Michel Bouchon, Bunlar, kırılmanın çok hızlı olduğu, büyük deprem dalgalarının yayılma hızından daha hızlı olan depremler. Bu kısa zaman önce fark ettiğimiz bir olay diyerek hızlı kırılmanın, dalgalar halindeki enerji transferini ve yer hareketini değiştirdiğini söyledi.
Michel Bouchon, Kandilli Rasathanesinden Hayrullah Karabulut ile fay zonunun özellikle depremden sonra sakin olduğunu ve artçı sarsıntıların bu bölgeden uzakta, kırılmayla faal hale gelen artçı oluşumlar üzerinde meydana geldiğini gördüklerini belirtti.
Bouchon ve Karabulut, artçı sarsıntıların, daha önce faal olmadığı düşünülen bazı fayların depremle kısmen yeniden faal hale geldiğini gösterdiğine dikkati çektiler.
Bouchon, Türkiyedeki Kuzey Anadolu fay hattı, Kaliforniyadaki San Andreas fay hattı ve Tibetteki depremlerin iki plaktan birinin diğerine göre yatay biçimde hareket etmesiyle meydana geldiğini belirtti.
Araştırmanın olayları daha iyi anlamaya yardımcı olabileceğini söyleyen Bouchon, dalgaların yayılması ve depremlerin artçı sarsıntılara ilişkin sonuçlarının kesinlik kazanması için daha fazla büyük depremin gözlenmesinin gerektiğini de söyledi.
Araştırma, Amerikan Science dergisinde yer alıyor.