Belçikada Başbakan Yves Leterme, devlet kurumlarında reform konusunda bir uzlaşma sağlayamaması üzerine dün akşam hükümetinin istifasını Kral 2. Alberte sundu.
Belçika Başbakanı Yves Leterme istifasını verdikten sonra.
BRÜKSEL - Belçika Kraliyetinden yayınlanan açıklamada, Kralın, hükümetin istifasını sunan Başbakan Yves Letermei kabul ettiği belirtilerek, Kralın kararını saklı tuttuğu ifade edildi. İstifa haberinin gelmesi ile ülkede siyasi kaos yaşandığı söyleniyor. Leterme istifadan sonra yaptığı açıklamada, Belçikadaki federal sistemin limitlerine ulaştığını söyledi.
Siyasi uzmanlar, Belçika Kralının bu açıklamasıyla şu anki Hristiyan-Demokrat hükümetin başbakanının hala görevini sürdürebileceğine inandığını, yerine henüz başka bir isim belirlemediğini ve bu konudaki danışmalarını sürdürmek istediğini belirtiyorlar.
VALON İLE FLAMANLAR ARASINDA AYRILIK AŞILAMIYOR Koalisyon hükümetini geçen yılın Haziran ayında yapılan genel seçimler ve uzun müzakereler ardından 20 Mart 2008de kuran, 116. gününde istifasını sunan Leterme, ülkedeki Valonlar ile Flamanlar arasında, kurumsal reformlar konusunda görüş farklılıklarının aşılamaz düzeyde olduğunu açıkladı. Ülkede son yaşanan krizle beraber, Çekoslovakya örneği de bir kere daha gündeme taşındı.
Başbakan ile 4 saat görüşen Kral, siyasi parti başkanlarını kabul ederken istifayı askıda tutuyor.
Başbakan Leterme ise, Belçikadaki federal sistemin limitlerine ulaştığını söylerken, koalisyon hükümetinin başlangıçta belirlediği takvim ve programı uygulayamadığını açıkladı.
İstifayı bir sürpriz olarak nitelendiren Belçika basını, Ekonomik kriz döneminde gemisini terk eden kaptandan söz ediyor ve 13 aydır devam eden siyasi çalkantıların tahammül edilemez boyuta ulaştığını savunuyor.
ACİL ERKEN SEÇİM GEREKLİ Siyasi partiler, acil erken seçim gereğinden söz ederken, Valonlar ve Flamanlar birbirlerini suçlayan açıklamalar yapıyor.
Kral II. Albertin istifayı reddetmesi veya Letermee tekrar hükümeti kurma görevi vermesi olasılığı göz önünde bulunduruluyor.
Siyasi kriz, Belçikayı, beklenen bölünmeye yakınlaştıran yeni bir adım olarak değerlendiriliyor.
Hükümetin istifasını sunmasını değerlendiren aşırı sağcı Vlaams Belang (Flaman Menfaati) partisi, Belçikanın sonunun hazırlanması çağrısında bulundu ve Flaman kesiminin bağımsızlık ilanı isteğini tekrarladı.
Başbakan Leterme, siyasi yaklaşımı ve bazı gafları nedeniyle, özellikle Valonya kesiminde kendini kabul ettirmekte zorlanıyor.
BAŞBAKAN MİLLİ MARŞI BİLİYOR MU? Geçen yıl, bir milli bayram gününde kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Leterme, milli bayramın hangi nedenle kutlandığı sorusunu yanlış yanıtlamıştı.
Yves Leterme, kendisine, Belçikanın milli marşı olan Barabançonneu bilip bilmediğinin sorulması üzerine, biraz bildiğini söylemiş, ardından Fransanın milli marşı olan Marseillaisei söylemeye başlamıştı.
Leterme, Flaman Hükümeti Başkanı sıfatı ile bir Fransız gazetesine verdiği demeçte de, Belçikanın, tarihin bir kazası olduğunu, Flamanların yaşadığı Flander bölgesinin ve Flaman menfaatinin Belçikadan öncelikli olduğunu, Flamanlar ile Valonlar arasında uçurumun derinleştiğini, Belçika halkını oluşturan bu etnik gruplar arasında sadece Kral, futbol takımı ve bira ortaklığı kaldığını söylemişti.
Fransızca konuşan Belçikalıları Flamanca öğrenecek yeteneği ve zekası olmayan insanlar olarak nitelendiren ve Belçika Kralının dahi iyi Flamanca konuşamadığını savunan Letermein bu sözleri Valonlar tarafından hakaret olarak algılanmıştı.
Belçikanın gerçeklerine göre Valonların ve Flamanların sınırlarla birbirinden ayrılma hakkı olduğunu söyleyen Leterme, Belçikanın kendi başına bir değeri olmadığını, kurumların koşullara uyarlanmaması halinde bu ülkenin hiçbir geleceği bulunmadığını anlatmıştı.
Leterme, bu yaklaşımlarının ardından, son genel seçimlerde partisini doruğa taşırken kendisi de 800 bin kadar tercih oyu elde etmişti.
İki veya üç büyük etnik nüfusu yapay
olarak zengin bile olsa tek devlet
çatısı altında kalmaya zorlamak hiçbir
zaman huzur getirmiyor. Zaten insanın
doğasına da aykırı bu zorlama. Hele de
o etnik gruplar arasında güven sorunu
varsa daha kötü. Avrupa bu tür
devletlerin bölünmesine artık engel
olamıyor. Hatta Kosava da olduğu gibi
destekliyor. Ama aynı Avrupa yıllar
önce bölünmüş, iki devlete ayrılmış ve
barış gelmiş Kıbrıs"da Talat ve RTE
gibi işbirlikçileri de kullanarak Türk
devletini birleşme görüntüsü altında
rumlara yamamaya çalışıyor. Yeniden
kan döktürecek.
Mustafa Tunc - Yurt Dışı
15 Temmuz 2008, Salı 15:05
BM KofiAnnan Planı"nın meydana
getireceği yeni Kıbrıs da bu duruma
düşer miydi? Bir çeşit federal Kıbrıs
için 2008 yazında görüşmeye başlayan
Talat-Hristofyas bu gelişmeyi nasıl
görüyorlar?
FAHRETTİN CEYLAN - İzmir
15 Temmuz 2008, Salı 14:17
Bir zamanlar Doğu Blokunda SSCB"nin
çöküşünün akabinde ardı ardına
bölünmeler olmuş ve önüne
geçilememişti,SSCB BDT olmuş o da
sonradan pasifize
edilmişti,Yugoslavya"da Kuzeydeki
tehdidin ortadan kalkması akabinde
tasviye edilmiş yani bölünmüştür.Şimdi
bakınız AB"nin Başkentliğini yapan
Brükselin Evi olan Belçika şayet
bölünürse hemen akabinde bu durumdan
diğer AB ülkeleri mesela İspanya,İtalya
(kuzey-güney),Fransa(Korsika)ve
diğerleri etkilenir,etkilenmemesi
imkansızdır,ancak bu durumdan AB"de
büyük bir tesir görür farklı bir
yapılanmaya gidebilir,şimdi buna
kehanet deniliyor,ancak zamanla..