Türk dizileri, kültürel ve sosyal yapı olarak sanılandan ve alışılandan farklı bir Türk ailesi sunuyor. Acaba hata Türk toplumuyla ilgili yanlış kanaatimizde mi saklı, yoksa dizilerde sunulan yanlış tabloda mı?
LONDRA - Arap ve Körfez ülkelerindeki izleyicilerin genci yaşlısı, erkeği kadını, şu an MBC ekranlarında gösterimde olan iki Türk dizisini, Kaybolan Yıllar (Ihlamurlar Altında) ve Nuru (Gümüş) izlemekle meşgul olduğu kadar, hiç bir şeyle meşgul olmamıştı. Her ne kadar oyuncuların kendileri, oyunu sergileyişleri ve dizilerin yönetmenliği, Türkiyeyi doğunun Meksikası haline getirecek kadar güzel olsa da, ben bu dizilere yüksek reyting getiren etkenleri ele alacak kadar drama yorumcusu değilim. daha çok dizilerin kültürel ve sosyolojik içeriğinden bahsetmek istiyorum. Türk dizileri, en azından Türk toplumuyla ilgili alışılmış veya kültürel olarak sanılandan farklılık arz eden bir Türk ailesinin sosyal yapısını sunuyor. Acaba hata Türk toplumuyla ilgili yanlış kanaatimizde mi saklı, yoksa dizilerde sunulan yanlış tabloda mı?
İKİ DİZİ GAYRIMEŞRU CİNSEL İLİŞKİ ÜZERİNE KURULU Adı geçen iki dizi çoğunlukla meşru olmayan cinsel ilişki ve evlilik kurumu dışı hamilelik etrafında dönüyor. Bu evlilik dışı hamilelik, babanın yemek masasında basit bir azarlamasıyla geçiştiriliyor. Azarlama nerdeyse çorba içimi süresiyle sınırlı kalıyor. Hatta ana yemek tabağına geçmeden önce, masum kız hamile kalmasına ve kendisini bu cenini korumasına iten sebepler hususunda babayı ikna ediyor. Medeni baba, daha çocuğun babasının kim olduğu belirlenmeden, gelecek torununu kollama sözü vererek yemeğini yiyor!!. Peki araştırmacıların dediği üzere, doğulu adet ve geleneklerini sürdüren Türk toplumunun gerçek tablosu bu mu?
Türk toplumu, kültürel dinamiklerinden ödün verme noktasında en inatçı ve milliyetçi toplumlardan biri olarak bilinir. Askeri kurumun uyguladığı laik rejimin, 1923ten bu yana Türkiyeyi yönetmesine rağmen, Türk toplumunun (uygulama ve kimlik Müslümanlığı tartışmalarını bir yana bırakırsak) yüzde 99unun Müslüman olduğu gerçeğini değiştirmedi. AKPnin iktidara gelmesi, başörtünün siyasi tartışmalara dönmesi ve artan Türk hacılarının sayısı, Kemal Atatürkün közün üzerine kül döktüğünü gösteriyor. Arap ülkelerinde Gümüş etkisi Bir ülke ve halk olarak Türkiye hakkındaki uzmanlığım sınırlı. Laik olan Türk arkadaşlardan birine, iki tablodan hangisinin doğru olduğunu sormuştum. Bana Türk dizilerinde izlediklerinizin, genelleştirilmesi zor. Fakat sınırlı ölçüde doğru demişti.
TÜRKİYE AB İÇİN İMAJINI MI İYİLEŞTİRİYOR? O halde Türk dizilerinin bu küçük tabloyu büyütmesine yol açan sebep ne? Bu sadece dramatik bir ihtiyaç mı, yoksa belirli bir grup için turizm pazarlaması mı? Yahut bizdeki Türk imajının lekelenmesi, Türkiyenin ABye üyeliğinin kabulüne hazırlık bağlamında AB nezdindeki imajının iyileştirilmesi için mi?
AB, birliğe üye olarak kabulü için Türkiyeye birçok şart koşuyor. Türkiye, üyelik için ödünler sunmaya ve şartları yerine getirmeye hazır, ancak Türk halkı Avrupanın kara kaşı için kendi adetlerini ve kavramlarını değiştirmeye hazır mı?
DANİMARKALI GAZETECİ BU DİZİLERİ GÖRSEYDİ... AB üyeliğine kabul ve Avrupanın adetleriyle uyum sağlamak noktasında Türk kadını önemli rol oynuyor. Danimarkalı bir gazeteci iki toplum arasındaki sosyo-kültürel farklılığı şöyle gündeme getiriyor: Türkiyede aile toplumun çekirdeğini oluşturur ve bu durum aile reisine lider bir konum ve tahakküm kurma hakkı verir. Avrupada ise bu kabul edilemez. Çünkü aile değil, birey Avrupa toplumunun çekirdeğidir. Bu gazeteci Ihlamurlar Altında ve Gümüş dizilerinde, tüp bebeğe veya evlilik dışı ilişkiye hoşgörülü bakan aile reisinin tutumunu izleseydi, düşüncesi biraz değişebilirdi.
ABnin sağlık kriterlerine uymadığı için, kokoreç gibi Türk yemekleri bile, Türkiyenin AB üyeliğini tehdit ediyorsa; Türk kızlarının da davranışlarının Avrupalı kızların kuralları, adetleri ve özgürlükleriyle uyumlu olması gerekli.
Her halükarda AB üyeliği meselesinde halk referandumu gereklidir. Türk halkının Batı kabilesine üyelik için, doğulu adetlerinden ve geleneklerinden daha fazla ödün verip vermeyeceğini göreceğiz. Türk toplumu acaba bu ödünleri verecek mi, yoksa Türk dizisi sadece toplumun Osmanlı evlerinde göremediği isteklerini mi yansıtıyor?
* Londrada Arapça yayımlanan El Hayat gazetesi, Suudi Arabistanlı yazar, 16 Temmuz 2008, Arapçadan çeviri: Halil Çelik
Bu 2 dizi kesinlikle Türk milletinin
örf,adet ve dinini
yansıtmamaktadır,eger ki! bu dizilerin
ana fikrinde Türk milleti"nin yaşam
biçimi anlatılıyorsa.
AB"ye girecegiz diye dinimizden örf
ve adetlerimizden vaz geçmemiz
bekleniyorsa şahsım adıma konusuyorum
ben yokum...Bizi AB"ye
alacaklarmış,niye!!! çünkü babasız
cocuk dünyaya getiren Müslüman bu
olaylara göz yumuyor artık,hadin
oradan AB"ndeki ülkelerin yaptığı
yanlış hataları biz niye
yapalım.Babasız cocuk dünyaya getirmek
günah değilmidir veya cahıllik
değilmidir,bizim bu tür olaylara göz
yumucağımıza geleceğimizi eğitmemiz
gerekmetedir.
yorumcu - Ankara
12 Ağustos 2008, Salı 01:04
sayın izleyici arkadaşım, birincisi
İslamda laiklik yoktur (bu gerçek
vural savaşın refah partisini kapatmak
için açtığı davadaki iddianamedeki
dayanaklardan biridir ve Kuran
ayetlerinden de delillendirilmektedir.)
ikincisi madem laiklik asker
baskısıyla uygulanmıyor 28 şubat
harekatı neyin nesi ve en ufak İslami
değerlere bile en sert tepkiler neden
en önce askerlerden geliyor? (bu arada
aynı durumdan katkat fazla olan
durumlarda hristiyan ve yahudilere en
ufak bir tepki gösterilmediği de ayrı
bir gerçek örneğin istanbulun
göbeğinde ortodoks patriği bağımsız
birmakammış gibi davranabilmişti...
Eren Baydaroğlu - Bursa
07 Ağustos 2008, Perşembe 14:01
Toplam bir sayfalık bir senaryonun
üzerine yüzlerce bölüm çekilmesiyle
meşhur,toplum hayatını yansıtmak bir
yana,toplumu oyalamak üzerine
tasarlanmış ve entrika ve dizginsiz
hayal gücü dışında somut hiçbir unsur
barındırmayan yerli dizilerimizin bir
Arap yazar üzerinde bıraktığı
izlenimler doğrusu şaşırtıcı.Kaldı ki
bu dizilerimizi ihraç etmeye
başladığımız-özellikle Arap ülkelerine-
bir dönemde,bu dizilerden yola
çıkarak sosyo-kültürel analiz yapmak
ne kadar sağlıklıdır?Kanımca bu
dizilerde yansıtılmak istenen,toplumun
mevcut durumu değil gelmesi istenen
durumudur.