Açılış öncesinde vatandaşlara hitap eden Baykal, emeklilerin Türkiyedeki kalkınmadan paylarını alamadığını, enflasyona karşı dayanamadığını savunarak, Enflasyon yüzde dörtmüş yılda. 6 ayda yüzde 2, rakamlar iflas etti. Türkiyede iki rakamlı enflasyona geçildi. Ama onun gereği olan düzenleme, emeklilerle ilgili olarak yapılmadı. Onun yapılmasını talep ediyoruz. Bunu yaptıracağız. Emeklileri enflasyona ezdirtmeyeceğiz diye konuştu.
Bir vatandaşın Sen emekli maaşını bırak, Cumhuriyete sahip çık diye seslenmesi üzerine Baykal, Cumhuriyet tehlikede öyle mi? Cumhuriyeti içine sindiremeyen, Cumhuriyetin kazanımlarını içine sindiremeyen insanlar mı var? Yoksa onlar bir de iktidarda mı? Öyle mi? Bu işi halletmek hepimizin görevi. Halledeceğiz merak etmeyin dedi.
KİMSE KİMSEYİ DIŞLAYAMAZ
Dünyada en güzel, en temiz, en doğru İslamiyetin yaşandığı yerin Türkiye olduğunu dile getiren Baykal, şöyle konuştu:
Türkiyede Müslümanlar baskı altındaysa siz 6 yıldır iktidardaydınız. 6 yıldır neden kaldırmadınız? Canım kaldıramadık. O baskı nereden geliyor? Anayasadaki laiklik ilkesinden geliyor. Din ayrı, devlet işi, siyaset ayrı, eğitim, hukuk ayrı. Bu ayrımı gözettiğimiz için İslam dünyasının en ileri en kalkınmış, en demokratik, en çağdaş ülkesi haline gelmişiz. Bu gidiş iyi değil. Buna bir an önce son vermek lazım. Türkiyenin gücü, insanlarımız arasında ne din, ne mezhep, ne ırk, ne etnik köken ayrımı yapmamaktan geçiyor. Kimse, kimseyi dışlayamaz. Kimse, kimseye üstünlük sağlayamaz. Kimse halkımızın inancına, dinine karışmasın. Herkes dinini bin yıldır burada yaşıyor. Kimsenin Müslümanlığı öğrenmeye ihtiyacı yok. Hepimiz biliyoruz Allahımızı, hepimiz biliyoruz dinimizi, hepimiz biliyoruz Peygamberimizi. Sana ne, sen kim oluyorsun? Durum iyi değil, ama iyi olacak. İnançla söylüyorum, geldikleri gibi gidecekler. Türk milleti, siz kalacaksınız, halkımız kalacak, Atatürkün ilkeleri kalacak, Anayasamızın özü, temelleri kalacak, Türkiye laik, demokratik bir cumhuriyet olmaya devam edecek.
TOPLUMA BİR KORKU SALMAYA ÇALIŞIYORLAR
Ergenekon soruşturmasına da değinen Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Şimdi topluma bir korku salmaya çalışıyorlar, yıldırmaya çalışıyorlar. Atatürkü sevmek neredeyse suç, Cumhuriyeti sevmek neredeyse suç. Biz herkesin burnunu sürteriz, biz herkesten hesap sorarız, onu da tutarız bunu da tutuklarız, bunu da gözaltına alırız demeye çalışıyorlar. Türkiye, bunu kabul etmez. Türkiye, hukuk devletidir. Türkiyede o yanlış işler bir yerden döner. Geçmişte de yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Vanda rektörü ve çalışma arkadaşlarını aldılar. Aylarca iddianame çıkmadı, tutukladılar. Üniversitenin genel sekreteri intihar etti. Bir şeref intiharı gerekleştirdi. Bunu kabul edemem, haksızlığı içime sindiremem. Bu ithamları bana ne hakla yapıyorsunuz? dedi. Şimdi Türkiyenin en değerli saygıdeğer insanları 13 aydır gözaltında. Ortada iddianame yok. Şunlar suçlu diyorlar. Suçluları biliyorlar da suçu bilmiyorlar. Neymiş bunların suçu? Bunların hepsini yaşayacağız göreceğiz. Bu haksızlıktır, zulümdür. Bunları söyleyince rahatsız oluyorlar ve çıkıp diyorlar ki Biz temiz eller operasyonu yapıyoruz bundan hoşlanmıyor musunuz? Temiz eller kim sen kimsin? Sen mi yapacaksın Türkiyede temiz elleri? Temiz elleri yapacak insanın, temiz eller düğmesine basacak insanın, önce kendi eli temiz olacak. Senin arkanda 13 tane yolsuzluk dosyası var. Sen dokunulmazlık zırhının arkasından konuşuyorsun. Temiz eller diyorsan ben sana teklif ettim Mecliste. Çeşmede de teklif ediyorum. Anayasayı değiştirmeyelim, dokunulmazlık açısından 550 milletvekilininkini de kaldırmayalım. Gel ikimizin, Recep Tayyip Erdoğan ile Deniz Baykalın dokunulmazlığını bir kaldırıverelim, bakalım, o zaman görelim temiz eller operasyonunu.
Konuşmasının ardından Baykal, Dalyanköy çevre düzenlemesinin açılış kurdelesini kesti.