Dink davasında “Kod adlılar da dinlensin” talebi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Polis - adliye

Dink davasında “Kod adlılar da dinlensin” talebi

“İstihbarat elemanı” Erhan Tuncel, ilişki kurduğu görevlileri ve duruşmada gördüğü bazı kişileri “kod” adlarıyla söyledi. Dink Ailesi avukatlarından Hatemi de, “kod” adlı kişilerin dinlenmesini istedi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 22:00 TSİ 07 Temmuz 2008 Pazartesi

İSTANBUL - Mahkemede daha sonra Ogün Samast’ın dayısı Yaşar Samast tanık olarak ifade verdi. İstanbul’da oturduğunu, Samast’ın olay öncesi 3 arkadaşı ile yanına gezmeye geldiğini ve geri döneceğini söylediğini anlatan Samast, cinayeti duyduktan sonra yeğeninin yakalanması için elinden geleni yapmaya çalıştığını anlattı. Yaşar Samast, Ogün Samast’ın avukatı Levent Yıldırım’ın sorusu üzerine “Olaydan önce de, sonra da yanıma geldi. Geri geldiğinde gözleri kızarmış ve sarhoş gibi bir hali vardı” dedi.
Haberin devamı


Ogün Samast büyüdü, dava basına açıldı


Coşkun İğci ifade verdi: Jandarmayı uyardım


Sanıklar ve avukat ‘alenen’ dalga geçiyor


Hrant’ın Arkadaşları: Türkiye için namus davası


Mete Çubukçu: Dink davasından enstantaneler

Akraba tanıklardan Aslan Samast da, Ogün Samast’ın olaydan sonra yanına gelip “Yalova’ya gideceğini söylediğini” anlatıp, “Sarhoş gibi dolanıyordu” diye konuştu.

AGOS GAZETESİ ÇALIŞANI ANLATIYOR
Agos gazetesi çalışanlarından tanık olarak dinlenen Dina Murat ise, olay günü saat 12.00-12.30 sıralarında gazeteye gelen Ogün Samast’ın, “Hrant Dink ile görüşmek istediğini, Ankara Üniversitesi’nden geldiğini ve bir konuya ilişkin fikir almak istediğini söylediğini” anlattı. Randevusuz görüşemeyeceğini söylemeleri üzerine Samast’ın gittiğini söyleyen Murat, “10-15 dakika sonra gazeteden bazı arkadaşlar, ‘Sabah gelen bir çocuk vardı, dışarıda bekliyor. Hrant Dink’e söyle, sanırız onu bekliyor’ dediler” şeklinde konuştu. Murat, bu durumu toplantıda olduğu için Dink’e söyleyemediğini, bir süre sonra da gelen ses üzerine Dink’i yerde ölü olarak gördüğünü aktararak, o gün gazeteye gelen kişinin Ogün Samast olduğunu bildirdi.

Tanık Ahmet Emin Özmete de doktor olduğunu ve öğle yemeği için olay yeri yakınındaki muayenesinden çıktığını anlatarak, sanık Samast’ı elinde silahı ile Osmanbey’den Şişli yönüne koşarken gördüğünü söyledi.

ERHAN TUNCEL: KOD ADIM MEHMET KURT
Mahkeme heyeti başkanı, mahkemenin 25 Şubat 2008 tarihli ara kararı üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığından gelen bilgi ve belgelerin naip hakim tarafından incelendiğini belirtti.

Heyet başkanının, “Yardımcı istihbarat elemanı olduğunu söylüyorsun. Sana herhangi bir kod ismi verildi mi?” diye sorduğu sanık Erhan Tuncel, 2 yıllık dönemde “Mehmet Kurt” kod ismini kullandığını söyledi. Başkan bunun üzerine, “(Görevin sona ermiştir) diye bir tebliğ yapıldı mı?” diye sordu. Tuncel de herhangi bir tebliğ yapılmadığını söyledi.

“SIK PARA İSTİYOR, VERİM ALINAMIYOR” DİYE DÜŞÜLMÜŞ
Mahkeme başkanı, “Kod adı Mehmet Kurt olan kişinin buluşmalara zaman zaman gelmediği, bilgi saklamaya çalıştığı, sıkça para talep ettiği ve verim alınamayacağı hasıl olduğundan 17 Kasım 2006’da kayıtlardan düşümünün yapıldığına” ilişkin mahkemeye bilgi geldiğini kaydetti.

Erhan Tuncel, 2006 yılının Eylül ayında yardımcı istihbarat elemanlığından ayrılmaya karar verdiğini ve buna ilişkin birkaç talepte bulunduğunu anlattı. Tuncel, görüştüğü kişilerin kod isimlerini de bildiğini söyledi.

Mahkeme başkanı, Erhan Tuncel’e “15 Şubat 2006’da bir rapor vermişsin” diyerek, bu raporda “Yasin Hayal ile zaman zaman görüştüğünü, Hayal’in İstanbul’da eylem yapacağını söylediğini, Hayal’in bunu yapmaması için telkinlerde bulunduğunu, Hayal’in eylemi gerçekleştirmek için İstanbul’a gideceğini ve yanıltmak için de telefonunu İlhan adlı bir kişiye bırakacağını yazdığını” ifade etti.

Tuncel, bunun üzerine, bunların kısmen doğru olduğunu, fakat kendisinden yazılı bir şey istenmediğini söyledi. Duruşmada görüştüğü bazı kişilerin “kod” isimlerini söyleyen Erhan Tuncel’e, mahkeme başkanı, “Ercüment Ovalı’yı tanıyor musun?” diye sordu.

Tuncel de Ovalı’yı tanımadığını belirterek, “Sağ olsun medya uydurdukça uyduruyor” dedi. Mağdur olduğunu iddia eden Erhan Tuncel, “Önceden suçla mücadele ettiğim içim maddi gerçeğin ortaya çıkarılması beni ilgilendirir” dedi.

İLHAN TATLI MI?
Söz alan müdahil avukatlarından Fethiye Çetin, “İlhan” olarak bahsedilen kişinin soyadını Erhan Tuncel’e sordu. Bunun üzerine Tuncel, soyadını bilmediğini söyledi. Çetin’in “Soyadı Tatlı olabilir mi?” şeklinde cevabı üzerine Tuncel, söz konusu kişinin soyadını bilmediğini yineledi. Aynı soruya cevaben sanık Yasin Hayal ise “doğrudur” yanıtını verdi.

Müdahil avukatlarından Fikret İlkiz de Erhan Tuncel’in ifadesinde “Ben birilerini temsil ediyorum” dediğini anımsatarak, kimi temsil ettiğini” sordu. Tuncel ise bu soruya açıklayıcı bir yanıt vermedi.

“KOD” ADI VERİLEN KİŞİLERİN DİNLENMESİ İSTENDİ
Daha sonra söz alan müdahil avukatlarından Kezban Hatemi, “Gördüğümüz kadarıyla sanık Erhan Tuncel net konuşmuyor. Birtakım şeyler ima ediyor, birilerine mesaj gönderiyor. Bir dilekçe verip ‘kod’ adlarıyla belli şahısların dinlenilmesini istiyor. Biz de bunların huzurda dinlenilmesini talep ediyoruz” dedi.

Söz alan bir sanık avukatı da Erhan Tuncel’e, Yasin Hayal’in cep telefonunu birisine verip Çaykara’ya göndereceği ve kendisinin de İstanbul’a geçeceği yönündeki ifadeyi hatırlatarak, “Cep telefonunu birine verip Çaykara’ya gönderdi mi?” diye sordu.

Tuncel de bunun üzerine, “Bu olay 5-6 sefer denendi başarısız oldu” dedi. Tuncel, Yasin Hayal’in kimlerden destek alıp alamayacağına ilişkin ve kimin Hayal’a para verebileceğine ilişkin de çalışma yaptıklarını söyledi.

TUNCEL VE HAYAL’İN ROMANI: TANRI SENİ SEVİYOR!
Mahkeme başkanı, adli emanetteki bazı defterleri göstererek, bu defterlerin kimin olduğunu sanıklara sordu. Tuncel, 2 sayfalık yazının ilk sayfasında “Tanrı seni seviyor” ifadesi bulunan defterin kendisine ait olduğunu ve Hayal ile bir roman yazmaya çalıştığını belirterek, bunun da romanın birinci bölümü olduğunu söyledi.

Mahkeme başkanının gösterdiği diğer defter için ise, sanık Tuncay Uzundal kendisine ait olduğunu söyledi.

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları