Pek çok ülkenin, gıda maddelerinde aflatoksinler için yasal veya tavsiye niteliği taşıyan limitleri bulunduğunu ifade eden TÜBİTAK-ATALda görevli araştırmacılardan Dr. Hamide Şenyuva, bu limitlerde tüm gıdalar için, AB kriterlerini desteklemek amacıyla geçerliliği kanıtlanmış analitik metotlara gereksinim bulunduğunu belirtti.
Şenyuva, 1999 yılında AB Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC) ile İngiltere Merkezi Bilim Laboratuvarının (CSL) yer fıstığı ezmesi, Antep fıstığı, kuru incir ve kırmızı biberi kapsayan bir çalışma yapmasına rağmen AB kanunlarında fındık için limitleri belirtilen bu tür bir çalışmanın o tarihe kadar mevcut olmadığını vurguladı.
AB VE ABDDE TEST EDİLDİ
Fındıkta aflatoksin miktarının tespitinin her laboratuvarda farklı yöntemlerle yapıldığını ve bunun farklı sonuçlara yol açtığını dile getiren Şenyuva, TÜBİTAK ATALda geliştirdikleri yöntemin tamamen özgün olduğunu ifade etti. Şenyuva, metodun uluslararası boyuta taşınabilmesi için pek çok laboratuvarda aynı sonucun alınması zorunluluğuna işaret etti.
Geliştirilen yöntem Avrupa Komisyonundan 8, Türkiyeden 5 ve Amerika Birleşik Devletlerinden 1 laboratuvarda başarıyla test edildi ve sonuçlar İngilterede değerlendirildi. Dr. Şenyuva, yöntemin İngiliz, Belçikalı ve Hollandalı bilim adamlarınca bugüne kadar yapılmış en iyi metodlardan biri olarak görüldüğünü ve ABnin resmi metodu olarak kabul edildiğini belirtti.
EN-CEN-14123 kod numarası ile belgelenen ve tüm AB dillerine çevrilen metot bu yıl yürürlüğe girdi.