CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Türkiye, 80 yıllık Cumhuriyet tarihinde görülmemiş biçimde, kesilmiş bir karpuz gibi ikiye bölünmek üzeredir dedi.
ÇANAKKALE - Kemal Anadol, Belediye Sosyal Tesislerindeki CHP Çanakkale Merkez İlçe Başkanlığı seçimlerinde, Divan Başkanlığı görevini yaptı. Anadol, buradaki konuşmasında, Çanakkale parti örgütü ve tüm CHPnin dayanışma içinde olması gerektiğini söyledi.
Türkiye, 80 yıllık Cumhuriyet tarihinde görülmemiş biçimde, kesilmiş bir karpuz gibi ikiye bölünmek üzeredir görüşünü savunan Anadol, Anayasa Mahkemesinde hakkında kapatma davası açılan partinin lideri Ben yoksam Türkiye de yok anlayışı içinde. Neronun Romayı yakması gibi Türkiyeyi felakete sürükleyecek girişimlerde bulunmaktadır dedi.
İşleri iyi gitmeyen, Bağ-Kur aidatlarını ödeyemeyen Kuddusi Okkırın, terör örgütünü finanse ettiği gerekçesiyle gözetim altına alındığını öne süren Anadol, şunları kaydetti:
Okkır, üzüntüsünden kanser oldu. En doğal yasal hakkı olmasına rağmen, bu olay ailesine haber verilmedi. Hastane hastane süründürmüşler, dolaştırmışlar. En sonunda eşi, bir polis gibi kocasının izini takip ederek, bir hastanede, üstü başı kirlilik içinde tanınmaz halde bulmuş ve İnsan Hakları Komisyonuna başvurmuş. Gündeme bile almamışlar. Adamın öleceği anlaşılınca, başımıza bela olmasın diye tahliye etmişler ama bilinci kapalı. Bu bir insanlık dramıdır.
Hukukun yerlerde süründüğünü öne süren Anadol, Mahkeme falan yok, bunları rahatlıkla söylüyorum. Anayasanın 138. maddesi, görülmekte olan bir davaya müdahaleden bahsediyor. Milletvekillerinin mecliste beyanda bulunamayacağı, konuşamayacağı söyleniyor. Ama ortada dava yok ki. 13 ay geçmiş, hala iddianame yok. Ne olduğu belli olmayan bir soruşturma var diye konuştu.
Anadol, bu olayın tamamen Anayasa Mahkemesindeki kapatma davasına karşı bir seçenek, bir tehdit, bir alternatif olarak ortaya çıktığını iddia etti.
Türkiyede terör estirildiğini, herkesin Benim telefonum dinleniyor mu, benim kapımı ne zaman çalacaklar? diye düşündüğünü savunan Anadol, şöyle devam etti:
Ondan sonra bu iktidar, bu parti, değişimci, dönüşümcü, refahçı parti, CHP ise tutucu, statükocu parti. Her şeye karışan, her konuda konuşan ABden gelen yabancılar, ben ona AK Parti takımının yabancı oyuncuları diyorum, artık Alexe falan benziyorlar. Bu kişiler, Yüzüncü Yıl Üniversitesinin rektörünün davası konusunda bir kelime söylemediler.
Normal olarak 28 Mart 2009da yapılması gereken yerel seçimlere hazırlanıp, en büyük başarıyı orada kazanmaya çalışacaklarını anlatan Anadol, yerel yönetimleri Çanakkale Geçilmez anlayışı içinde iktidara teslim etmeyeceklerini, kalelerini koruyacaklarını, yenilerini de fethedeceklerini kaydetti.
iyi de zaten bu milleti ilerici,
gerici, Atatürkçü, dinci, tarikatçı
diye bölen bu sınıflandırmayı dile
getiren baykal ve ekibi değil mi?
benim izlenimim chp çamur at izi
kalsın mantığıyla hareket ediyor. chp
seçmenine sadece acıyorum acaba ne
umuyorlardı parti kadrolarından.
cagrı cankaya - Edirne
07 Temmuz 2008, Pazartesi 11:55
ya arkadaslar akp elestırılmesınden bu
kadar rahatsız olmayın ekonomık krız
aldı basını gıdıyor bunlara care
bulsunlar bıraksınlar darbeyı falan
karbuzu alacak paramız yok
dureyn - İstanbul
07 Temmuz 2008, Pazartesi 10:37
sayın anadol Türkiye değil büroktarit
diktatorya bölünüyor ve ne mutlu bize
ki zihniyet değişimi yaşanıyor. iyiki
varsınız yoksa bizi kim uyandırırdı.