der, adım adım takip eder.
EZANDAN ŞİKAYET GÜNAH DEĞİL Kİ Ezan meselesi, bir rezalet. Tabii tartışılacak, bunun günah tarafı yok ki. Ezanı tahrip edenleri ortaya koyup, tartışmak lazım. Ezan tahrip ediliyor. O güzel ezan tahrip ediliyor. Peygamberimizin yüzlerce müezzini vardı ama dört tane müezzine ezan okuttururdu. En güzel sesli onlardı. Ses çok önemli bir noktadır dinimizde. Kadıköyde merkezi ezan sistemi var. Orada bir sorun yok, bütün ezanlar makamıyla, titizlikle okunuyor. Ama bizim Fatih bölgesinde veya diğer bölgelerde birisi bakıyorsunuz ki sabah ezanını segâh makamında okuyor, diğeri akşam ezanını sabâ makamında okuyor, yani karmakarışık yapıyorlar. Çünkü senelerden beri adamları eğitememişler. Kuran okumasını bilmiyor, ama camide imam. Ezan okumasını bilmiyor, öğretmiyorlar da. Sadece görev almış, Ankaradan tayin edilmiş. Buradaki müftü hiç üzerinde durmuyor. Müezzinleri göreve alırkan Kurandan ve fıkıhtan, özellikle sesten imtihan ediyorlar. Ancak sesten imtihan ederken, Ankaradan Diyanetten bir telefon geliyor; diyorlar ki, falanı değil de filanı bu göreve tayin edeceksiniz.
beykozun toygar mahallesinede aynı
sesi güzel olan bir hoca efendiyi
sürmüşler onun ezanını sultan ahmette
dinlemek lazımken dağların ortasına
atmışlar.neden adamı yok ama üsküdarın
beylerbeyi küplüce camiine bir hoca
var sesi kulağı tırmalıyor bu
adaletsizlik torpil ve adam kayırmadan
kaynaklanıyor
Cemal Karaaslan - İstanbul
08 Ağustos 2008, Cuma 10:18
Ezan kelimesini kullanarak kurduğun
cümleye dikkat et. Biz öyle bir
milletiz ki islamı ve peygamberini
hatırlattığı için bir arap harfine
bile saygı gösteririz.