Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı yasalaşırsa, tüm vatandaşların, tüm özel bilgileri bir havuzda toplanacak ve istisnai hükümlerle bu bilgilere erişim kolaylaşacak. NTVMSNBC, tartışılan tasarıyı uzmanlara sordu.
İSTANBUL - 11 Eylül saldırılarından sonra başta ABD olmak üzere, tüm dünyada başlayan terörle mücadele çerçevesinde kişisel verilerin güvenlik amacıyla kullanılması çalışmaları, güvenlik ve özgürlük tartışmalarıyla hızlandırıldı. Türkiyede de tartışma vatandaşlık numarası çıkınca fişlenme endişesiyle başlamıştı. e-devlet uygulaması ile, vatandaşlık numarası bilinen herkesin örneğin vukuatlı nüfus kaydı bilgilerine erişmek mümkündü. Bu endişeler giderilmeden hükümet, uzmanlara danışmadan Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısını hazırlayıp TBMMye sundu. Ancak tasarı komisyonda görüşülürken, adı öyle olsa da aslında kişisel verileri korumadığı, aksine tüm kişisel bilgilerin bir havuzda toplanmasını ve bu havuza çok sayıda gerekçeyle erişimi kolaylaştırdığı ortaya çıktı. Devlet şeffaflaşmıyor, aksine vatandaşı şeffaflaştırıyordu.
Tasarı kişisel veriyi kimliği belirlenebilir gerçek ve tüzel kişilere ilişkin bütün bilgiler olarak tanımlıyor ve bu bütün bilgilerin nasıl toplanacağı, nasıl korunacağı, nasıl kullanılacağını düzenliyor. Bütün bilgiler ifadesinin, sadece nüfus kütüğü, öğrenim düzeyi, adres, iş, sabıka, vergi, pasaport gibi teknik kayıtlardan ibaret olmadığı da, tasarıdaki şu maddeyle açıklık kazanıyor:
Irk, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, dernek, vakıf, sendika üyeliği, sağlık ve özel hayatla ilgili veriler kayıt altında işlenemez. Ancak kanunun öngördüğü bir zorunluluk dolayısıyla kamu yararına veya resmi olarak verilmiş bir görevin yerine getirilmesi amacıyla işlenebilir.
Bu istisna net olarak tanımlanmadığından, tüm bu bilgilere iş yeri amirinden polise kadar, muhatap olmak durumunda kaldığınız tüm kişi ve kurumlar erişebilecek. Amir, memurunun tüm inançlarından, özel hayatındaki gelişmelerden ve hatta AIDS testi yaptırdığından haberdar olabilecek.
Tasarının TBMM Adalet Alt Komisyonunda görüşülmesi sırasında Emniyet, MİT ve Jandarma istihbaratı, suç ve suçluyla mücadele gerekçesiyle kamu ve özel kurumlardaki bilgilere erişim ve dosyalama yetkisi isteyince, tartışma büyüdü.
Muhalefet milletvekilleri, bu üç kurumun, vatandaşın psikolojik ve fiziki sağlığından hangi partiyi desteklediğine kadar tüm özel hayat bilgilerine erişip fişlemesine karşı çıktı. CHPli İsa Gök Devlet vatandaşın sevgilisinin kim olduğunu, gay olup olmadığını bile fişleyecek diye itiraz etti. Komisyon Başkanvekili AK Partili Hakkı Köylü de tartışmalar üzerine toplantılara ara verdi, tüm kurumlardan tasarıya ilişkin tekrar görüş alınmasını istedi.
NTVMSNBC tartışılan tasarıyı, Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Behcet Envarlı ile İnternet ve Hukuk Portalı Yürütme Kurulu üyesi Avukat Fikret İlkize sordu. Envarlının verdiği bilgilere göre, tasarı öyle hazırlanmış ki, istihbarat kurumlarının ayrıca bir yetki istemesine gerek yok, tüm bilgilere zaten erişebilecekler. Fikret İlkize göre de, tasarı bir yandan yasak getirirken, diğer yandan o kadar çok istisna getiriyor ki, istisnalar kaide olacak.
İlkiz ve Envarlı, tasarıyla oluşturulacak Kişisel Verileri Koruma Kurulunun hükümet tarafından oluşturulmasına da itiraz ediyorlar. Kurul üyelikleri için uzman olma şartı aranmadığına, yetkilerinin tam olarak belirlenmediğine dikkat çeken İlkiz ve Envarlı, hükümet tarafından atama ile oluşacak kurulun bağımsız bir denetleme görevi yapamayacağını savunuyorlar. Tasarının tam metni Fikret İlkizle röportajın tam metni Bilişim Vakfı Genel Sekreteriyle röportajın tam metni
Çorç orvılı çok önceleri okuduğumda
bunun bir fantazi ve doğu bloğunda
olabileceğini sanıyordum. Şimdi
fantazi değil gerçek ve de batı
dünyası tüm insanlığı gözlüyor. Büyük
bradere karşı küçük kaldıkça bir şey
yapılacağıda yok bazıları yapılır
diyor ben bunu yapılır olarak değil
ölünür olarak değerlendiriyorum
yapılabillir konuma gelmedikçe
ölmeyelim yoksa tükenmekle karşı
karşıya kalacağız.
Türkcan - İstanbul
28 Mayıs 2008, Çarşamba 10:02
Hükümet bu yasayı kesinlikle
onaylamamalı; en büyük nedeni de, herkes
tarafından tepki alan ve istenmeyen bir
yasa olması. Ülkemizde düşünme ve
konuşma özgürlüğünün bile tam olmadığı
düşünülürse, internet üzerinde verilerin
saklanması ve takibi, tam olarak
özgürlüklere darbe vuracak bir plan.
Kesinlikle yalan bir demokrasimiz
olacak, kimse istediği gibi düşüncesini
ifade edemeyecek, konuşamayacak,
bilgilerini güvenle paylaşamayacak.
Bizde uygulanmaması gereken ve MUTLAKA
istirmak edilecek bir yasa.
Aytac Erdogdu - İstanbul
27 Mayıs 2008, Salı 19:42
Aslinda karsi olmamin bir seyi
degistirmeyecegini biliyorum...
Alt yapisi zaten hazir olan bu bilisim
gelismesi karsisinda savunusuz bir
durum var gibi duruyor..
Kanun koyucu ve uygulayicilarin da
kendilerini fisledigi gercegini
unutmamalari ve bununla sabah
uyanmalarinin uzerindeki etkiyi
meraketmeliler..
Benim icin birey olarak sorun yok..
Sorun yurutmenin de fislenecegini, gun
olur devran doner gercegini
yadsimamalarini oneririm..
Ve sonra da gulerim..