İSTANBUL - Futbol kültürü ve taraftarlık üzerine yorumlarıyla tanınan gazeteci-yazarlar, Çarşı grubunun kendini feshetme kararının Beşiktaş ve Türk futbol kültürü üzerine etkilerini NTVMSNBCye değerlendirdi.
Maçlarda tezahüratlarıyla takımı ateşlemekle kalmayıp zaman zaman saha içinde ve dışında taraftar kitlelerinin toplumsal olaylarla ilgili tepkisini yansıtan Çarşı grubu lideri Alen Markaryan ilk açıklamasında Kamuoyunda Çarşının Beşiktaşın önüne geçtiğini yönünde spekülasyonlar çıktı. Kimse Beşiktaşın üzerinde değildir. Bu nedenle biz de grubumuzu dağıtma kararı aldık. Bundan sonra hepimiz bir Beşiktaş taraftarı olarak maçlara gideceğiz dedi. Çarşının fesih duyurusu Bazı yayın organlarında ise, grubun kendi içinde çok başlılık yaşamasının yaratabileceği sorunlar nedeniyle bu kararın alındığı ileri sürüldü.
NTVMSNBC, kararın altında yatan nedenleri ve olası sonuçlarını Beşiktaşın ve futbol dünyasının yorumcularından Haşmet Babaoğlu, Tanıl Bora ve Cem Dizdara sordu.
CEM DİZDAR: DUYGU KIRILMASI OLDU Çarşı kendisini kuran insanları da aştı, kontrol edilemez hale geldi. Sinan Enginin menajer olmasıyla başlayan süreçte 100 yılın hesabını ver, Çarşı Sinan Engine karşı gibi pankartların açıldığı maçtan sonra Beşiktaş tribünleri sağdan ve soldan bir çatlama yaşadı ve o tribün duygusunun yeniden toparlanması zor oldu.
... Süleyman Seba döneminde daha arif bir karakteri vardı, daha kalender bir takımdı, daha mahalleye dair değerleri temsil ettiği düşünülüyordu; öyle algılanıyordu. Fenerbahçelilerin ve Galatasaraylıların ikinci takımları Beşiktaştı. Modern futbolun tezlerine de itiraz eden bir yerden konuşuyordu Beşiktaş. Çünkü hayatın bir sürü alanını nükleer savaşa, ormanların yakılmasına, Kürt sorununa, küresel ısınmaya, Ermeni meselesine sokaktaki insan gibi daha duyarlılıktan devşirerek tarifler yaratan grupmuş gibi algılandı. Cem Dizdarla röportajın tam metni ... Beşiktaş bütün bu futbolun vahşiliği ve acayipliği içinde insana dair değerleri temsil eden takım gibi duruyordu. Şimdi bu yeni yönetim hareketleriyle birlikte bu da kırılmaya uğradı. Son yaşananlarla, Beşiktaşın tarif edilen, arzulanan yapısına uygun bir taraftar tanımının ortaya çıkacağını düşünüyorum. Tribünün demokratikleşmesi açısından bu taraftar grubunun aldığı kararı olumlu buluyorum. Ahlaken de iyi bir tercih. Tamam kırgınlıkları var belki, ama sonuçta yaptıkları şey Türkiyenin hiçbir tribün grubunun yapmayı göze alamayacağı kadar cesur bir şey.
TANIL BORA: FAZLA ANLAM YÜKLENMİŞTİ Çarşı imzasının kendisini ortadan kaldırmak istemesi ne kadar kalıcı bir şeydir bilemiyoruz, ama kendisine taşıyabileceğinden çok fazla anlam yüklenmesi üzerine bu karar alındıysa, bu da çok muhterem bir şeydir. Tanıl Borayla röportajın tam metni ... Bu yaşananlar taraftarın müşteriye dönüştürülme çabasından da kaynaklanıyor. Bütün dünyada yönetimler taraftardan ziyade müşteri istiyorlar. Taraftarı müşterileştirmeye dönük bir çaba söz konusu. Taraftarlar da dünyanın her yerinde buna direnmeye çalışıyorlar.
HAŞMET BABAOĞLU: İSTİHBARATIM VAR Alenin açıklamasını hoş buluyorum da; işin gerçeği şu: Çarşı aslında artık Beşiktaşın geleceğinden endişeli. Beşiktaş yönetiminin yaşayacağı bir yenilgiden kendisinin de ağır biçimde etkileneceğini düşünüyor ve kenara çekilip dövüşmeleri seyretmek, artık sorumluluk almak istemiyor. Yani bu konuda istihbaratım var ve çok açık olarak belli oluyor.
... Çarşı iki büyük travma yaşadı. Bir tanesi o meşhur Samsunspor maçı ve sonrasında olanlar. Hatta Alen anlatmıştı bir röportajında Biz o travmayı bir türlü atlatamadık diye. İkincisi de Demirören yönetimine ilk iki yılında, daha önce başka hiç bir yönetime vermediği biçimde manasız ve hiç Çarşıya yakışmayan biçimde verdikleri destek. O destek hafızalarda kaldı. Haşmet Babaoğlu ile röportajın tam metni ... Hiç bir taraftar oluşumu kulübün önüne geçemez. Şimdi biraz geri çekilmek ve elini temiz tutmak için bu noktaya gelindi. Daha önceleri Çarşı kendine karşı diyorlardı ya işte onu gerçekleştirdiler. Yaşayan efsane diyoruz ama bir efsanenin gerçekten yaşaması için öldürülmesi gerekiyor, şimdi onu yapıyorlar.
... Çarşı somut olarak var olur. Benim son zamanlarda en çok etkilendiğim Çarşı eylemi Beşiktaşla veya futbolla ilişkili değildi. Yaser Arafatın ölümündeki saygı duruşuydu.
ÇARŞI BİTMEDİ BİTMEYECEKTİR TÜM
DÜNYANIN BÜTÜN TARAFTARLARI BİZİM
TAKLİTLERİMİZE BAKACAK BU GRUBUN
KAPANMASINA NEDEN OLAN YILDIRIM VE
SİNAN ENGİN BİR GÜN HATALARINI ANLAR
ÇARŞI SENİ ÖLENE KADAR
UNUTMAYACAĞIM
iso - İzmir
20 Haziran 2008, Cuma 09:17
hani bir yer vardır hep uzaklarda hem
karanlığı hemde aydınlığı temsil eder
hani bir yürek vardır bedenlerde hem
iyliği hemde kötülüğü temsil eder hani
bir veda vardır trübünlerde hem
hoşçakalı temsil eder hemde güle
güleyi işte öyle bir beşiktaş varki
kalbimizde aydınlıkta karanlıkta
iyilikte kötülükte gidenlerle
kalanlarla hala yaşatıyoruz hala
yaşıyoruz alen çarşının lideri veya
tüm çarşı ileri gelenleri gidiyorsa
biz kalanlarız çarşı tüm gönüllerde
efsanedir ölüyorsa yaşatırız çünkü
biliyoruz hem bizler hemde çarşı
beşiktaşsız yapamaz hepimizin kalbi ve
içindeki sevginin adı beşiktaştır...
Aytaç - Mersin
19 Haziran 2008, Perşembe 16:49
Çarşı Beşiktaşın en büyük
değerlerinden biridir. Bu feshin
kalıcı olmadığını ve mutlaka
döneceğini düşünüyorum. Çarşısız
Beşiktaş olmaz. Şimdi Liverpool"dan
kop tribünlerini çıkarırsanız geriye
ne kalır. Forza Çarşı...