Yasakla aslında kim cezalandırılıyor? Yasaklayanlar internetin çapının farkında mı? Çözüm beklemek hayal mi? Ve Ekşi Sözlük yazarlarından yorumlar: Yeter artık vurmayın adam oldu, Bırak gitsin, dönerse senindir, Herkes kapansın, bir sen açık kal...
İSTANBUL - Youtubea erişimin engellenmesi hala devam ederken bir yandan internette yasaklar tartışılıyor diğer yandan Youtubeun tamamen kapatılması bile gündeme geliyor. Biz de YouTubeu, yasaklamaları ve çözümsüzlüğü uzmanlarla ve hukukçularla konuştuk.
Leyla Keser Berber (Bilişim Teknolojisi Hukukçusu): KAPATMA KARARI VEREN TEK AB ÜLKESİ ALMANYA YouTubeu kapatmakla elbette sadece kendi kendimizi cezalandırıyoruz. YouTubea erişim engellense de Türkiyede dileyen herkes YouTubea erişebildiği gibi, yurt dışında yaşayan herkes zaten yasaklanmış videoları izleyebilmektedir. Bu da zaten, verilen kararın internetin doğası ile ne kadar uyuştuğu konusundaki eleştirileri haklı kılmaktadır.
Sadece Türkiyede değil, ilgili diğer herhangi bir ülkenin iç hukukuna aykırılık teşkil eden içerik dolayısıyla tamamen sitenin kapatılması kesinlikle doğru bir karar değil. Burada önemli olan site içinde bizi rahatsız eden şey ne ise sadece o içeriğe erişimin engellenmesi şeklinde karar verilmesidir. Bu noktada özellikle mahkeme kararlarının ne şekilde verildiği önem taşımaktadır. Eğer mahkemeler verdikleri kararlarda sitenin kapatılması yönünde görüş bildirmişlerse, bu kararın tebliğ edildiği erişim sağlayıcı mecburen kararın gereğini yerine getirmekte ve siteye erişimi engellemektedir.
Türkiye dışında, Avrupa Birliği içinde site kapatma kararı veren ülke de Almanyadır. Ancak Almanya bizden farklı olarak site kapatma kararını sadece aşırı sağ içerikle ilgili siteler veya YouTubeda bu konuyla ilgili olarak yer alan görüntüler bakımından yapıyor. Yani çerçeve sınırlı. Almanya, İngiltere ve Fransa da lokal çalışıyor YouTube. Bu ülkelerin dillerinde versiyonları var sadece. Almanyada verilen erişimin engellenmesi kararları da, aşırı sağ içerikli Nazi videolarını Almanyaya göstermiyor ama dünyadaki diğer herkes bunu görebiliyor. Fakat Almanya bu noktada, biraz Türkiye gibi soruna yaklaşıyor.
İngiltere ve ABDde ise gönüllü kuruluşlar bu tür siteleri izliyorlar ve aykırı içeriği ihbar ediyorlar.
YouTube videoları inceliyor ve kullanım şartlarına ve içerik değerlendirdiği 12 farklı kategorisine aykırılık varsa, 2 ila 12 saat arasında kaldırıyor bu dosyaları.
Bilindiği üzere YouTubea kapatma kararları sonrasında yaşadığı sıkıntıları hafifletmek üzere Türkiyede ofis açması, vergi mükellfi olması ve lisans alması için daha önce verilen üç aylık süre, altı ay daha uzatılmıştı ve ama bu süre 23 Temmuzda yani dün itibariyle dolmuştur. Ama şunu belirtmeliyim; YouTube dünyadaki hiçbir ülkenin yasaları ile bağlı olmaya niyetli değildir, bir web 2.0 uygulamasıdır ve bu niteliği gereği her şeyin sahibi olan kullanıcıların, bu tür sorunları yine kullanıcı seviyesinde çözmelerini tercih etmektedir ve YouTube ilgili ülkenin verdiği mahkeme kararlarını sadece o ülke için uygulamaktadır, dünyanın başka yerleri için de bu yasağın kapsamının genişletilip genişletileyeceği Türkiye ve Almanyada tartışma konusudur.
Yasaklarla bir yere varamayacağımız ve yasakların bizi bir yere getiremeyeceğini ve özellikle internette yasaklamanın bize faydadan çok zarar getirdiğini bilelim. YouTube veya Türk Hukukunun ilgili hükümlerine aykırı içerik barındıran diğer siteleri kendi hukukumuza uymak zorunda bırakmak yerine, benzer veya aynı sorunları yaşayan diğer ülkelerde izlenen demokratik yaklaşımları benimsememiz gerekir.
Doç. Dr. Mustafa Akgül (Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi): 50 KİŞİ ŞİKAYET ETSE SAKINCALI VİDEO ZATEN KALKARDI Erişimi engellemekle Türkiyeyi cezalandırıyoruz o çok açık. Bir kitap yüzünden tüm kütüphaneyi yakıyoruz. Olan bu. Yapılan hukuki değil. Sadece videonun kendisini yasaklamak mümkünken, diyalogla kaldırmak mümkünken siteye erişimi engellemeyi tercih ediyoruz. Bu da Türkiyeyi cezalandırmak anlamına geliyor.
Hata şurada; kitap, dergi, gazete toplama alışkanlığı ile yapılıyor bu iş. İnternetin doğasının, çapının farkında olmamakla yapılan bir uygulamanın bir sonucu bu. Sadece sakıncalı bulunan videoları engellemek mümkün ama bu nedense yapılmıyor. Bu yola hiç gidilmedi. Toptancı anlayışla en kolay olanı yasaklamak yoluna gidiliyor. Ayrıca diyalogla o nesneleri kaldırmakta mümkün. Ayrıca, Türkiyenin dünya internetine kurallar koyma çabası olarak görüldüğü için de tepki alıyor.
Batıda böyle uygulamalar yok. Kişisel haklara saldırı olduğu zaman mahkeme kararı ile o nesnelerin kaldırılması yoluna gidiliyor. Toptan yasaklama mantığı batıda yok, doğuda var. Çinde 30 bin kişi çalışıyor bu tip şeyleri yasaklamak için.
YouTube ülkelerin sakıncalı gördüğü şeylere özen gösteriyorlar. O sakıncalı nesneyi alıp inceliyorlar. Mahkeme kararlarını değerlendiriyorlar. Burada sorun Türkiyenin dünya üstünde kural koyma çabasından kaynaklanıyor. Bu videoları Türkiyeden görmek mümkün değil normal koşullarda. Ama bizimkiler istiyorlar ki tamamen kaldırsınlar bunları.
Her ülke ben bu videoyu istemiyorum kaldır derse bunun sonu nereye varacak? Bir tedbir kararı ayrıca kesin kararda değil. Bu işin hukukunda bir sorun var. Halbuki bütün bunları sivil yapılarla kaldırmak mümkün. Örneğin vatandaşlar olarak 20 kişi 50 kişi YouTubea bunu kaldır diye yazsa YouTube kaldıracak zaten.
Bu biraz güç gösterisine dönüşüyor. Bizim gücümüzü kabul edin anlayışı var. Türkiyenin internete yaklaşımında bir sorun var. Başkalarına verdiği zarar önemli değil. İnternete zarar verir mi vermez mi hiç önemli değil. Çünkü bizde güvenlik ön planda. Beni rahatsız eden birşey varsa ben bunu hemen yakalayayım, yasaklayım anlayışı olduğu sürece böyle devam eder.
Avukat Özgür Eralp (Bilişim ve Hukuk Dergisi Genel Yayın Yönetmeni): YOUTUBE TÜRKİYEYİ ÖNEMSEMİYOR Erişimi engellediğimiz zaman sakıncalı bulunan videolarla birlikte yararlı videoları da kapatmış oluyorsunuz. Türkiyeden birinin erişimini engelliyorsunuz ama yurt dışından sakıncalı videoları koyabilecek olanlar yine girmiş oluyorlar.
İnterneti kendi doğasına bırakmak gerekiyor. Yoksa bunun pratik bir çözümü yok. Sakıncalı olan şeylere tepki kendiliğinden gelir. Devlet otoritesini kullanmakla bu işi çözemezsiniz. İnternetin bir doğası bir dengesi var. Kendi kendini temizler.
Yasaklamaların bize sadece zararı var. Örneğin bu bir reklam pazarıdır. Avrupa Şampiyonasında bile bunu kullanabilirdik. Diğer ülkeler bu tanıtımı kullandılar. Biz bu fırsatı kaçırdık.
Bunu pratik olarak engelleyemezsiniz. YouTube Türkiye İnternet trafiğinin yüzde 10unu oluşturuyor. Bence YouTube Türkiyeyi çok önemsiyor. Yüzde 10a rağmen açmıyorsa önemsemiyor demektir. Çok kaybı olmadığını düşünüyor.
Atatürke hakaret görüntüleri ve benzerleri bitmeyecek ki, devamlı olacak. Olay sadece YouTube ile ilgili değil çünkü. Mahekemeler açısından bir çözümsüzlük yok kanun uygulanıyor ama teknik bir çözümsüzlük var.
YouTube için eksisozluk.coma girilen entryler:
Bu kadar entryyi görünce dirildi sandığım site
Herkes kapansın, bir sen açık kal
Hakkında sadece oturup engellemenin kaldırılması umudu beslenen meşhur site
Who tube?
Gözden ırak olan gönülden ırak olur
YouTube partisi açılırsa oyumu ona vereceğim
O kadar uzun zamandır yoktur ki, artık yokluğuna alıştırmıştır
Uyum engelli kanunların engellediği engelli site
Bugün Ankaranın farklı yerlerinde bir görünüp bir kaybolmuş gizemli doğa olayı. Acaba görünen YouTube muydu? Yoksa her şey birkaç şakacı kafadarın işi mi? Görgü tanıkları bilgisayarlarını açtıklarında bir ışık hüzmesinin hızla onları YouTubea yönlendirdiğini söylüyor.
Geri gelmiş diyorlar ama fazla kalamayacakmış, yolu uzunmuş
Açılan site. Hayret
En sonunda yalama olmuş site, açılmıyor. Aç, kapa, aç, kapa. Olacağı buydu. Bozdular siteyi...
Girmek için en sağlam yol: Yurtdışı uçak bileti+vize+don&atlet
Müebbet yediğini düşündüğüm site
Üçüncü mahkeme kararından sonra üstune bir de asma kilit takılmasını bekliyorum
Bir iki üç yetmez dört beş altı olsun
Yeter artık vurmayın adam oldu (öldü)
Unuttuğumdur
Giremediğimdir
Özlediğimdir
Bir anda karşımda belirendir
Kıyıda köşede kalmış bir sulh ceza mahkemesi olsam direkt yasaklardım
Bırak gitsin dönerse senindir
Hakaret ve aşağılama nedeniyle İstanbulun bazı semtlerine YouTube verilemeyecek
Bahtsız site. Dava açmayana kız vermiyorlar. Hakkındaki kararları gördükçe Ali Samiye seslenme isteği doğuruyor bende
Az gelişmiş ülke refleksi kurbanıdır
Aga geçen gün YouTubeu açmışız
Sol framede bu kadar entrysini görünce Türkiyeye özgürlük geldi sandım
An itibarı ile açıktır, diye yazılsa milletin kargalar gibi üşüşeceği çekici bir cazibesi olan anlaşılması güç site
Bugün hala YouTube gelmemiş köylerimiz ilçelerimiz var dedirten sitedir
Yasaklandıkça alternatiflerine kaydığım site
Artık önümüzdeki kapatmalara bakacağız (Savcılık)
Kapandığında bütün memlekette küt diye kapanıveren, açılırken bölge bölge açılan meret. Kapatmayı daha iyi öğrenmişler. Açma konusuna daha gelmemişler (bkz: bu konuyu henüz işlemedik)
Bende evladım açıp kapama bozcaksın deme isteği uyandıran site (bkz: yasaklar bizi yıldıramaz) (bkz: kapak olsun)
Med cezir
Telekom teknisyenleri için case study
Hayret, arkadaşlar şaşırıyorlar YouTube kapatıldı diye
Ne zamandır engellenmeyince beni mahkemelerimiz uyuyor mu? diye düşündüren site idi. Tekrar yasaklandı da derin bir oh çektik
(Devam)..Bir de bu kadar yanıp
tutuşacağınıza açın kendiniz bir video
sitesi !! Yatırımınız sadece birkaç adet
Sabit disk.500GB"lık.Fiyatlar çok düştü
zaten. İndirin YouTube"dan
videoları(özel yazılım
lazım).Çözünürlüğü küçücük videolar, hiç
yer tutmaz. Yükleyin sitenize. Aradaki
başıboş/saçma videoları da silin, yer
kaplamasın. Alın size "YouTubeTürkiye"
veya "Temiz YouTube" Hatta "Temiz Yutub"
:)(isim hakkı başınıza bela
olmasın).Alın reklamları, götürün siz de
paraları :) İşte fırsat yeni bir pazar
doğdu.Ne diye bu kadar tantana? Umarım
Proxy ile ulaşımı da en yakın zamanda
engellerler.
onur gunduz - İstanbul
25 Temmuz 2008, Cuma 18:30
Müslüman Arap ülkesi Türkiye"ye
hoşgeldiniz. Press nine for english