Bir kadın uygunsuz giyindiği gerekçesiyle TCKnın hayasızca hareket suçundan mahkum oldu. Peki ne demek hayasızca hareket? Donla denize giren adam, transparan giyen ya da rüzgarda eteği uçan kadın, sokakta öpüşen çift bu suçtan mahkum olabilir mi?
Gülcan Köse, şikayetçi güvenlik görevlisinin ifadesine göre olay günü "içini gösteren" bir kıyafetle balık tutuyordu. Köse, aynı yerde daha sonra 'uygun' kıyafetiyle poz verdi.
İSTANBUL - Ar, haya herkese göre değişir. Herkes kendi terbiye sınırları dışındaki hareketleri hayasız bulabilir. Ama, bu hayasızlığın 1 yıla kadar hapisle cezalandırılacağı söylenirse ne dersiniz? Devlet, hayasızca hareketler diye bir suçu TCKnın 225. maddesinde düzenliyor. İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi de, balık tutarken uygunsuz giyindiği gerekçesiyle bir kadını bu suçtan mahkum etti. NTVMSNBC hangi hareketlerin hayasızlık suçu olabileceğini hukukçulara ve kadın örgütlerine sordu. Bu tariften herkesin başka bir şey anladığını, bu nedenle karşı çıktıklarını anlatan uzmanlar, yeni TCKnın tartışıldığı dönemde Adalet Bakanlığı danışmanı olan ceza hukuku profesörü Doğan Soyaslanın ders kitabına yazdığı Rüzgarda açılan eteğini kapatmayan kadın hayasızca hareketlerde bulunmuş sayılır ifadesini ve taslak metinde bu maddeye konan Vücudun herhangi bir bölgesinin görünmesi tarifini hatırlattılar.
TCKnın Genel Ahlâka Karşı Suçlar bölümündeki Hayasızca hareketler başlığı altında düzenlenen 225. maddesi şöyle:
Madde 225 - (1): Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
NTVMSNBC, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin kararından hareketle, TCKdaki hayasızca hareketler suçunu hukukçular ve kadın örgütleriyle tartışmaya açtı.
Yeni TCKyı hazırlayan komisyonun üyesi Prof. Dr. Adem Sözüer, TCK Kadın Paltformundan ve Ka-Der Başkanı avukat Hülya Gülbahar, Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneğinden Liz Amado ve avukat Habibe Kayarın görüşleri şöyle:
Prof. Dr. Adem Sözüer (İ.Ü. Hukuk Fakültesi):
HİÇBİR KIYAFET BU SUÇLAMAYA GİRMEZ Gerçekten mi? Bu maddeden dolayı mı? Ne erkeklere ne kadınlara bu madde uygulanmaz kardeşim. Bu kararı veren mahkeme biraz olayı anlamamış. Komisyonda da bu çok tartışıldı. Maddede, Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan diyor. Teşhirciliğin psikiyatride özel bir anlamı vardır, hiç bir şekilde bir insan uygunsuz kıyafet giydi diye teşhirci olmaz. Teşhirciliğin anlamı, kişilerin cinsel organını göstermesidir. Parka giderken adam çırıpçıplaktır, birden önünü açar gösterir. Bütün psikiyatri kitaplarını açın bakın, teşhircilik bu şekilde tanımlanır. Hakimlerimizin de bu konuları araştırması lâzım. Mahkemenin kararını kesinlikle doğru bulmuyorum. Eskiden alenen hayasızca bazı hareketler vardı, bunun ne olduğu bilinmiyordu. O yüzden bu madde kaldırıldı, yerine teşhirciliğin teknik anlamı olduğu için getirildi. Teşhirciler genellikle dengesiz tiplerdir. Sadece bu durumlarda sözkonusu olur. Onun dışında şu veya bu kıyafetin giyilmesi kesinlikle bu maddeyle ilgisi olmayan bir durum.
Avukat Hülya Gülbahar (Ka-Der Başkanı):
AMUDA KALKMALARI LAZIM Allah allah, cinsel organını teşhir etmek ne kadar zor bir şeydir ya! Ben mi yanlış düşünüyorum? Erkeklerin cinsel organını teşhir etmesi kolay bir şey. Kadının cinsel organını teşhir etmesi için amuda kalkması falan gerekir. Komik bir şey. Kadının cinsel organını teşhir etmesi için bacak arasını açarak oturması, yatması falan lazım.
RÜZGARDA AÇILAN ETEĞİNİ KAPATMAYAN KADIN TCKnın tartışıldığı dönemde Adalet Bakanlığı danışmanı olan ceza hukuku profesörü Doğan Soyaslan, Rüzgarda açılan eteğini kapatmayan kadın hayasızca hareketlerde bulunmuş sayılır diye ders kitabına yazmıştı. Soyaslan, TCK tartışılırken Adalet Bakanlığı danışmanıydı ve ders kitabında hukuk öğrencilerine ülkenin yargıçları, savcıları, avukatları olacak hukuk öğrencilerine, rüzgarda açılan eteğini kapatmayan kadın hayasızca hareketlerde bulunmuş sayılır diye yazıyordu.
VÜCUDUN HERHANGİ BİR BÖLGESİ NERESİ? Bu madde tartışılırken Vücudun herhangi bir bölgesinin görünmesi ifadesi, maddenin içinde ve gerekçesinde vardı. Ve biz buna, Vücudun herhangi bir bölgesi neresi? diye itiraz etmiştik. Yüz müdür, omuz mudur, dirsekler midir? Çünkü birine göre saçının telinin görünmesi hayasız harekettir. Bir başka insana göre ise sokakta yapılan bikini defilesi de hayasızca harekettir.
Biz çifte standartlı maddeler istemedik. Bu tür maddeler öncelikle ve özellikle toplumun ve erkeklerin, bütün kadınları kontrol altında tutması için kullanılan maddelerdir. Bu son olay, TCK Kadın Platformu ve kadın hareketinin TCKda hayasızca hareketlergibi bir madde olmaması görüşünün ne kadar haklı olduğunun somut bir göstergesi oldu. Yüzlerce binlerce erkek, yılbaşı akşamı kadınlara kameraların ve herkesin önünde topluca cinsel saldırıda bulunduğunda Kabahatler Kanununa göre 57 YTL ceza ile serbest bırakan hukuk sistemi, Elbisesinden içi görünüyor diye bir kadına aylarca sürecek ceza vermekten geri kalmıyor.
BAKAR GEÇERSİN... Hayasızca hareketler denen madde, o kadar içeriği belirsiz olarak düzenlenmiş ki, hangi kritere göre olduğu belli olmayan, genel ahlaka aykırı görülebilecek her türlü tutum ve davranışı hapisle cezalandırabilecek ve toplumsal hayatı bir takım ahlak bekçileri aracılığıyla; köprü görevlisi, belediye görevlisi aracılığıyla zapt-ı rapt altına alacak bir madde. Bu tür maddelerin ceza kanunlarında yeri olmaması gerekir. İçinde bulunduğu toplumun hoş görmediği bir kıyafetle dolaşılmasının karşılığı, o topluluk tarafından bundan hoşlanılmadığının belirtilmesinden ibarettir, bakar geçersin.
Liz Amado (Kadının İnsan Hakları):
BU MADDENİN KALDIRILMASINI İSTEMİŞTİK Zamanında TCK kampanyasında sorunlu kalan maddelerden bir tanesi de bu maddeydi. Kabul ettiremediğimiz dört tane talepten biri de buydu. Bu hayasızca hareketler, tamamen kadın bedeni ve cinselliği üzerinden gündeme geliyor. Ataerkil ahlakın, namusu kadın bedeni üzerinden kurgulayan yaklaşımın ta kendisi. Biz bu maddenin kaldırılmasını talep etmiştik. Hayasız hareketler edep, namus, haya bunlar zamana göre ve kişiden kişiye değişen kavramlar. Biz hâlâ bu maddenin kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Kişilerin hak ve özgürlüklerini korumak amacını taşıyan bir kanun, kadınların özgürlüklerini kısıtlamak için kullanılıyor. Yürürlükteki TCKya da, uluslararası hukuk normlarına da aykırı bir madde. Ayrıca erkeklere karşı kullanılmıyor. Benim eteğim 30 cm. olunca hayalı, 20 cm. olunca hayasız mı olacak? Bunun ölçüsü ne?
ERKEKLER DE DONLA DENİZE GİRMESİN Bu madde sadece kadınların bedenini ve cinselliğini kontrol etmek için kullanılıyor. O zaman bu maddeye göre hiçbir erkek donla denize girmesin. Veya üzerine t-shirt giymeden sokakta dolaşan bir adam belki birilerini rahatsız ediyor olabilir. Ama bunun düzenleneceği yer ve şekil bu değil ve kimse gidip de onlara hayasızca davranıyor demiyor. Biz erkekler de ceza alsın demiyoruz, ama ahlak tartışmalarının bu boyutlara geldiği günlerde, ahlakın kadın ve kadının bedeni üzerinden üretilen ve kadınlara karşı kullanılan söylem nedeniyle çok tehlikeli buluyorum.
Avukat Habibe Kayar:
DAR PANTOLON DA HAYASIZCA SAYILABİLİR Hayasızca hareketlerden ne anlaşılması gerektiğini hiç kimse bilmiyor, o böyle joker bir ifade. Bence bu düzenlemenin herkes tarafından aynı şekilde anlaşılacak şekilde düzeltilmesi lâzım. Yoksa mağduriyete yol açıyor. Köprüdeki bu kadının giyimiyle vatandaşlardan bazıları hiç ilgilenmemiştir, birilerinin de dikkatini çekmiştir. En çok da kadınların kıyafetleri, giyimi, dolaşması olarak algılanıyor. Ne olduğu bilinmeyen, kişilere ve zamana göre değişebilen bir ifade. Bazılarına göre sokak ortasında öpüşmek de hayasızca hareket olarak görülüyor. Yani kişilerin kültürlerine, değerlerine, olayları nasıl yorumladığına bağlı olarak değişebiliyor. Toplumsal yaşantıyla gerekli ilişkiyi kurmamış biri için dar pantolon giymek de hayasızca hareket sayılabilir. Bunun ölçüsü yok. Böylesi yuvarlak ifadeler kişilerin mağduriyetine yol açmaya fazlasıyla uygun.
HAYASIZLIK.İKİRCİKLİLİK.BÖYLE DEYİP
ŞÖYLE YAPMAKTIR..MESELA..BİR YANDAN
PEYGAMBER AHLAKINDAN BAHSEDİP SÖZDE
HAYATINI İNANÇ/FELSEFE OLARAK ÖYLE
YAŞADIĞINI İFADE EDİP ÖTE YANDAN ..BU
DURUMA AYKIRI SÖZ-EYLEM-TUTUMDUR
HAYAZILIK!YADA ÖZGÜRLÜKÇÜYÜM-DEMOKRATIM
DEYİP İŞİNE GELDİĞİ İÇİN
(EDEPSİZLİKTEN).BAŞKALARININ
ÖZGÜRLÜKLERİNE KASTETMEKTİR HAYASIZLIK!
YA DA.KENDİ TEKAMÜL SEVİYESİNDEKİ
HAMLIĞINI,OLGUNLAŞMAMIŞLIĞINA BAKMADAN
AHKAM KESMEKTİR BAŞKALARI HAKKINDA DAİM!
(AĞZI OLDUĞU İÇİN KONUŞMAK).HALBUKİ
KİŞİ KENDİNİ TEKAMUL YOLUNDA TERBİYE
ETMELİ,GELİŞTİRMELİ,HAYIRLI OLMALIDIR!
ÖZ:HAYASIZ TOPLUMLARDA VARDR
Cem Ciftlik - Yurt Dışı
27 Haziran 2008, Cuma 19:06
deniz s: :) ben biraz önce seref
beyefendiye karsi birsey yazdim, agir
kacmis ki gecmedi komisyondan.ama benim
demek istedgim dendi ona zaten.bence
butür insanlar 60-70 bile olsa
genclerden cevap almalidirlar.bunda
büyüge saygiyi anlamam kusuruma bakmasinlar.
Baran Aşık - İstanbul
27 Haziran 2008, Cuma 17:26
Birkaç ay önce otobüste kız arkadaşımın
kulagına birşey söyledim ve onu öptügümü
zanneden YOBAZ kişi (kusura bakmayın
bunu böyle yazmalıyım çünkü siyah
cüppesi ve gögsüne kadar sakalı olan ve
"HOŞGÖRÜ DİNİ" olan dinimize mensup(!)
bir kişiydi kendisi) kız arkada$ımın
bacagına tekme attı ve ben de ne
oldugunu anlamak icin kendisine baktım.
"İkinizin de kafasını keserim!" diye bir
tepki verdi. yaşı 60-70 oldugundan elimi
kaldırmadım ama o terbiyeden yoksun
yobaz insan bana ve kız arkadaşıma
saldırmaya kalktı. Şimdi benim
yaptıgım(!) mı hayasızlık oluyor onun
yaptıgı mı?