Türkiye YouTube’a erişemiyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Türkiye YouTube’a erişemiyor

Kapatma kararının üzerinden 1,5 ay geçmesine rağmen sorunun çözümü için YouTube yetkilileriyle Türk yetkililer bir türlü bir araya gelemeyince arabulucu formülü gündeme geldi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 18:53 TSİ 21 Haziran 2008 Cumartesi

İSTANBUL - Abant Zirvesi’nde bir araya gelen yaklaşık 60 kişi, internet sitelerinin erişime kapatılmasıyla ilgili sorunları iki gün boyunca 68 başlık altında tartıştı. Hakim, savcı, akademisyen, internet sitesi sahiplerinin buluştuğu toplantıda tartışma başlıkları arasında YouTube’dan sözedilmese de, özel sohbetlerde konu dönüp dolaşıp 5 Mayıs’tan bu yana Türkiye’den erişimi yasak olan YouTube’a geldi. YouTube 24 Temmuz’a kadar faaliyet (yetki) belgesi almazsa sorunun nasıl çözüleceği belirsiz. Milyonlarca kullanıcısı olan internet sitelerinde suçu işleyen kişinin bulunması ve cezalandırılmasının neredeyse imkansız olduğunu belirten hukukçular, şu anki durumu “havanda su dövmek” olarak niteledi. Bazı hukukçular ise özel nitelikli bir ceza yasası çıkarmak yerine internetle ilgili teknik düzenlemeleri içeren bir yasanın çıkarılmasının daha doğru olacağını ifade etti.
Haberin devamı

Zirvede YouTube’a erişimin kapatılması üzerinden 1,5 ay geçmesine rağmen her iki tarafın bir araya gelmemesine dikkat çekildi. 24 Temmuz’a kadar faaliyet belgesi alması gereken YouTube’un hala harekete geçmemesi üzerine bir arabulucuya ihtiyaç duyulabileceği ifade edildi. Zirvede seslendirilen görüşler şöyle:

YOUTUBE’TAN SES YOK!
Son kapatma kararından sonra YouTube yetkililerinin konuya kayıtsız kalması, “Bu durumu kendi lehlerine kullanıyorlar” ve “Reklamın kötüsü olmaz anlayışıyla hareket ediyorlar” yorumlarına neden oldu. Türkiye’den yüzde 10 gibi yüksek oranda kullanıcıya sahip olmasına rağmen YouTube’un Türkiye’yi çok büyük bir kayıp olarak görmediği de söylentiler arasında yer aldı.

Türk yetkililer, faaliyet belgesi almaya gerek kalmadan sivil insiyatif kurulmasının sağlanabileceğini ve YouTube yetkililerinin teklif getirmelerinin beklendiğini ifade etti.

Video: NTVMSNBC kapatma krizini ilgililere sordu


HUKUKÇULAR “SANSÜR” KELİMESİNDEN RAHATSIZ
5651 sayılı yasada sayılan suçların içinde terör suçları gibi önemli konularda bir düzenleme bulunmamasını da eleştiren hukukçular, yasanın eksik düzenlendiğine dikkat çekti. İnternette işlenen suçlarla ilgili verilen kararların “sansür” olarak değerlendirilmesinden rahatsız olan savcı ve hakimler, “Beğensek de beğenmesek de yasayı uygulamak zorundayız. Sansür yok, yasa uygulanıyor. Biz, interneti kısıtlayan ya da yararlanmaları önleyen bir mantık içinde değiliz” dedi.

YAPTIĞIMIZIN SANSÜR OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Nadi Türkaslan ise “Biz, interneti kısıtlayan ya da yararlanmaları önleyen bir mantık içinde değiliz. Yaptığımızın sansür olduğunu düşünmüyorum. Biz sadece yasaları uyguluyoruz. İnternet sitelerine tüm erişimin engellenmesi değil de teknik olarak elveriyorsa ilgili kısmın içerikten çıkartılması daha yerinde olacaktır. Mevzuat (5651 sayılı yasa) buna izin vermiyor. Bizim bu konuda bir takdir yetkimiz yok. Yasanın istediği ‘içerikten çıkartılması’ndan maksat, sözkonusu materyalin tüm veri tabanından çıkartılması. Bu konuda bir yorum yoluna gidilemez” dedi.

INHOPE GİBİ GÖNÜLLÜ KURULUŞLARLA ENTEGRE OLUNMALI
“5651 Sayılı yasa ve İlgili Mevzuat Gereği Site Erişime Kapatmaları Çalıştayı”nda üzerinde durulan önerilerden biri de Siber Suçlar Sözleşmesi’nin imzalanması gerektiğiydi. Gönüllü internet sivil toplum insiyatiflerinin oluşturulması, yurtdışındaki INHOPE gibi gönüllü internet kuruluşlarıyla entegre olunması üzerinde durulan konu başlıklarıydı. Çalıştay’ın sonuç bildirgesi daha sonra Ankara Barosu tarafından kitap olarak basılacak.

AVRUPA’NIN EN İHBARCI ÜLKESİ HOLLANDA
iİki aydır Avrupa Bilgi İhbar Merkezleri INHOPE’ye üyelik için uğraştıklarını belirten Telekomünikasyon Kurumu İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, Hollanda örneği üzerinde durdu. Şen, Hollanda’da internet denetiminin 11 yıldır gönüllülük esasına dayalı olarak yapıldığını, 44 bin ihbarla Avrupanın en ihbarcı ülkesinin Hollanda olduğunu söyledi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Özgür Pekeren  - Yurt Dışı
14 Ağustos 2008, Perşembe 21:46  
(Devam)..Bir de bu kadar yanıp tutuşacağınıza açın kendiniz bir video sitesi !! Yatırımınız sadece birkaç adet Sabit disk.500GB"lık.Fiyatlar çok düştü zaten. İndirin YouTube"dan videoları(özel yazılım lazım).Çözünürlüğü küçücük videolar, hiç yer tutmaz. Yükleyin sitenize. Aradaki başıboş/saçma videoları da silin, yer kaplamasın. Alın size "YouTubeTürkiye" veya "Temiz YouTube" Hatta "Temiz Yutub" :)(isim hakkı başınıza bela olmasın).Alın reklamları, götürün siz de paraları :) İşte fırsat yeni bir pazar doğdu.Ne diye bu kadar tantana? Umarım Proxy ile ulaşımı da en yakın zamanda engellerler.

Özgür Pekeren  - Yurt Dışı
14 Ağustos 2008, Perşembe 21:45  
(Devam)..Sonra adamlar diyor ki "Biz her ülkenin dediklerini mi yapacağız" Tabiiki yapacaksın! Sen benim manevi değerlerimi kullanarak pis paranı kazan, sonra da kimseyi takma, bu ne pişmişlik yahu! Ne zannediyorlar bunlar kendilerini?! Pazarladıkları benim BEN!! "Kafasını toprağa gömmüş" diyen arkadaş da önce kendi kafasını bir dışarı çıkarsın da neler döndüğünün farkına varsın.Aptal-aptal YouTube"da vakit geçireceğine geçmişine biraz saygılı olsun.Sokakta kimse kendine laf söyletmez,ama bizi biz yapan değerlerimiz yerlerde sürünsün kimsenin umrunda bile değil! Utan,YouTube"u savunan Türkiye!

Özgür Pekeren  - Yurt Dışı
14 Ağustos 2008, Perşembe 21:44  
Yasağı kınayanları ben de eshefle kınıyorum! Yazıktır siz cahillere! Şimdi ben alsam elime megafonu burada(Berlin) çıksam sokakta içinizden birisinin adını bağırarak almanca veya türkçe size küfretsem ne ciddiye alırsınız ne de umrunuzda olur.Ama aynı şeyi bir de evinizin kapısının önünde yapsam -Almanca bile yapsam- hemen polis çağırırsınız.Biraz mantıklı olun!Bana ne elin gavurunun benim değerlerime küfredildiğini duymasından,ne anlarlar ne de ilgilenirler.Bu videolardaki amaç bizim kapımızın önüne pislemek.Biz de bunu yaptırmayacağız!Bunları Türkiye görmesin yeter,,,

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları