Sezen Aksu İzmir konserinde Devleti yönetenlere sesleniyorum. Camilere doğru dürüst müezzin bulsunlar çağrısı yaparak, eski bir konuyu yeniden gündeme getirdi. Mehmet Barlas da çağrının takipçisi olunca Diyanete sorduk: Güzel ezan dinlemek mümkün mü?
İSTANBUL - Sezen Aksu İzmir konserinde ezan okununca şarkılarına ara verdi, ama ezan bittikten sonra Camilere doğru dürüst müezzin bulsunlar çağrısı, gazeteci Mehmet Barlasın Güzel sesli ve müzik bilgisi olan müezzinlere ezan okutmak imkânsız mı bu ülkede?, Hoparlörle aksıra tıksıra ve bet bir sesle bağıra çağıra namaz vaktini hatırlatmakla, ezan okumak aynı şey midir sorusunu kimse kendi kendine sormuyor serzenişleri ezanla ilgili tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Ezanın güzel okunmasına ilişkin yoğun beklenti olduğunu yazdı Barlas. NTVMSNBCnin görüştüğü Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Muhammed Şevki Aydın, Ciddi buluyorum. Hatta Barlasın ses düzeyiyle ilgili değerlendirmesine de katılıyorum. Biz görevlilerimizi, müftülerimizi sık sık uyarıyoruz. Lütfen ezan hem güzel okunsun, hem de insanları rahatsız etmeyecek bir düzeyde, hassas ölçümler yaparak bunu sağlayın diyoruz. Merkezi ezan okuma sistemiyle Türkiye genelinde sorunu büyük ölçüde çözdüklerini belirten Aydın, İstanbulda teknik nedenlerle sorunun henüz çözülemediğini söyledi.
AKSU: CAMİLERE DOĞRU DÜZGÜN MÜEZZİN BULSUNLAR Detone müezzinlerden yakınmalar ve güzel ezan talebi bu kez Sezen Aksu tarafından dile getirilince, eski bir tartışma yeniden alevlendi. Geçen dönem aynı talepler üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı merkezi ezan sistemi oluşturarak, usulüne uygun olarak okunan ezanın, camilerde teypten çalınması kararı almıştı. Anadoluda bazı yerlerde bu proje hayata geçti; ancak İstanbul gibi camilerin birbirine çok yakın olduğu, dolayısıyla her biri ayrı tonda ve farklı tarzda, kimi detone, kimi usulüne uygun pekçok ezanın birbirine karıştığı büyük şehirlerde sorun giderek büyüyor.
İzmir Fuar Açıkhava Tiyatrosunda 3 bin 500 kişiye verdiği konser sırasında yakındaki bir camide ezan okunmaya başlayınca konserine ara veren Sezen Aksu, ezan bitince Bu müezzinde de ses olsa bari diye başladı ve şöyle devam etti: Karga sesli müezzinden şikayet günah değil Bence ezan okumak, o ilahiyi söylemek apayrı bir şey. Devleti yönetenlere sesleniyorum: Camilere doğru dürüst müezzin bulsunlar. Bunları söylemekten çekinmiyorum. Çünkü bu memlekette başımıza ne geldiyse, korkmaktan geldi. Sizi dolduruşa getirmek istemem ama bu müezzinin sesini beğenmedim.
Sezen Aksunun çağrısını gazeteci Mehmet Barlas takip etti. Barlas, Sabah gazetesindeki köşesini iki gün üst üste bu konuya ayırdı. Ezanı güzel sesli müezzinler okusa daha doğru olmaz mı? ve Ezanın güzel okunması beklentisi gündemde ağırlıkla var başlıklı iki yazı kaleme alan Barlas, Sezen Aksunun da dediği gibi, bugünlerde pek aldıran yok estetiğe, sanata, güzelliklere. Eline mikrofonu alan, ampfilikatörü sonuna kadar açıyor dedi. Barlas, kimsenin de Sesi güzel mi, Detone mi veya Hoparlörle aksıra tıksıra ve bet bir sesle bağıra çağıra namaz vaktini hatırlatmakla ezan okumak aynı şey midir diye sormadığından yakındı.
ANKARADA HALLOLDU, İSTANBULDA TEKNİK SORUNLAR VAR NTVMSNBC, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Muhammed Şevki Aydına, Sezen Aksu ve Mehmet Barlasın dile getirdiği şikayetleri ciddiye alıp almadıklarını sordu. Aydın, İstanbul gibi birkaç yer hariç, merkezi ezan sisteminin büyük ölçüde yaygınlaştığını, şikayetlerin de azaldığını söyledi. Aydın şöyle dedi:
İstanbulda teknik sorunlar var. Onun dışında tüm Türkiyede büyük ölçüde merkezi sistem uygulanıyor, diyebilirim. İstanbulda tamamen teknik sorunlar olduğunu söylüyorlar. Teknik boyutu halletmemiz gerekiyor. Bir de ezanı güzel okuyanların sayısını çoğaltmamız gerekiyor. Bu da eğitim meselesi. Bu, hadi olsun der demez olacak birşey değil. Eğitim belirli bir zaman sürecini gerektiriyor. Biz bir taraftan bunu halletmeye çalışıyoruz, bir taraftan da teknik boyutla ilgileniyoruz. Mesela Ankarada büyük ölçüde bu sorun halloldu. Şikayetler azaldı. Artık eskisi kadar şikayet almıyoruz. Bu konuda bayağı yol aldık biz. Size şikayet geliyor mu?
Aydının Size şikayet geliyor mu sorusu üzerine, 2006 Kasım ayında Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlunun aynı konuyla ilgili sorumuz üzerine verdiği yanıtı anımsattık.
BARDAKOĞLU: SES DÜZENİNE BÜTÇEMİZ YETMİYOR Bardakoğlu, NTVMSNBCnin sorusu üzerine, merkezi ezan sistemine geçilmesiyle ilgili olarak İstanbulda frekans yoğunluğu sorununun yaşandığını belirterek şöyle demişti:
Kasabalar başta olmak üzere merkezi ezan sistemine geçtik. Ezan bir sedadır, müziktir, kelimelerin yan yana getirilip bağırılması değildir. İstiyoruz ki ezanlar çok güzel okunsun, dinleyen gönül huzuruyla dinlesin. Türkiye genelinde uygulama iyi ama, İstanbulda cami çok olduğu için frekans ayarı yapılamadı. Camiler sivil katkılarla yapılıyor. Eldeki bütün imkanlar caminin inşaatına harcanınca ses düzenine para ayrılamıyor. Diyanetin bütçesi personel bütçesidir, yatırım bütçesi değil. Arzu ettiklerimizi yapabilecek kadar büyük bir bütçeye sahip değiliz.
Bardakoğlunun bu sözlerini hatırlatıp, şikayetlerin de sürdüğünü belirtmemiz üzerine Prof. Aydın, müezzinlerin ezanı güzel sesle okuması yönündeki çözüm arayışlarını şöyle özetledi:
İSLAMIN ESTETİK DEĞERLERİNİ ÇOK İHMAL ETTİK Bugün Mehmet (Barlas) beyi arayıp teşekkür ettim. Yazdığı ve ilgilendiği için. Son dönemlerde Müslümanlar olarak biz İslamın sanat ve estetiğe dair değerlerini maalesef çok ihmal ettik. Oysa Kuranı hem doğru okumak gerekiyor, hem de güzel okumak gerekiyor. Biz doğru okumaya çok önem verdik belki, ama güzel okumaya o kadar önem veremedik. Musiki boyutunu ihmal ettik. O bakımdan bu eleştirileri olumlu karşılıyoruz. Bu yanlışların, güzel okuyamamaların mutlaka ortadan kalkması gerektiği kanaatindeyiz başkanlık olarak. Bunun için de ciddi adımlar atıyoruz. Mesela ezanı merkezi sistemden okutmamızın en önemli nedenlerinden birisi bu: Herkesi eğitemediğimize göre, güzel okuyanlara ezanı okutturalım, merkezi sistemle okunsun.
MÜEZZİNLİKTE SES KRİTERİ ÇOK ÖNEMLİ Bizim gönlümüz şunu istiyor: Her müezzinimiz ezanı güzel okusun. Bunun için de bir eğitim seferberliği başlattık. Öteden beri münferit olarak devam ettirdiğimiz güzel okuma kurslarımız var ama bunları yaygınlaştırmamız gerekiyor. Yaygınlaştırmak için de hocalar ve programa ihtiyaç vardı. Bir program hazırladık, ezanı güzel okuma kursu verecek ve hocaları eğiteceğiz. Ezanı güzel okuma kurslarını böylece yaygınlaştıracağız. Programı hazırladık, bitti. Sanıyorum yakında o kursa başlayabiliriz. İlk etapta hocaları yetiştirip bunları Türkiye sathına yayacağız. Onlar da bu illerde ezanı güzel okuma kursları açacaklar. Ama zaten bizim de önemle üzerinde durduğumuz husus şu: Kuranı da musiki esaslarıyla riayet ederek güzel okuma yeteneğini geliştirmek için çalışıyoruz. Müezzinler için ses kriteri de önemli. Önceden müezzinliğe girmiş olanlar aynı ama biz bu kritere de bakıyoruz, dikkat ediyoruz. Bunlar bizim sorunlarımız, hepimiz elbirliğiyle bu sorunların üstesinden geleceğiz inşallah.
Maşallah! Ezanın güzel okunmaması
konusu bu kadar çarpıtılır.
Dinsizlikten girmiş Türkçe"den
çıkmışsınız. Ama yazık ki konu bağlam
ve Türkçe dışında kalmış. Olacak
inşallah. Eğitim şart!
MUHARREM DOGAN - İstanbul
08 Ağustos 2008, Cuma 23:49
iyi fikir. bizim mahallede her sokakta
1 cami yada mescit var hepsi birden
okumaya başlıyor bir geç biri erken
biri arada giriyor düşünün ne
olduğunu.her yerden ayrı nakarat.
Şenol Kara - İstanbul
08 Ağustos 2008, Cuma 23:30
Türkiyede inşaat ve din konusunda
herkes bilgilidir zaten. Herkesin
söyleyeceği bir söz bulunur. Bilen de
konuşur bilmeyende konuşur.Lütfen
söyleyeceklerini araştırmadan
söylemeyin.