
Ogün Samast büyüdü, dava basına açıldı


Coşkun İğci ifade verdi: Jandarmayı uyardım


Sanıklar ve avukat alenen dalga geçiyor


Hrantın Arkadaşları: Türkiye için namus davası


Mete Çubukçu: Dink davasından enstantaneler

Akraba tanıklardan Aslan Samast da, Ogün Samastın olaydan sonra yanına gelip Yalovaya gideceğini söylediğini anlatıp, Sarhoş gibi dolanıyordu diye konuştu.
AGOS GAZETESİ ÇALIŞANI ANLATIYOR
Agos gazetesi çalışanlarından tanık olarak dinlenen Dina Murat ise, olay günü saat 12.00-12.30 sıralarında gazeteye gelen Ogün Samastın, Hrant Dink ile görüşmek istediğini, Ankara Üniversitesinden geldiğini ve bir konuya ilişkin fikir almak istediğini söylediğini anlattı. Randevusuz görüşemeyeceğini söylemeleri üzerine Samastın gittiğini söyleyen Murat, 10-15 dakika sonra gazeteden bazı arkadaşlar, Sabah gelen bir çocuk vardı, dışarıda bekliyor. Hrant Dinke söyle, sanırız onu bekliyor dediler şeklinde konuştu. Murat, bu durumu toplantıda olduğu için Dinke söyleyemediğini, bir süre sonra da gelen ses üzerine Dinki yerde ölü olarak gördüğünü aktararak, o gün gazeteye gelen kişinin Ogün Samast olduğunu bildirdi.
Tanık Ahmet Emin Özmete de doktor olduğunu ve öğle yemeği için olay yeri yakınındaki muayenesinden çıktığını anlatarak, sanık Samastı elinde silahı ile Osmanbeyden Şişli yönüne koşarken gördüğünü söyledi.
ERHAN TUNCEL: KOD ADIM MEHMET KURT
Mahkeme heyeti başkanı, mahkemenin 25 Şubat 2008 tarihli ara kararı üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığından gelen bilgi ve belgelerin naip hakim tarafından incelendiğini belirtti.
Heyet başkanının, Yardımcı istihbarat elemanı olduğunu söylüyorsun. Sana herhangi bir kod ismi verildi mi? diye sorduğu sanık Erhan Tuncel, 2 yıllık dönemde Mehmet Kurt kod ismini kullandığını söyledi. Başkan bunun üzerine, (Görevin sona ermiştir) diye bir tebliğ yapıldı mı? diye sordu. Tuncel de herhangi bir tebliğ yapılmadığını söyledi.
SIK PARA İSTİYOR, VERİM ALINAMIYOR DİYE DÜŞÜLMÜŞ
Mahkeme başkanı, Kod adı Mehmet Kurt olan kişinin buluşmalara zaman zaman gelmediği, bilgi saklamaya çalıştığı, sıkça para talep ettiği ve verim alınamayacağı hasıl olduğundan 17 Kasım 2006da kayıtlardan düşümünün yapıldığına ilişkin mahkemeye bilgi geldiğini kaydetti.
Erhan Tuncel, 2006 yılının Eylül ayında yardımcı istihbarat elemanlığından ayrılmaya karar verdiğini ve buna ilişkin birkaç talepte bulunduğunu anlattı. Tuncel, görüştüğü kişilerin kod isimlerini de bildiğini söyledi.
Mahkeme başkanı, Erhan Tuncele 15 Şubat 2006da bir rapor vermişsin diyerek, bu raporda Yasin Hayal ile zaman zaman görüştüğünü, Hayalin İstanbulda eylem yapacağını söylediğini, Hayalin bunu yapmaması için telkinlerde bulunduğunu, Hayalin eylemi gerçekleştirmek için İstanbula gideceğini ve yanıltmak için de telefonunu İlhan adlı bir kişiye bırakacağını yazdığını ifade etti.
Tuncel, bunun üzerine, bunların kısmen doğru olduğunu, fakat kendisinden yazılı bir şey istenmediğini söyledi. Duruşmada görüştüğü bazı kişilerin kod isimlerini söyleyen Erhan Tuncele, mahkeme başkanı, Ercüment Ovalıyı tanıyor musun? diye sordu.
Tuncel de Ovalıyı tanımadığını belirterek, Sağ olsun medya uydurdukça uyduruyor dedi. Mağdur olduğunu iddia eden Erhan Tuncel, Önceden suçla mücadele ettiğim içim maddi gerçeğin ortaya çıkarılması beni ilgilendirir dedi.
İLHAN TATLI MI?
Söz alan müdahil avukatlarından Fethiye Çetin, İlhan olarak bahsedilen kişinin soyadını Erhan Tuncele sordu. Bunun üzerine Tuncel, soyadını bilmediğini söyledi. Çetinin Soyadı Tatlı olabilir mi? şeklinde cevabı üzerine Tuncel, söz konusu kişinin soyadını bilmediğini yineledi. Aynı soruya cevaben sanık Yasin Hayal ise doğrudur yanıtını verdi.
Müdahil avukatlarından Fikret İlkiz de Erhan Tuncelin ifadesinde Ben birilerini temsil ediyorum dediğini anımsatarak, kimi temsil ettiğini sordu. Tuncel ise bu soruya açıklayıcı bir yanıt vermedi.
KOD ADI VERİLEN KİŞİLERİN DİNLENMESİ İSTENDİ
Daha sonra söz alan müdahil avukatlarından Kezban Hatemi, Gördüğümüz kadarıyla sanık Erhan Tuncel net konuşmuyor. Birtakım şeyler ima ediyor, birilerine mesaj gönderiyor. Bir dilekçe verip kod adlarıyla belli şahısların dinlenilmesini istiyor. Biz de bunların huzurda dinlenilmesini talep ediyoruz dedi.
Söz alan bir sanık avukatı da Erhan Tuncele, Yasin Hayalin cep telefonunu birisine verip Çaykaraya göndereceği ve kendisinin de İstanbula geçeceği yönündeki ifadeyi hatırlatarak, Cep telefonunu birine verip Çaykaraya gönderdi mi? diye sordu.
Tuncel de bunun üzerine, Bu olay 5-6 sefer denendi başarısız oldu dedi. Tuncel, Yasin Hayalin kimlerden destek alıp alamayacağına ilişkin ve kimin Hayala para verebileceğine ilişkin de çalışma yaptıklarını söyledi.
TUNCEL VE HAYALİN ROMANI: TANRI SENİ SEVİYOR!
Mahkeme başkanı, adli emanetteki bazı defterleri göstererek, bu defterlerin kimin olduğunu sanıklara sordu. Tuncel, 2 sayfalık yazının ilk sayfasında Tanrı seni seviyor ifadesi bulunan defterin kendisine ait olduğunu ve Hayal ile bir roman yazmaya çalıştığını belirterek, bunun da romanın birinci bölümü olduğunu söyledi.
Mahkeme başkanının gösterdiği diğer defter için ise, sanık Tuncay Uzundal kendisine ait olduğunu söyledi.