VAN - Muradiye ilçesinde, 31 Mayıs 2006 tarihinde İsviçre asıllı Maja Maria Wüthrich ile erkek arkadaşı Johannes Martine yönelik, nitelikli yağma, silah tehdidiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler HakkındaKanuna muhalefet suçlarını işledikleri gerekçesiyle tutuklanan S.K, R.T, C.D, N.S, H.S. ve H.Ynin Erciş Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi.
Duruşmada, Erciş ve Bitlis kapalı cezaevlerinde tutuklu sanıklar hazır bulundu. Avukatların ayrı ayrı savunma yapmalarının ardından mahkeme heyeti, sanıklardan C.Dnin nitelikli yağma, silah tehdidiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarını işlediği gerekçesiyle 47 yıl 1 ay, S.Knin 46 yıl 5 ay 15 gün, R.Tnin 45 yıl 10 ay, N.Snin 30 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasını kararlaştırdı.
Mahkeme heyeti, olayın tek kadın sanığı H.Y. ile diğer sanık H.Syi de nitelikli yağma suçundan 20şer yıl hapis cezasına çarptırdı. Duruşmadan sonra yoğun güvenlik önlemi altında adliyeden çıkarılan sanıklar, Bitlis ve Erciş kapalı cezaevlerine gönderildi.
İsviçre asıllı Maja Maria Wüthrich, erkek arkadaşı Johannes Martin ile 31 Mayıs 2006da bisikletle Vandan Doğubayazıta gitmek için Muradiye ilçesi Şeytan Köprüsü mevkisinde kamp yaptığı sırada biri kadın 5 kişinin saldırısına uğramış, erkek arkadaşı Martini darbederek ellerini bağlayan saldırganlar, Wüthriche tecavüz etmişti.
Oldukça üzücü bir olayın ardından
çıkmış cezalar. Maalesef toplumumuzda
ceza alan insanların cezaları az
bulunuyor hep. Okuduğum yorumlarda idam
bile isteyen çok kişi var. Oysa ceza
verilme mantığı başkalarına ibret teşkil
edip bu suçun tekrarlanmasını
önlemektir, yoksa ceza verilen kişiyi
düşünerek yaşanan kişisel rahatlama
ruhsal açıdan sağlıklı olmadığı gibi
içinde yaşadığıız toplumda maalesef çok
olağan hale getirilmiştir. Her şeyden
önce bu suçları oluşturan nedenleri
tartışmak gerekir, suçluları acımasızca
yargılarken onların da insan olduğunu
unutmamalıyız
Hakan YARLIGAŞ - İstanbul
02 Haziran 2008, Pazartesi 20:39
Sayın Kelly cezaların bu kadar yüksek
olması bizim adalet sistemimizin
trajikomik durumunu sergiliyor. O
cezaların büyük kısmı tecavüzden değil
nitelikli yağmadan verilmiş. Yani bu
alçaklar sadece tecavüz edip gasp
etmemiş olsalardı 15 yıl civarı
cezalar alıp 8-10 sene yatıp
çıkacaklardı. Türk ceza kanunu cana
değil mala yönelik suçlara daha ağır
cezalar verir. Yani birine yumruk
atarsanız cezası verdiğiniz hasara
göre 6 ay-2 yıl civarıdır. Yumruktan
sonra üzerindeki her hangi bir eşyayı
alırsanız cezanız 36 yıldır. Komik
değil mi?
Tarkan Kendir - İstanbul
02 Haziran 2008, Pazartesi 20:00
Bu suçları işleyen, işleyenlere yardım
edenlere bu ceza az bile bence.Bilen
ve kimseye söylemeyen insanlara da
benzer cezalar verilmeli ve
vatandaşlıktan çıkarılarak cezalarının
bitiminde sınır dışı edilmeli(nereye
bilemiyorum). Bu insanların bu vatanın
bir parçası olduğuna inanamakta güçlük
çekiyorum.