NTV canlı yayınında Anayasa Mahkemesi kararını değerlendiren hukukçu ve siyaset bilimciler, kararın net olduğu görüşünde birleştiler: AK Parti kapatılmadı. Anayasa Mahkemesi siyasetin önünü açtı.
İSTANBUL - Anayasa Mahkemesinden, 6 üyenin Kapatılsın talebine karşı, 4 üyenin Hazine yardımı kesilsin yönünde, bir üyenin de Kapatılmasın yönünde oy çıkması tartışma yarattı. Salt çoğunluğun oyu Kapatılsın yönünde olduğu halde, Anayasa uyarınca parti kapatmalarda nitelikli çoğunluk arandığı için kapatma kararı çıkmadı. Ancak Hazine yardımı kesilsin yönünde oy kullananların da sayısı da 4 olduğu halde, bu kararın nasıl çıktığı tartışma konusu oldu. Verilen bilgiye göre, Anayasa Mahkemesi heyeti ilk oylamada kapatma için gereken çoğunluğa ulaşılmaması üzerine, Hazine yardımının kesilip kesilmemesini ayrıca oyladı ve 10 üye Kesilsin yönünde oy kullandı. Oy tablosundaki bu dengenin, kararı tartışmalı hale getirip getirmeyeceği NTV canlı yayınında hukukçular ve siyaset bilimciler tarafından tartışıldı. Ortaya çıkan görüş, Anayasanın ve Anayasa Mahkemesinin kuruluş kanunun bu konuda net olduğu; 1 oy farkla da olsa, sonucun net olduğu yönünde.
DOÇ. SERAP YAZICI: KAPATILMAMIŞTIR Kapatma davası reddedilmiştir. Çoğunluk oylarının kapatma yönünde olduğu şeklindeki değerlendirmeleri sakıncalı buluyorum. Çeşitli kurumlarla ilgili anayasaların, kanunların aradığı nitelikli çoğunluk vardır. O nitelikli çoğunluğu, 1 oyla dahi elde edemezseniz, mesela anayasa değişikliği yapılamaz. Dolayısıyla hiç şüphe yok ki; kapatılmamıştır. Salt çoğunluk dışında, sadece anayasa değişikliği ve parti kapatma konusunda nitelikli çoğunluk aranır. Anayasanın kuralı bu.
PROF. YILMAZ ESMER: LİDERLER EL SIKIŞMALI AK Parti kapatılmamıştır. Yarım oy eksik bile olsa, kurala göre sonuç böyle. Karar açısından değil, ama yorumu açısından siyasi bir mesele var. Yani kapatılmadı, öyleyse aklandı mı? Bu tartışmada bir sakınca yok. Şimdi Başbakanın bir balkon konuşması yapmasını bekliyorum. Ama bu konuşma herkesi rahatlatmayacaktır. 22 Temmuzda da dinlemiştik. İnanıyorum ki sayın Erdoğan ve sayın Baykal bir şekilde biraraya gelecektir. Konuştuklarının önemi yok ama el sıkışıp hal hatır sorsalar bile, yumuşama getirecektir.
PROF. MİTHAT SANCAR: SİYASETE MESAJ Hukuksal açıdan bir tartışma yok. Bana göre karar pürüzsüz. 6 üyenin başka bir görüş belirtmesini öne çıkararak, bu açıdan yorumlamak bana göre doğru değil. Hukuku zaten zorlamış bir tartışma sürecinden geliyoruz. Yeniden aynı sürece girmeyi yararsız buluyorum. Kaldı ki, parti kapatmayı zorlaştıran Anayasa değişikliği, yani kararın salt çoğunlukla değil, nitelikli çoğunlukla alınması kararı vardır. Hazine yardımı müeyyidesinin de ne kadar hayırlı olduğunu görmüş olduk. İki ihtimal arasına sıkışmış bir karar baskısının sıkıntı yarattığını gördük. Üçüncü ihtimalin, hukuki açıdan anlamı nettir. Ortada kapatmayı gerektirecek fiiller, işaretler vardır ama kapatmayı gerektirecek ağırlıkta olmadığını gösterir. Dikkat etmeniz gerekir, bazı yaptıklarınız laikliğe karşı olmak anlamına geliyor, daha ileri giderseniz kapatma ihtimali ağırlık kazanacaktır, mesajı verilmiştir. Bir şeye dikkat etmek gerekecek, hukuk son bir iki yılda çok zorlandı. Anayasa Mahkemesi Başkanının tesbiti bana anlamlı geliyor. Siyasi açıdan, hukuku devreye sokmak sıkıntı yaratır. Normalleşme açısından fırsat, siyasetin itibarını artıracak bir dönem. AKPyle sorunu olanların, siyaset sahnesinde çözüm üretmesi gerekeceği dönem. Çok zor bir işten, normalleşme yönünde önemli bir fırsat çıktı. Demokrasi ve siyaset açısından ne anlama geldiğini, önümüzdeki dönemde anlayacağız.
MEHMET BEKAROĞLU: ADIM ATILMALI Siyaset ve demokrasi açısından önemli bir fırsat ortaya çıktı. Çok olumlu bir karardır. Kim kazandı, kim kaybettiği diye bakmamalı. Demokrasi kazandı, demenin anlamı yok. O psikolojiyi, milletvekili olarak yaşadım. Böyle kısa da sürmedi, aylarca devam etti. Herhalde önce bir rahatlayacak, sonra da oturup mesaj çıkaracaklardır. 28 Şubatta siyasete ciddi bir müdahale olmuştur. Mevcut siyasi zemin, yerle bir edilmiştir. 99 seçimleri çok anlamlı sonuç vermedi, fakat 3 Kasımda seçmen mevcut siyasileri tasfiye etmiştir. AK Parti, maalesef bir şekil alamadı, amorf kaldı, böyle olunca muhalefet de ileriye gidemedi. İktidar mücadelesi kimlikler üzerinde gitti. Kapatma davasına da bu yanlışlıklarla gelindi. Şimdi 27 Nisandan itibaren siyasete yeni bir müdahale vardı; e-muhtıra, hukuk darbesi falan... Bana göre, Anayasa Mahkemesi çok önemli bir karar aldı. Demokrasi açısından siyasete, Siyasi konuları buraya getirmeyin. Siyaset kendisi çözsün dedi, siyasetin önünü açtı, siyasi açıdan önemli bir şans yarattı. Bence, AK Parti de artık yerleşik iktidarla flört, anlaşma değil, demokratikleşme açısından adım atması gerekir.