Mete Çubukçu: Dink davasından enstantaneler
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Polis - adliye

Mete Çubukçu: Dink davasından enstantaneler

Dink Davası’nın 6. duruşmasında mahkeme salonunun havası kalabalıktan, davanın havası da varılan noktadan çok ileri gidilememesinden dolayı sıkıntılıydı. Bu sıkıntı sanıklara da sirayet edince ortaya tuhaf manzaralar çıktı.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

METE ÇUBUKÇU
NTV-MSNBC
Güncelleme: 22:00 TSİ 07 Temmuz 2008 Pazartesi

İSTANBUL - Bu kez mahkemeye tanık olanlar üzerinden değil doğrudan izleme olanağına sahiptik. Davanın 1 numaralı sanığı ve tetikçi O.S artık Ogün Samast olmuştu.18 yaşını doldurduğu için artık mahkemeler açık olarak yapılabilecek, ismi de açık olarak yazılabilecekti.
Haberin devamı

Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve diğerleri mahkeme boyunca çok rahat görünüyorlardı. Hatta o kadar rahatlardı ki zaman zaman uyuklamayı ihmal etmediler; kafaları elleri arasında sanıklara ayrılan bölümünü demirlerine dayanarak kestirdiler.

SALONDAN “İNCİLER”
Sanıklar, hem sanık hem de müdahil avukatların soruları sırasında birbirlerine laf atmaktan geri kalmadılar, avukatlarla en hafif tabirle gayri ciddi polemiğe girdiler. Hatta bazı diyaloglar gayri ciddi bile değildi.

Avukat Fuat Turgut’un Erhan Tuncel’e sorduğu “Eskişehir’deki sevgilin İsrailli miydi?” sorusu ne kadar anlamsızsa Tuncel’in yanıtı da bir o kadar laubaliydi: “Evet sevgilim İsrail Cumhurbaşkanının kızıydı”. Bir başka soru: Agos’a girmeden önce seni Etyen Mahçupyan mı aradı?” Ogün Samast’ın yanıtı: “Hayır, Jenifer Lopez”.

Yasin Hayal mahkemenin bir aşamasında BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’na mesaj yollamayı da ihmal etmedi: “Muhsin Yazıcıoğlu’na selamlarımı yolluyorum Müslümanlar, Alperenler gönlünü ferah tutusun. BBP iktidara gelene kadar mücadeleyi sürdüreceğiz”. Peki, bu ne anlama geliyordu. Samast, ya “Ben dimdik ayaktayım. Yalnız bırakmayın” diyerek aba altından sopa gösteriyor, ya da “Beni terk ederseniz kendinize dikkat edin” demek istiyordu.

Mahkeme devam ederken sanıkların sık sık tuvalete gidip gelmesi, salona girerken Ogün Samast’ın salondaki bir kadını tehdit etmesi, kadının buna karşılık elini boğazına götürerek soldan sağa doğru çekerek bıçak işareti yapması göze çarptı.

ÖZDEMİR: ÇOK LAUBALİ BİR HAVA VAR
Salonda bulunan Avrupa Parlamentosu Yeşiller üyesi Cem Özdemir sabah seansında gidişat konusunda şunları söylüyordu: “Çok gayri ciddi, çok laubali bir hava var. Belki ben Almanya’dan geldiğim için buradaki havayı bilmiyorum. Büyük bir karmaşa var. Eğer soruşturma da böyle devam ediyorsa durum hiç iç açıcı değil”.

Duruşmanın en önemli yanı Yasin Hayal’ın eniştesi Coşkun İğci ifadesini yinelemesiydi: “Jandarma İstihbarat elemanlarına cinayeti önceden ihbar etmişti”. Jandarma astsubayların ifadeleri de bunu durumu doğruluyordu. Hatta astsubaylar üstlerine haber vermiş ancak Alay Komutanı Ali Öz’ün bu ihbarı değerlendirmediği ve örttüğü iddia edilmişti.

Ali Öz, Trabzon’dan tayin edilince de astsubaylar durumu itiraf etmişlerdi. Polis muhbiri Erhan Tuncel de cinayeti işlenmeden önce 5-6 kez engellediğini ancak buna rağmen amiyane tabirle irtibatları tarafından “satıldığını” ima etti. Polisteki bağlantılarının kendisine güvence verip yarı yolda bıraktıklarını söylüyordu. Yani, olayın daha derin bağlantıları var derken bir yandan da o kişilerin isimlerini bilmediğini bazılarının kod adları ile tanıdığını söylüyordu. Ama “ben önemli biriyim” demekten de çekinmiyordu. Uzun uzun ne anlama geldiği belli olmayan detaylar anlattı.

KÜÇÜK BALIK, BÜYÜK BALIK
Erhan Tuncel’in, mahkeme heyeti karşısındaki rahat tavrı, rahat anlatımı dikkat çekiyordu ama konuyu uzatıp anlamsız detaylara girince, Avukat Kezban Hatemi patladı. Hatemi, mahkeme başkanından bağırarak müdahale etmesini istedi. “Hakim bey bu saçmalıkları dinlemek zorunda değiliz. Lütfen nereye varacağı belli olmayan bu sözlere bir son verdidir” demek zorunda kaldı.

Evet, mahkeme salonunda Hrant Dink’i öldüren ve azmettiren zanlılar vardı. Ama genel kanı salondaki sanık bölümde oturanların küçük balıklar olduğu yönündeydi. Büyük balıklara ulaşmadan herhangi bir sonuca varılamayacağı düşünüyordu Avukatlar birkaç kişinin mahkum edilerek davanın belirsizliğe havale edilmesi endişesi taşıyorlar.

Cinayetin uzantı ya da uzantılarının olup olmadığının ortaya çıkarılması gerekiyor. Bu yüzden avukatlar bütün davaların birleştirilmesi ve İstanbul’da görülmesini talep ettiler.

BİRLEŞTİRİLME REDDEDİLDİ
Ne mi oldu? Talep reddedildi.
Ancak mahkemenin medyaya açıldığı ilk gündeki havanın önümüzdeki duruşmalarda da devam etmesi halinde bu davanın da tarihe havale edilen siyasi cinayetler rafındaki tozlu dosyalar arasında yer alacağı endişesi bir hayli yaygın.…

Ogün Samast büyüdü, dava basına açıldı


Coşkun İğci ifade verdi: Jandarmayı uyardım


Sanıklar ve avukat ‘alenen’ dalga geçiyor


Hrant’ın Arkadaşları: Türkiye için namus davası






 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

ezgi  - İstanbul
07 Temmuz 2008, Pazartesi 21:06  
gerçekten çok yazık...daha kaç aydınımızı bu cehalete çıkar dünyalarına feda edeceğiz

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları