Araştırmacılar, 1990-1994 yıllarında meme, kalın bağırsak, rektum ve prostat kanseri teşhisi koyulmuş kişilerin 5 yıla kadar hayatta kalma oranlarını kıyasladı.
Tüm bu kanser türleri için Kuzey Amerikada hayatta kalma oranı en fazla çıkarken, onu Avustralya, Japonya ve Batı Avrupa izledi. Hayatta kalma oranının en düşük olduğu ülkenin, 300 kanser vakasının tespit edildiği, sadece Setif bölgesinin araştırılabildiği Cezayir olduğu belirlendi. Cezayiri 2 bölgede 1723 vakanın araştırıldığı Brezilya ve Doğu Avrupa izledi.
Meme ve prostat kanserlerine bakıldığında hayatta kalma oranının en fazla olduğu ülke yine ABD çıkarken, Japonyanın erkeklerde, Fransanınsa kadınlarda kolorektal kanser türünde en fazla hayatta kalma oranına sahip olduğu ortaya çıktı.
Setifte 5 yıla kadar hayatta kalma oranının erkeklerde kalın bağırsak kanseri için yüzde 11,4, meme kanseri içinse yüzde 38,8 olduğu, ABDde erkeklerde rektum kanseri için hayatta kalma oranının yüzde 56,4, prostat kanseri içinse yüzde 91,1 olduğu belirlendi.
Fransada erkeklerde rektum kanseri için hayatta kalma oranı yüzde 52,8, meme kanseri için yüzde 79,8 olarak hesaplanırken, Danimarkada prostat kanseri için hayatta kalma şansının yüzde 40dan az, Avusturyadaysa yüzde 80 olduğu belirtildi.
ABDde siyahların hayatta kalma şansının beyazlardan daha düşük olduğu da araştırmada vurgulandı.
Araştırmacılar, bu oranlardaki farklılığın tanı ve tedaviye ulaşma konularındaki farklılık ve sağlık alanındaki yatırımlarla ilgili olabileceğini belirttiler.
Alanında bir ilk olan araştırma, İngiliz The Lancet Oncology dergisinde yayımlandı.