KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile doğrudan müzakerelerin takvimi konusunda neredeyse anlaşmaya vardıklarını söyledi.
LEFKOŞA - Talat, Güney Kıbrısta yayımlanan Alithia gazetesine yaptığı açıklamada, iki kurucu eyalete sahip olacak, iki toplumlu, iki kesimli federasyonda anlaştıklarını ifade ederek, Bunun tam olarak ABDdeki gibi olacağını söylemedik, çünkü bildiğiniz üzere buradaki sistem yegane bir sistemdir. Kıbrıslı Rum politikacılarla çeşitli görüşmelerde bu konu gündeme geliyor. Bu konunun onlar için bir tabu olduğunu biliyorum. Ancak benim için bu federasyonun, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden oluşacağı gayet açık bir unsurdur dedi.
Bunun partenojenez (bakir doğum) ve Kıbrıs Cumhuriyetinin dağılması anlamına mı geldiği sorusuna karşılık ise, Talat şunları söyledi:
Yeni devletin yeni bir belge üzerinde oluşacağını söylemedim. BMye ve ABye katılmak için yeniden başvuracağımızı ya da yeni devletin yeni uluslararası anlaşmalar imzalayacağını da söylemedim. Devlet yok olup baştan ortaya çıkamaz. Söylemek istediğim; bu devletin Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasından oluşmayacağıdır. Hem Kıbrıs Cumhuriyetinden hem de KKTCden bazı unsurları içerecektir. Şu anda kendi makamlarım, yargıçlarım var. Kıbrıs Cumhuriyeti de aynılarına sahip. Yeni devleti, benim eyaletimden (state) bazı unsurlar ve Kıbrıs Cumhuriyetinden bazı unsurlarla yaratacağız. Yeni bir devlet yaratacaksak her iki taraftan da oluşacak ve hiç kimse devletin taraflardan birine ait olduğunu söyleyemeyecek. Yeni bir ortaklık olacak. Benim arzum budur.
(MÜZAKARELERE) HİÇ KİMSEYE 1 EYLÜLDE BAŞLAYACAĞIMIZI SÖYLEMEDİM Cumhurbaşkanı Talat, 1 Temmuz görüşmesinin sonucundan memnun olup olmadığının sorulması üzerine, bu görüşmeden beklentisinin doğrudan müzakerelerin başlama tarihinin belirlenmesi yönünde olduğunu, ancak bunu başaramadıklarını ve nihayetinde 25 Temmuz tarihinde yeniden bir araya gelme kararına vardıklarını belirtti.
Talat, Kıbrıs Türk parti başkanlarıyla yaptığı bilgilendirme görüşmeleri sırasında doğrudan müzakerelerin 1 Eylülde başlayacağını söylediğinin doğru olmadığını ifade ederek şöyle devam etti:
Karara varmadık, ancak takvim konusunda neredeyse anlaştık. Evet bunu açıklamamaya karar verdik, ancak hiç kimseye 1 Eylülde başlayacağımızı söylemedim.
Doğrudan müzakerelerin başlamasını ertelemek ya da geciktirmek için geçerli bir sebep olmadığını ve çalışma gruplarıyla teknik komitelerde yeterli çalışmanın yapıldığını kaydeden Talat, Kıbrıs sorununun dünyanın en eski sorunlarından biri olduğunu ve hali hazırda mevcut olan hazırlıkla bütünlüklü müzakerelere geçilebileceğini ifade etti.
KKTC Cumhurbaşkanı Talat, Rum yönetimi lideri Hristofyasın hükümetteki ortaklarının baskısı altında bulunduğuna inandığını belirtti. Talat, kendisinin de Ankaranın baskısı altında olduğunun düşünüldüğü şeklindeki yorum soruya ise şu yanıtı verdi:
Ne yapmak için Türkiyenin baskısı altında olabilirim? Başarmaya çalıştığım şey Kıbrıs sorununda doğrudan müzakerelerin başlamasıdır. Eğer Türkiye bana bir şey için baskıda bulunuyorsa bu doğrudan müzakerelerin başlamasıdır.
Kıbrıs Türk siyasi partilerinden kendisine yönelik tepkilerin sorulması üzerine ise Talat, şunları söyledi:
Evet bu gerçektir. Ancak onlara, eğer bu ülkeyi yeniden birleştirmek istiyorsak bunun sadece federal bir çözümle mümkün olacağını söyledim. Sayın Hristofyas ile temel anlaşmamız, ortak zeminimiz de budur. Çözüm bulmak için iyi ortamı korumamız gerektiğini anlamayanlara bunu söyledim. Şimdi yaptığımız da budur. Eleştiriler beni şaşırtmıyor, çünkü karşı gelenler en baştan beridir tek ve ortak vatandaşlığı ve uyruğu istemeyenlerdir.
iki taraftan unsurlar yeni devlette
temsil edilecekmişş gülüyüm bariii:))
talart çok espiritüelmiş gerçekten!
sen türk ordusunu çek bakim ordan
türklük adına ne kalıyo orda..şu anda
bile pek bişey kaldıgı söylenemez ya?