ABD ile İran’ın Irak savaşı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
ABD'nin Seçimi
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Irak

ABD ile İran’ın Irak savaşı

Amerika’nın Ortadoğu politikasındaki cehalet sona ermiyor, erecek gibi de görünmüyor.


 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 09:17 TSİ 18 Haziran 2008 Çarşamba

İSTANBUL - Birileri “bu cehalet değil ABD’nin gerçek politikası” dese de durum öyle değil. Çünkü 11 Eylül’den sonra bölgeye yönelik politikaları oluşturan cahil danışmanlar, hala Ortadoğu’ya yıllar öncesinin Oryantalist zihniyet ile bakanlar ya yanıldıklarının farkında değiller ya da gerçekten çok saflar.
Haberin devamı

ABD Irak’ı işgal ederken Irak’ın yapısına ilişkin nasıl yanlış yönlendirilip bilgilendirildiyse şimdi de benzer bir yönde ilerliyor. Çünkü Amerikan müdahalesi ile değişen dengeler artık ABD’nin aleyhine işliyor. Son örnek ise Irak-ABD Güvenlik Anlaşması. Bu anlaşma çerçevesinde ABD Irak’ı tam anlamıyla sömürgeleştirip istediği gibi at oynatmak istiyor. ABD güvenliği ve kafasındaki planın yanında Irak’ın egemenliğini konuşmaya dahi gerek duymuyor.

ABD’NİN EGEMENLİK ANLAYIŞI
ABD Güvenlik Anlaşması çerçevesinde, Irak içinde sayısı 50’yi aşan kalıcı üsler, Amerikan ordusunun bu üsler aracılığı ile her türlü askeri operasyonu yapabilmesi,
ABD askerlerinin işledikleri suçlar ya da eylemler karşısında Irak yasalarından muaf olmaları, Irak vatandaşlarını istedikleri zaman gözaltına alabilmeleri talep ediliyor. Bunun yanında Irak hava ve deniz sahasının denetimsiz kullanılması da var.

Yani tam anlamıyla Irak’ı 19. yüzyıl sömürgesine çevirmek istiyorlar; Irak’ı Panama sanıyorlar. Gerekçe ise artık klişe haline gelen “terörle mücadele”. Ancak, bu durum Irak’taki tüm grupların tepkisini çekti ve görüşmeler tıkanma noktasına geldi. Amerikan işgalini destekleyenlerin tabii ki bu ülkeye bir diyet ödemesi gerekiyor. Irak’ı yönetenlerin üslere izin verdiği, ülkenin dış tehditlere karşı korunması için Amerikan askerlerine ihtiyacı olduğu biliniyor ama ABD’nin şartları onlara bile “bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Bu yüzden Amerikan işgal yönetimi tarafından yönetilen, yön verilen Irak hükümeti bile talepleri kabul etmedi. Geçen hafta görüştüğümüz Irak Başbakan Yardımcısı ve Kürdistan Yurtseverler Biriliği’nin önemli isimi Berham Salih, Başbakan Maliki’nin ABD taleplerini bu şekli ile geri çevirmesinden memnun olmamıştı. Salih, Amerikalıların ülkede kalmalarını, iç ve dış tehditler açısından Amerikalılara ihtiyaçları olduğunu söyledi. Ama “Irak’ın egemenliğinden de vazgeçilmez” dedi. Ancak kendisi bu şartların Irak’ın egemenliğini ihlal ettiğini de biliyor. ABD bu anlaşmayı Iraklı Kürtlerin daha çok istediği biliyor

DİYET NASIL ÖDENECEK?
ABD’nin de tek derdi kısa vadede İran’ı bertaraf etmek uzun vadede ise Basra Körfezini tek başına kontrol altına almak. Bunları gerçekleştirmek için de Irak biçilmiş kaftan. Ancak kazın ayağı öyle değil.

İran bölgede inanılmaz yol kat ederek güçlendi. ABD’nin İran’ı artık sadece önleyici vuruş benzeri saldırgan bir politika ile alt etmesi mümkün değil. İran’ın, Irak içinde ve genel olarak da bölgede ciddi bir nüfuzu var. Maliki hükümeti ABD ile anlaşmaya çalışırken İran’a saldırıyı da önleme derdinde. Çünkü, Maliki’nin Tahran’la olan bağları biliniyor. SCIRI (Yüksek İslami Irak Konseyi) lideri El Hekim de Tahran’la içli dışlı.

Öte yandan bu iki isim de ABD’nin sözünden çıkmayanlardan. Yani hem Tahran hem de Washington diyenlerden. Bu arada Bağdat Tahran’la saldırmazlık anlaşması yapmaya hazırlanıyor. Ahmedinejat ise Irak’a “sizin güvenliğinizi biz sağlayalım” gibi uçuk önerilerde bulunuyor. Hoş, bugün Irak’taki İran nüfuzu göz önüne alındığında artık İran’sız bir Irak düşünülecek gibi değil.

Irak içindeki Şiilerin bir kısmı (Mukteda Es Sadr) İran’a uzak dursa da büyük bölümü İran’la içli dışlı. Bir Amerikan saldırısı karşısında Irak içindeki tepki de Amerika’yı korkutuyor. Bir diğer nokta ise Sadr’ın yeniden taraftarlarına çağrıda bulunarak 50 bin kişilik ordu kurma hazırlığı içine girmesi.

Maliki hükümeti tüm bunları hesaplayarak, İran’ı göz önüne alarak dikkatli davranmaya çalışıyor. Sonunda Irak ile ABD bir anlaşmaya varacak. Irak hükümeti de en az tavizle kurtulmaya çalışacak. Çünkü Irak’ta ABD ile işbirliği yapan hiç kimse şimdi farklı bir tavır alacak durumda değil. Ödenecek diyetin miktarı ve çapı bir süre sonra belli olacak. Petrol yasasının bir an önce çıkarılmasının istenmesi de bu yüzden.

ABD’nin Türkiye ile ilişkilerini düzeltmesini bir nedeni de İran’ın bölgede giderek güçlenmesi. ABD şimdi Afganistan’ın işgali ile Taliban’dan, Irak’ın işgali ile Saddam Hüseyin’den İran’ı kurtarmayı nasıl “başardığını” düşünüyor olsa gerek. ABD bölgede egemenliği eline geçirmek isterken her hareketi ile düşmanını büyüttü. Önlerinde tek bir yol var. Irak hükümeti aracılığı ile İran’la anlaşmaya çalışmak. Bu yüzden önleyici vuruş da yapsa, Lübnan’da olduğu gibi aracılarla savaşsa da ABD’nin bölgede işi kolay görünmüyor.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Engin Kesgün  - İstanbul
18 Haziran 2008, Çarşamba 13:31  
ABD asla petrol üreticisi olmasına rağmen petrolü kendi ülkesinde karneye bağlamış bir ülkeye (ki o İran"dır) saldırmaz. Ama topun ağzındaki kendi tüketimi, üretimini yakında geçerek ikinci bir Endonezya sendromu yaşayacak olan Suudiler olabilir.

Erdem Aydın  - İzmir
18 Haziran 2008, Çarşamba 13:01  
Yazılanlar bana 1919"u hatırlattı.Aynı senaryolar.Aynı çıkarlar.Aynı zalimler,aynı mazlumlar.Fakat isimler farklı.Tüm bölge ülkeleri, yabancı güçlere karşı gerektiğinde silahlı mücadele vermediği sürece de bu böyle sürüp gidecek.Yazık.

rasim demir  - Denizli
18 Haziran 2008, Çarşamba 09:43  
abd satranç oynamayı iyi biliyor. abdnin hedefi, bölgedeki Türkiyenin nüfuzunu arttırıp iran ile karşı karşıya getirmek ve kargaşa ortamında çalabildiğini çalmak. aslında ıraktan çalmıyor bizden de çalıyor. yakın gelecekte bizim demokrasimizide beğenmeyip bizide özgürleştirecekler! ne dersiniz belki anayasa mahkemesi ve chp iktidarından kurtuluruz!

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları