27 Mayısla Türkiyede 10 yılda bir darbe geleneği başladı. Bir sonraki darbe 12 Mart 1971deydi, 3 idamın rövanşı 3 gencin idamıyla alındı. Menderes, Polatkan ve Zorluya iade-i itibar sağlanması ise 30 yıl aldı. 30 yıl sonra cenazeler, İstanbul Topkapıda yaptırılan Anıtmezara nakledildi.
 |
| Kurmay Albay Alpaslan Türkeş, radyoda darbe bildirisini okuyor. |
27 Mayıs 1960 darbesi, 1963te Hürriyet ve Anayasa Bayramı ilan edildi. Anayasanın rafa kaldırıldığı bugünün yıldönümünde resmi kutlamaların Anayasa Mahkemesinde yapılması çelişkisi, üçüncü darbe olan 12 Eylülde son buldu. 1981de, 1960 darbesini yapan Milli Birlik Komitesi üyeleri, 27 Mayısın yıldönümü nedeniyle toplu halde Anıtkabire gitmek istediler. Ancak Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı izin vermedi. 1982 anayasası ile de Hürriyet ve Anayasa Bayramı kaldırıldı.
Darbe sonrası DPli siyasetçilerin yargılandığı Yassıada mahkemelerindeki utanç, 30 yıllık yayın yasağının sona ermesiyle ortaya çıktı. Menderes-Ayhan Aydan aşkının sorgulanması, Bebek Davası, Külot Davası gibi incitici davalar, yaptırılmayan savunmalar, Mahkeme Başkanı Salim Başolun sanıkları azarlayan ve küçük düşüren üslubu yazı dizileri ve kitaplarla kamuoyuna sunuldu. Mehmet Ali Birand, Can Dündar ve Bülent Çaplının birlikte hazırladığı 10 bölümden oluşan Demirkırat belgeselinin, 1991de devlet televizyonu TRTden gösterilmesiyle de Türkiye 30 yıl sonra 27 Mayısla yüzleşmeye çalıştı; aynı adlı kitap onlarca baskı yaptı.
 |
| Yassıada duruşmalarından. |
27 Mayısla hesaplaşmaya rağmen, 12 Eylül anayasasına kıyasla özgürlükçü olarak anılan 1961 Anayasası da, son yıllarda tartışılır hale geldi. AK Parti hükümetinin, sivil anayasa çalışmalarını başlatmasıyla gündeme oturan tartışmada; 61 Anayasasının Türkiyenin gördüğü en demokratik anayasa olduğunu söyleyenlerin karşısında, seçilmişlerin karşısında bürokratik elitin gücünü garantiye alan ve halkoyuna güvenmeyen özgürlükçü sistem eleştirileri de dile getiriliyor. |
| Hürriyet gazetesinin 27 Mayıs manşeti... |
27 Mayısın nedenleri arasında gösterilen 555K da; parlamento, hükümet ve kurumlar arasında gerginliğin arttığı aynı dönemde, Cumhuriyet mitinglerine ilham kaynağı oldu.
5 Mayıs 1960da Kızılayda Demokrat Parti aleyhine öğrencilerin yaptığı protesto eyleminin parolasıydı 555K. Yani, 5inci ayın, 5inci günü, saat 5te, Kızılayda...
Geçen yıl buna atfen, 222A parolasıyla düzenlenen protesto gösterisi de, İkinci ayın, ikinci günü, saat 2de Anıtkabir randevusu veriyordu.
27 Mayısın 48inci yılına damgasını vuran tartışmalardan biri de, Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşanın 27 Mayısı ihtilal olarak görmediğini söyleyip, Aslında bir devrimdir açıklaması oldu.