İngiliz basını Türkiyede laiklik için nabız tuttu
İngiliz Independent gazetesi, Türkiyede laiklik tehlikede mi sorusuna hem evet, hem hayır yanıtını verdi. Guardian, AKP laikliğe tehdit mi? sorusuna Kayseride cevap aradı. Daily Telrgraph ise, Türkiyede patlayan İslami turizmi araştırdı.
LONRDA - İngilteredeki Independent gazetesi, Türkiyede gerilim niçin tırmanıyor? Türkiye İslamcı bir ülkeye mi dönüşüyor? başlığıyla verdiği haberde, Türkiyedeki gerilim ile ilgili İngiliz okurların merak ettiği soruları yanıtladı. Gazete Türkiyede laiklik tehlikede mi? sorusuna hem evet, hem hayır yanıtını verdi. Guardian ise AKP bir tehdit mi, modernleştirici güç mü? sorusuna yanıtı Kayseride aradı. Daily Telegraph da, Türkiye sahillerindeki patlayan İslami turizmi sayfalarına taşıdı.
Independent, laiklik tehlikede cevabının gerekçelerini şöyle açıkladı: Türkiyede laikliğin kökleri zayıf. Erdoğan laikliğin ne demek olduğunu anlamamış görünüyor ve sürekli laikliğin bireyler için değil devletler için olduğunu söylüyor. Laik Türkiye, hep okullar ve diyanet aracılığıyla vatandaşlarına Sünni İslamı dayattı. Hayır cevabının gerekçeleri ise şöyle: Türkiyede laiklik tehdit altında değil. Çünkü Türklerin sadece yüzde 10u şeriat yasalarını destekliyor ve bu kişilerin oranı azalıyor. Türklerin çoğu AKPyi refah sözü verdiği için destekledi. Sözünü tutamazsa halk AKPyi iktidardan uzaklaştıracak.
Geçtiğimiz hafta polisin ülke tarihinde ilk kez iki emekli orgenerali darbe planlamakla suçlayarak gözaltına aldığını belirten gazete, Laik kesimler bunun AKPnin kapatma davasının intikamını alma çabası olduğunda ısrar ediyor.
REFORMCU TAVIR YERİNE İKTİDAR SARHOŞLUĞU Independent, AKPnin iktidara geldikten sonraki üç yıl içinde Türkiye tarihinin en radikal reformlarını gerçekleştirdiğini belirterek şöyle devam ediyor: Ancak 2004ten sonra reformlar durma noktasına geldi. Reformcu tavır yerini Türkiyede iktidar sarhoşu sağ partilere özgü halkın iradesi söylemine bıraktı. AK Parti tüm kesimlerin haklarını desteklediğinde ısrar ediyor. Fakat partinin Şubatta üniversitelerde türbanı kaldırma girişimi, bazı hakları diğerlerinden daha önemli gördüğünü gösterdi. Laikler, AKPnin devlet kadrolarını kendi yandaşlarıyla doldurmasından yakınıyor. Bunda haklılar. Laik çizgideki gazeteler televizyonda alkolü yasaklama, barların kent dışına çıkarılması, toplumda muhafazakar anlayışın hakim kılınması çabalarıyla ilgili haberlerle dolu. Anketlerin çoğu tarafından desteklenmese de başörtü takanların sayısının eskiye oranla arttığı yolunda bir inanış da var.
BATI AKPNİN YANINDA Independent, Batı kimin yanında? sorusuna ise şöyle cevap veriyor, Türkiyedeki gerilimde Batı AKPnin yanında yer alma eğiliminde. Hatta bazen daha da ileri gidiyorlar. Avrupa Komisyonunun genişlemeden sorumlu yetkilisi bu yılın başlarında Türkiyede otoriter laiklerlerle Müslüman demokratlar arasında bir mücadele yaşandığını söyledi.
Gazetenin krizin nasıl sonuçlanabileceğiyle ilgili değerlendirmesi ise şöyle: Uzmanlara göre, kriz üç şekilde sonuçlanabilir. En zayıf ihtimal, Türkiyede tam bir otoriter rejime dönülmesi. Çok daha olası bir sonuç ise AKP ile devlet arasında her an bozulabilecek bir ateşkesin imzalanarak yakın gelecek için reform umutlarının sona ermesi. Liberaller ise AKPnin şunun farkına varması beklentisinde: AKPnin istediği özgürlükler, ancak istemediği özgürlükleri güvence altına almasıyla güvence altına alınabilir. Bu görüştekilere göre, Türkiyenin ihtiyacı olan şey, son darbeden sonra halka dayatılan anayasanın değiştirilmesi ve devletin savunulmasını bireylerin haklarının savunulmasının üstünde gören hukuk sistemine son verilmesi.
AKP TEHDİT Mİ, MODERNLEŞTİRİCİ GÜÇ MÜ? Yine İngilteredeki Guardian gazetesi ise, AK Parti için açılan kapatma davasıyla ilgili haberinde Laik devlete tehdit mi, modernleştirici güç mü? İktidar partisi kararı bekliyor başlığını kullanmış. Gazetenin muhabiri Robert Tait, bu sorunun yanıtını AKPnin dini muhafazakarlıkla, modern serbest piyasa kapitalizmini birleştirme iddiasını yansıtan bir vitrin diye nitelediği Kayseride arıyor. Haberde, bir tıp öğrencisi beş yıl içinde çok şeyin değiştiğini söyleyerek Biz İran olmak istemiyoruz derken, başka bir öğrenci kadınlar üzerindeki baskının artmasından yakınıyor. Bir işadamı kentteki fabrikaların Ramazanda öğle yemeği çıkarmadığını söylerken, gazete muhaliflerin AKPyi bu tür uygulamalarla mahalle baskısı yaratmakla suçladığını belirtiyor.
Guardian muhabirine göre kentteki Aleviler de dincilerden baskı gördüklerini savunuyor. AKPnin Kayserideki bir yöneticisi ise camilerin AKP iktidara gelmeden önce de dolduğunu belirterek suçlamalara, Burada asıl mesele iktidarın el değiştirerek seçkinlerden yenilere geçmesidir diye yanıt veriyor.
TÜRKİYEDE BİKİNİSİZ İSLAMİ TURİZM PATLAMASI Daily Telegraph da, Türkiye sahillerindeki patlayan İslami turizmi sayfalarına taşıdı. Bikinisiz İslami turizm Türkiyede patladı başlığıyla verilen haberde, Bikinili Avrupalılarla tanınan Türkiye sahilleri, artık tepeden tırnağa mayo giymiş dindar Müslümanlar arasında popüler olmaya başladı. ifadesine yer verildi.
İslami turizm, Türkiyenin 10 milyar sterlin büyüklüğündeki turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen parçasını oluşturuyor denilen haberde, Müslüman müşterileri içki içmemelerine rağmen, fazla para bıraktıkları için otel sahipleri tarafından tercih ediliyor. yorumu yapılıyor.
Araştırma benim gözlemlerime ve
düşüncelerime uygun. Demokrasi,
çoğunluğun istediğini yapma yetkisi
olduğu rejimin adı değildir, bilakis
azınlığın haklarının korunduğu
rejimdir. Çağdaş demokrasilerde, ırk,
dil,din ve cinsiyet ayrımcılığı olmaz.
O nedenle demokrasiler bir inanç
sisteminin kurallarına uyacak şekilde
değiştirilemez. Değiştirilirse ne
olur, o zaman başına başka sıfatlar
alır, İslam Cumhuriyeti gibi. O
nedenle Türkiye"de şu anda 100 bin
İran"lı baskıdan kaçarak yaşıyor.Aynı
şeyler Türkiye"de de olabilir! Son
günlerde ortaya salınan korku ve
gözdağı ileride olabileceklerin
habercisi
Emel Eyüp - İstanbul
08 Temmuz 2008, Salı 16:47
AB güçlü bir islam devletinin peşinde
değil. Bazı yorumcuların dediği gibi
Türkiye güçlü hem de çok güçlü ! Ama
islami anlamda değil !!!
AKP"yi desteklemelerinin arkasındaki
gerçek, bizi şeriata göre
yönetecekleri beklentisi asla değil
ama öyle olacağı izlenimi verilerek
bizim kalkınmamızı geciktirici olarak
memnuniyetle karşılamalarıdır, çünkü
Akdeniz"de, dünyanın merkezinde, ve
daha birçok özelliği ile Türkiye göze
batan bir coğrafi konumdadır. Yoksa
AB"yi ilgilendiren buradaki aç insan
sayısı ve laiklik falan değildir.
Kendileri çok mu laik ???
Türkiye kalkınmasın yeter ki....
bahri urbay - İzmir
08 Temmuz 2008, Salı 16:42
valla kim ne derse desin adamlar
araştırmalarını yapmışlar ve bence
sonuna kadar da haklılar. kimse ""biz
müslümanız"" ayaklarına girmesin. ben
değilim arkadaşım benim özgürlüğüm ne
olacak ? benim sende beğenmediklerim
ne olacak. ben içki içiyorum diye sen
beni yaşadığım yerin dışında içmeye
zorlayamazsın arkadaş. nasıl ki ben
sana git camiini benim yaşadığım yerin
dışına kur demiyorsam saygılıysam
sende bana bunu diyemezsin. mahalle
baskısı dediğiniz kime acaba ? bir
düşünün.bu ülkede sadece sünni
müslümanlar yok bunu da aklınıza sokun
artık.