Özkaya, HSBCnin özel ilgi alanlarından olan islami tahvil konusundaki bir soruyu, İslami tahville ilgili hükümetin kanun değişikliğine gitmesi gerekiyordu. Bu konuda hâlâ kanuni düzenleme tamamlanmadı. Orada tamamlanır tamamlanmaz çok ciddi çalışmalarımız var dedi ve ekledi:
Ama islami kredi verme konusunda açık farklı lideriz uluslararası sendikasyonda. Özellikle uluslararası rakiplerimizin zorunlu olarak küçülmelerinden dolayı piyasalara eskisi kadar önem verememelerinden kaynaklanan farkla, HSBC de bu uluslararası krizden sağlam çıkan bir banka olarak bu alandaki ağırlığını artıyor. Önceki rakiplerimiz artık bu piyasada Türkiyede en azından ve Ortadoğuda yoklar. Bu nedenle Ortadoğudaki ağırlığımız artıyor.
Bu yıl 6-7 tane murabaha yaptıklarını söyleyen Özkaya murabahada önceki yıl 500-600 milyon dolar uluslararası sendikasyon gerçekleştirdiklerini ancak bu yıl bu rakamın global piyasalara bağlı olarak 300-400 milyon dolarlarda kalabileceğine işaret etti.
SENDİKASYONLARDA GERİLEME
Yalnızca Türkiyede değil bütün dünyada sendikasyonların çok aşağı indiğini söyleyen Özkaya, Bankalar daha çok borçlanırlardı, uluslararası borç verme piyasalarında ciddi daralma var ve bu Türkiyeyi de etkiledi. Bir kere yatırımcıların profilinde bir değişme var. Likiditelerinde azalma oldu. Konvansiyonel olarak sendikasyonlar nasıl azaldıysa murabaha sendikasyonlarında da azalma var dedi.
Ortadoğuda doğal kaynaklara bağlı olarak daha fazla likidite olduğuna işaret eden Özkaya, artık onların da dünyanın daha değişik yerlerine bakmaya başladıklarını ve daha cazip getiriler olduğu için özellikle ABDdeki bankacılık sektörüne ciddi sermaye girişi olduğunu belirterek, Önceden Türkiyeye daha çok bakıyorlardı, şimdi birinci olarak hemen Türkiyeye bakmıyorlar. O yüzden de daralma var dedi.
KAYNAK İHTİYACI YOK
Bu daralmaya bağlı olarak bankaların sendikasyon ihtiyaçlarını nasıl giderecekleri yolundaki bir soruya ise Özkaya, Talep azaldığı için kredi talebi de azaldı. Tüketim talebi azaldı... Yani genelde tüketimdeki azalışa bağlı olarak kredi talebinde bir artış olmadığı için bankaların kaynak ihtiyacı yok yanıtını verdi.
Kredi talebindeki bu daralma bankaların kârlarını nasıl etkileyecek sorusuna ise Özkaya, Belki küçük çaplı bankalarda bir artış olabilir; ama, bankaların 6 aylık rakamlarında göreceğiz, kârlarında ciddi problemler olacaktır dedi ve kredilerde ve kâr marjlarında bir daralma olduğunu bu nedenle kârdaki bu değişime bakarken bir kerelik işlemleri, faiz ve dövizden sağlanan faydaya bağlı gelir artışlarını ayırmak gerektiğine işaret etti.