Gül konuşmasında, Türkiyenin Ortadoğuda üstlendiği rolü anlattı, sorunların çözümü için bugüne kadar gösterilen çabaların yeterli sonuç vermediğini söyledi. Gül, şöyle konuştu: Bugün içinde bulunulan durumun fanatikler, teröristler ve spekülatörler dışında kimseye fayda sağlamadığının herkes tarafından anlaşılmaya başlandığını görüyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Orta Doğuda yeni bir güven ve işbirliği ortamının teşkili için güven artırıcı önlemlerden başlamak suretiyle kapsamlı ve sistemli kriz ve ihtilaf önleyici mekanizmaların oluşturulması konusunun ciddi biçimdi ele alınması zamanının geldiğini düşünüyorum.
ERMENİSTANLA ORTAK TARİH KOMİSYONU ÖNERİSİ
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiyenin bazı ikili dış meselelerinin çözümü için büyükelçilerin titiz çalışmaları ve yaratıcı fikirlerinin katkısıyla önemli çabalar gösterdiğini belirterek, Kıbrıs sorununa ilişkin Birleşmiş Milletler Planının başarıyla müzakere edildiğini söyledi.
Türkiyenin Ermenistan ile ilişkilerinin normalleştirilmesi yolunda, Ermanistanın bağımsızlığını ilan ettiği günden bu yana birçok iyi niyetli açılımda bulunduğunu da vurgulayan Gül, Bu açılımlar ve son olarak yapılan Ortak tarih komisyonu kurulması önerisi eşit mukabele beklemektedir dedi.
Gül, Türkiyenin diğer komşularıyla olan sorunlarının çoğunun ortadan kaldırıldığını ifade ederek, Kalanların ise ikili ilişkilerimizin önünde engel olmaktan çıkarılmış olması memnuniyet vericidir diye konuştu.
AB DİPLOMASİMİZİN ÖNCELİĞİ OLMALIDIR
Gülün diğer mesajı da AB konusunda oldu. Gül şunları söyledi:
ABnin temel değerleri demokrasiye, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, insan haklarının korunmasına, sosyal hakların tanınmasına, serbest piyasa ekonomisinin işlemesine ve kültürel çeşitliliğe saygıya dayanmaktadır. Bu değerler Cumhuriyetimizin felsefesi, Anayasamızın ilkeleri ve halkımızın beklentileriyle uyum içindedir. Dolayısıyla bu çağdaşlaşma projesinin daha da ileriye götürülmesi diplomasimizin ve diğer devlet kurumlarının önceliklerinden biri olmalıdır. Türk milleti giderek kendisine daha çok güvenen, ufku alabildiğine açık olan, içine değil dünyaya dönük duran, modern, çoğulcu, sorunlarını derinlemesine tartışabilen, bunları çözüm üreterek aşabilen daha yaratıcı, daha üretken bir toplum haline gelmektedir. Yurt dışında yaşayan veya faaliyet gösteren Türk işçilerinin, mühendis ve teknisyenlerin, iş adamı, tüccar, müteahhit, bankacı ve yatırımcılarımızın, bilim adamı, sanatçı ve sporcularımızın Türk asıllı üst düzey yönetici ve siyasetçilerin başarıları hepimize gurur vermektedir. Devletimizin temsilcileri olarak siz sayın büyükelçilerimiz tarafından aktif biçimde destek ve teşvik edilmeyi fazlasıyla hak etmektedirler.
Az gelişmiş ülkelerde yoksulluk, açlık ve salgın hastalıkların yanı sıra yasa dışı göç, şiddet ve örgütlü suç eğilimlerinin artarak devam etmesi riski bulunduğunu kaydetti. Gül, bu sorunların yanında ırkçılık, yabancı düşmanlığı, anti semitizm gibi eski hastalıkların bu tür ortamlarda nüksettiğini ya da İslamofobi gibi yeni ilişkilerin ortaya çıktığını belirterek, Bu gelişmeler, ne yazık ki, artık diplomasinin ve büyükelçilerimizin de
uyanık biçimde yakından izlemeleri ve gerektiğinde çözümüne katkıda bulunmaları gereken fenomenler haline gelmektedir dedi.
Yemeğe, Dışişleri Bakanı Babacanın yanı sıra Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan, CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ ve Dışişleri Bakanlığı bürokratlarının da aralarında bulunduğu 150nin üstünde davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Gül, göreve gelmesinden bu yana ilk kez konuşma metnini prompter cihazından okudu.